Adnan Oktar hakimleri bile fişlemiş

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Adnan Oktar suç örgütüne yönelik soruşturmanın iddianamesinin detayları ortaya çıkıyor. Örgütün bugüne kadar kendisini başarıyla gizlemesini sağlayan yapı belirlendi. Örgüt içinde oluşturulan 'hukuk gurubu' istihbarat toplamaktan hakimleri etkilemeye yönelik bir çok taktik uyguladığı iddianamede yer aldı.

İddianamede, örgütün "hukuk grubu"nun, örgüt elebaşı veya mensuplarının taraf olduğu davalarda, örgüt lehinde netice alabilmek, karşılaşılması muhtemel olumsuzlukların önüne geçebilmek adına, her dava özelinde bir hareket tarzı belirleyerek, örgüt liderinin de onayıyla politika oluşturma çalışmaları gerçekleştirildiğinin tespit edildiği belirtildi.

Bu doğrultuda davanın ya da duruşmanın seyrine göre, örgüt avukatlarınca izlenecek yöntemlerin, haftalık "hukuk grubu" toplantılarında belirlenerek ilgili avukatlara tebliğ edildiği anlatılan iddianamede, haftalık toplantılarda bir sonraki toplantıya kadar olan duruşmalara ilişkin, ilgili avukatlar tarafından ön hazırlık yapılarak, grup imamlarının bilgilendirildiği, duruşma hakiminin yaklaşımı ve dosyanın gidişatına ilişkin ortaya konan veriler ışığında bir çerçeve belirlendiği ifade edildi.

Mahkeme başkanının dosyaya yaklaşım tarzına göre, reddihakim yapılıp yapılmayacağı, yapılan bir talebin hakim tarafından ne şekilde değerlendirildiğine göre avukatların hangi yolu izleyeceği hususlarının açıkça örgüt avukatlarına dikte edildiği ve bunun alınan ifadeler ışığında ortaya konulduğu kaydedilen iddianamede, ''Davanın gidişatının örgüt aleyhine olan durumlarda reddihakim talepleri sıklıkla başvurulan bir yöntem olarak kullanılmış, talebi gerektirecek bir durum olmaması durumunda, duruşma hakimi/mahkeme başkanıyla münakaşa ortamı yaratmaya çalışılıp, reddihakim taleplerine gerekçe sağlanması arayışına girilmiştir. Söz konusu taleplerin reddedilmesi durumunda, hakimlerle rüşvet pazarlığı yapıldığı gibi ithamlar ortaya atılması, bir sonraki adımda hakimlere küfür ve hakaret içerikli söylemlerle arada husumet oluşturulması hedeflenmiştir. Yine örgüt çıkarları doğrultusunda davanın sürecinin uzatılmasına kanaat getirildiği durumlarda da reddihakim talepleri bir araç olarak kullanılmıştır.'' denildi.

İddianamede, yine hakimlere yönelik çok sayıda manevi tazminat davası açıldığı, yurt genelinde kamu kurum ve kuruluşlarına, barolara ve avukatlara mahkemeyi küçük düşürücü şekilde faks ve posta bildirisi gönderildiği, organize şekilde mahkemeyi baskı altında tutmak ve yargılamayı engellemek için görsel ve yazılı basına ilanlar verildiğine işaret edildi.

Serenay ÖZEL / İçerik Editörü
serenay@sakinca.com
@OzelSerenay