Ali Erbaş: İslam'a yönelik düşmanca tavırlar, ciddi bir insan hakları sorunudur

Gündem 25.01.2023 - 20:32, Güncelleme: 25.01.2023 - 20:32
 

Ali Erbaş: İslam'a yönelik düşmanca tavırlar, ciddi bir insan hakları sorunudur

DİYANET İşleri Başkanı Ali Erbaş, İsveç ve Hollanda'daki Kur'an-ı Kerim'e yönelik saldırılara tepki göstererek, "İslam'a ve Müslümanlara yönelik düşmanca tavırlar, ardında kirli çıkar ilişkileri ve ırkçılık barındıran ciddi bir insan hakları sorunudur. Yetkililerin, bu sorunu çözmek yerine duyarsız kalması, siyasi malzeme olarak kullanması ve düşmanca tavırları desteklemeyi tercih etmesi ise tam bir akıl tutulmasıdır" dedi.
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'ın çağrısıyla İsveç ve Hollanda'da Kur'an-ı Kerim'e karşı yapılan saldırılara ilişkin Diyanet İşleri Başkanlığında, çevrim içi 'Dünya Müslüman Dini Liderler Toplantısı' düzenlendi. 70 ülkeden 130 katılımcının iştiraki ile gerçekleşen toplantı sonrasında konuşan Erbaş, "İsveç'te 21 Ocak 2023 tarihinde ve önceki gün de Hollanda da yüce kitabımız Kur'an-ı Kerim'e yapılan çirkin davranış, inanca, hukuka ve evrensel değerlere karşı işlenmiş bir insanlık suçudur. Bu menfur tavrı şiddetle reddediyor ve lanetliyoruz. Söz konusu insanlık dışı eyleme müsaade edilmesi, hatta polis nezaretinde gerçekleştirilmesi ise utanç verici bir sorumsuzluktur. Bir dinin kutsal kitabına saldıracak kadar saygısız ve pervasız bir zihniyetin varlığı, insan hakları ve hukukun üstünlüğü gibi değerlerden ne kadar uzaklaşıldığının açık bir göstergesidir. İnançlara ve kutsallara saldırıların sıradan hale geldiği bir yerde özgürlük söylemi ve demokrasi iddiasının iki yüzlülük ve çifte standarttan başka bir şey olmadığı açıktır" ifadelerini kullandı.   'AVRUPA'NIN YAŞADIĞI ÇELİŞKİLER KAYGI VERİCİDİR' Bazı Avrupa ülkelerinin son zamanlarda temel insan hakları ve özgürlükler alanında yaşadığı çelişkilerin ve travmaların kaygı verici olduğunu söyleyen Erbaş, "Zira söz ve eylemleriyle sürekli Müslümanları hedef alan ve İslam'ın aydınlık yüzünü karalamaya çalışan birtakım basın-yayın organları, kişiler ve örgütlerin varlığı öne çıkmakta, Müslümanların inançlarını, kutsallarını, ibadet mekanlarını hedef alan ırkçı saldırı ve tecavüzler günden güne artmaktadır. Tüm bunlar Müslümanlar tarafından hayret ve endişeyle takip edilmektedir. İslam bütün insanlar için; can, mal, akıl, nesil ve din özgürlüğünü temin eden barış ve merhamet dinidir. Kur'an-ı Kerim; getirdiği ilkelerle dünyada huzur ve barışı, adaleti, temel hak ve hürriyetlerin dokunulmazlığını öğreten kutsal bir kitaptır. Dolayısıyla Müslümanlar, dünyadaki herkesin onurlu, özgür ve insanca bir hayat yaşama hakkını savunmayı ve bu uğurda çalışmayı, inançlarının gereği bir sorumluluk olarak görmektedirler. Böyle bir inanca düşmanlık yapmak, şüphesiz insanlığın müşterek ve aydınlık geleceğine yapılmış bir suikasttır. Zira Kur'an-ı Kerim bütün insanların kitabıdır, bütün insanlığa gönderilmiş bir kitaptır" dedi. 'TAM BİR AKIL TUTULMASI' Hangi inançtan, hangi dinden olursa olsun tüm insanları Kur'an-ı Kerim'i okumaya, anlamaya ve faydalanmaya davet eden Erbaş, "İslam’a ve Müslümanlara yönelik düşmanca tavırlar, ardında kirli çıkar ilişkileri ve ırkçılık barındıran ciddi bir insan hakları sorunudur. Yetkililerin, bu sorunu çözmek yerine duyarsız kalması, siyasi malzeme olarak kullanması ve düşmanca tavırları desteklemeyi tercih etmesi ise tam bir akıl tutulmasıdır. Zira bu çirkin ve ikiyüzlü politika, bulunduğu coğrafyanın barış ve huzurunu da olumsuz etkileyecek, bir arada yaşama imkanını da gölgeleyecektir. Kur'an'a karşı yapılan saygısızlığa tepki gösteren farklı inanç ve düşünce mensuplarının varlığı takdire şayandır. Aynı şekilde Avrupa'da hukuka ve insan haklarına inanan, inanca saygıyı ve toplumsal barışı önemseyen tüm entelektüellerin, akademisyenlerin, aktivistlerin, sivil toplum kuruluşlarının, medya mensuplarının ve aklıselim insanların kutsallara yapılan bu açık saldırılara, hak ihlallerine ve İslam düşmanlığı endüstrisine karşı tepki göstermesi ve inisiyatif alması gerekir. İnsana ve inanca değer veren tüm din ve inanç mensuplarının aynı şekilde tepki göstermesi bir insanlık vazifesidir. Aksi halde söz konuşu kişi, grup ve kurumlar, Müslümanlar ve tüm dünya halkları nezdinde inandırıcılığını yitireceklerdir" diye konuştu. 'SALDIRILARIN ARTARAK DEVAM EDECEĞİ GÖRÜLMEKTEDİR' Erbaş ayrıca, "İnsani değerleri ve ahlaki erdemleri hiçe sayan, İslam'a ve Müslümanlara karşı düşmanlıktan vazgeçmeyen bu sorunlu zihniyetle mücadelede geç kalınırsa menfur ve melun saldırıların artarak devam edeceği görülmektedir. Bunun için dünyadaki tüm Müslümanlar İslam’a ve kutsal değerlerine yönelik saldırılara karşı hep birlikte hareket edecek ve en güzel cevabı verecektir. Ayrıca İslam'ın en doğru şekilde tanınmasına yönelik gayretler daha da güçlendirilecektir. Müslümanlar, her zaman ve her yerde İslam’ın hak ve adalet anlayışını, sevgi ve barış yüklü ilkelerini, Kur'an-ı Kerim'in esenlik dolu mesajlarını, Peygamberimiz Hz. Muhammed’in çağlar üstü örnekliğini ve üstün ahlaki vasıflarını tebliğ ve temsil etmeye, söz konusu değerleri insanlığa sunmak için özveriyle, fedakarlıkla, iş birliği içinde çalışmaya devam edeceklerdir. Birtakım sistematik tahrikler ve saldırılar karşısında asla hukuk dışı yollara başvurmayacak; haklarını, inançlarını ve evrensel değerlerini basiret ve ferasetle savunmayı sürdüreceklerdir. İnanıyoruz ki, insaf, vicdan, hukuk galip gelecek, iyilik ve barış kazanacaktır." dedi. (DHA)    
DİYANET İşleri Başkanı Ali Erbaş, İsveç ve Hollanda'daki Kur'an-ı Kerim'e yönelik saldırılara tepki göstererek, "İslam'a ve Müslümanlara yönelik düşmanca tavırlar, ardında kirli çıkar ilişkileri ve ırkçılık barındıran ciddi bir insan hakları sorunudur. Yetkililerin, bu sorunu çözmek yerine duyarsız kalması, siyasi malzeme olarak kullanması ve düşmanca tavırları desteklemeyi tercih etmesi ise tam bir akıl tutulmasıdır" dedi.

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'ın çağrısıyla İsveç ve Hollanda'da Kur'an-ı Kerim'e karşı yapılan saldırılara ilişkin Diyanet İşleri Başkanlığında, çevrim içi 'Dünya Müslüman Dini Liderler Toplantısı' düzenlendi. 70 ülkeden 130 katılımcının iştiraki ile gerçekleşen toplantı sonrasında konuşan Erbaş, "İsveç'te 21 Ocak 2023 tarihinde ve önceki gün de Hollanda da yüce kitabımız Kur'an-ı Kerim'e yapılan çirkin davranış, inanca, hukuka ve evrensel değerlere karşı işlenmiş bir insanlık suçudur. Bu menfur tavrı şiddetle reddediyor ve lanetliyoruz. Söz konusu insanlık dışı eyleme müsaade edilmesi, hatta polis nezaretinde gerçekleştirilmesi ise utanç verici bir sorumsuzluktur. Bir dinin kutsal kitabına saldıracak kadar saygısız ve pervasız bir zihniyetin varlığı, insan hakları ve hukukun üstünlüğü gibi değerlerden ne kadar uzaklaşıldığının açık bir göstergesidir. İnançlara ve kutsallara saldırıların sıradan hale geldiği bir yerde özgürlük söylemi ve demokrasi iddiasının iki yüzlülük ve çifte standarttan başka bir şey olmadığı açıktır" ifadelerini kullandı.  

'AVRUPA'NIN YAŞADIĞI ÇELİŞKİLER KAYGI VERİCİDİR'

Bazı Avrupa ülkelerinin son zamanlarda temel insan hakları ve özgürlükler alanında yaşadığı çelişkilerin ve travmaların kaygı verici olduğunu söyleyen Erbaş, "Zira söz ve eylemleriyle sürekli Müslümanları hedef alan ve İslam'ın aydınlık yüzünü karalamaya çalışan birtakım basın-yayın organları, kişiler ve örgütlerin varlığı öne çıkmakta, Müslümanların inançlarını, kutsallarını, ibadet mekanlarını hedef alan ırkçı saldırı ve tecavüzler günden güne artmaktadır. Tüm bunlar Müslümanlar tarafından hayret ve endişeyle takip edilmektedir. İslam bütün insanlar için; can, mal, akıl, nesil ve din özgürlüğünü temin eden barış ve merhamet dinidir. Kur'an-ı Kerim; getirdiği ilkelerle dünyada huzur ve barışı, adaleti, temel hak ve hürriyetlerin dokunulmazlığını öğreten kutsal bir kitaptır. Dolayısıyla Müslümanlar, dünyadaki herkesin onurlu, özgür ve insanca bir hayat yaşama hakkını savunmayı ve bu uğurda çalışmayı, inançlarının gereği bir sorumluluk olarak görmektedirler. Böyle bir inanca düşmanlık yapmak, şüphesiz insanlığın müşterek ve aydınlık geleceğine yapılmış bir suikasttır. Zira Kur'an-ı Kerim bütün insanların kitabıdır, bütün insanlığa gönderilmiş bir kitaptır" dedi.

'TAM BİR AKIL TUTULMASI'

Hangi inançtan, hangi dinden olursa olsun tüm insanları Kur'an-ı Kerim'i okumaya, anlamaya ve faydalanmaya davet eden Erbaş, "İslam’a ve Müslümanlara yönelik düşmanca tavırlar, ardında kirli çıkar ilişkileri ve ırkçılık barındıran ciddi bir insan hakları sorunudur. Yetkililerin, bu sorunu çözmek yerine duyarsız kalması, siyasi malzeme olarak kullanması ve düşmanca tavırları desteklemeyi tercih etmesi ise tam bir akıl tutulmasıdır. Zira bu çirkin ve ikiyüzlü politika, bulunduğu coğrafyanın barış ve huzurunu da olumsuz etkileyecek, bir arada yaşama imkanını da gölgeleyecektir. Kur'an'a karşı yapılan saygısızlığa tepki gösteren farklı inanç ve düşünce mensuplarının varlığı takdire şayandır. Aynı şekilde Avrupa'da hukuka ve insan haklarına inanan, inanca saygıyı ve toplumsal barışı önemseyen tüm entelektüellerin, akademisyenlerin, aktivistlerin, sivil toplum kuruluşlarının, medya mensuplarının ve aklıselim insanların kutsallara yapılan bu açık saldırılara, hak ihlallerine ve İslam düşmanlığı endüstrisine karşı tepki göstermesi ve inisiyatif alması gerekir. İnsana ve inanca değer veren tüm din ve inanç mensuplarının aynı şekilde tepki göstermesi bir insanlık vazifesidir. Aksi halde söz konuşu kişi, grup ve kurumlar, Müslümanlar ve tüm dünya halkları nezdinde inandırıcılığını yitireceklerdir" diye konuştu.

'SALDIRILARIN ARTARAK DEVAM EDECEĞİ GÖRÜLMEKTEDİR'

Erbaş ayrıca, "İnsani değerleri ve ahlaki erdemleri hiçe sayan, İslam'a ve Müslümanlara karşı düşmanlıktan vazgeçmeyen bu sorunlu zihniyetle mücadelede geç kalınırsa menfur ve melun saldırıların artarak devam edeceği görülmektedir. Bunun için dünyadaki tüm Müslümanlar İslam’a ve kutsal değerlerine yönelik saldırılara karşı hep birlikte hareket edecek ve en güzel cevabı verecektir. Ayrıca İslam'ın en doğru şekilde tanınmasına yönelik gayretler daha da güçlendirilecektir. Müslümanlar, her zaman ve her yerde İslam’ın hak ve adalet anlayışını, sevgi ve barış yüklü ilkelerini, Kur'an-ı Kerim'in esenlik dolu mesajlarını, Peygamberimiz Hz. Muhammed’in çağlar üstü örnekliğini ve üstün ahlaki vasıflarını tebliğ ve temsil etmeye, söz konusu değerleri insanlığa sunmak için özveriyle, fedakarlıkla, iş birliği içinde çalışmaya devam edeceklerdir. Birtakım sistematik tahrikler ve saldırılar karşısında asla hukuk dışı yollara başvurmayacak; haklarını, inançlarını ve evrensel değerlerini basiret ve ferasetle savunmayı sürdüreceklerdir. İnanıyoruz ki, insaf, vicdan, hukuk galip gelecek, iyilik ve barış kazanacaktır." dedi. (DHA)

 

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve sakinca.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.