Arıkan: 'Terörsüz Türkiye' süreci açık, yasal güvencelere dayanmalıdır

Siyaset (DHA) - Demirören Haber Ajansı | 24.06.2026 - 14:14, Güncelleme: 24.06.2026 - 14:14
 

Arıkan: 'Terörsüz Türkiye' süreci açık, yasal güvencelere dayanmalıdır

SAADET Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, 'Terörsüz Türkiye' süreci ile ilgili, "Bu süreç kişilerin niyetlerine, dönemsel siyasi hesaplara veya sözlü taahhütlere değil; hukuka, Meclis iradesine ve açık, yasal güvencelere dayanmalıdır" dedi.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, TBMM'de Yeni Yol Partisi'nin Grup Toplantısı'nda konuştu. Arıkan, siyasi partiler arasındaki siyasetçi transferlerinin sürdüğünü belirterek, "Yaz aylarındayız. Eskiden yaz aylarında futbolcu transferlerini konuşurduk; bugün iktidar partisinin transferlerini konuşuyoruz. Futbol takımları harıl harıl Amerika’da transfer edecek futbolcu arıyor, iktidar ise muhalefet belediyeleri içerisinde transfer edecek belediye başkanı arıyor. Futbol takımlarının transfere ne verdiğini biliyoruz ama iktidarın bu transferler karşısında ne verdiğini bilmiyoruz. Bunun adı milli irade değildir, demokrasi değildir, siyasi ahlak hiç değildir. Bunun adı, demokrasi maskeli rövanşizmdir. Sandıkta verilmeyeni, masada almaktır, milli iradenin gaspıdır. Unutulmamalıdır ki bu ülkede aklanmanın yeri; iktidar partisinin binası değil, mahkemelerdir" dedi. 'FARKLI KESİMLERDE FARKLI KAYGILAR VAR' 'Terörsüz Türkiye' sürecine dair konuşan Arıkan, "Bu süreç üç krizi beraberinde getirdi. Kurumsallaşamama krizi, siyasal irade krizi ve giderek derinleşen güven krizi. Milletimizin olan biteni bilmeye, anlamaya ve güven duymaya ihtiyacı var. Bugün kamuoyunda sıkça tartışılan çerçeve yasa meselesi de tam olarak bu noktada önem kazanıyor. Eğer Türkiye yeni bir döneme girecekse, 100 yıllık bir mesele çözülecekse, bu süreç kişilerin niyetlerine, dönemsel siyasi hesaplara veya sözlü taahhütlere değil; hukuka, Meclis iradesine ve açık, yasal güvencelere dayanmalıdır. Güçlü devletlerin temel özelliği; süreçleri kişiler üzerinden yürütmek değil, kurumlar ve hukuk üzerinden yürütmeleridir. Bugün toplumun farklı kesimlerinde farklı kaygılar bulunuyor. Toplumun bir kesimi geçmişte de verilen bazı sözlerin yerine getirilmediğini düşünürken, diğer kesimlerde ise ülkenin birliği, bütünlüğü ve güvenliği konusunda çeşitli endişeler bulunuyor. Yapılması gereken, bütün toplumsal kesimlerin kendisini güvende hissedeceği, şeffaf, açık ve hukuki bir zemini oluşturmaktır. Saadet Partisi olarak bir kez daha ifade ediyoruz. Türkiye'nin kronik meseleleri baskıyla değil, diyalogla çözülür. Kardeşliğin temeli zorbalık değil, hak ve hukuktur. Barış ile demokrasi birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısıdır. Demokratik standartların yükselmediği bir yerde toplumsal barış kalıcı hale gelemez. Toplumsal barışın tesis edilmediği bir ülkede de gerçek bir demokrasiden söz edilemez. Bu nedenle Türkiye'nin ihtiyacı kutuplaşmayı derinleştiren değil, toplumsal mutabakatı güçlendiren bir anlayıştır. Türkiye'nin ihtiyacı gizlilik ve belirsizlik değil, şeffaflık ve hukuktur. Türkiye'nin ihtiyacı gerilim değil, kardeşliktir. Biz Saadet Partisi olarak, hak ve adalet zemininde yürütülen her türlü samimi çabanın yanında olmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Arıkan, İsrail'in Orta Doğu'daki sınır tanımaz mücadelesine karşı Türkiye'nin yeni adımlar atması gerektiğini belirterek, İsrail'in 'İstenmeyen devlet' olarak ilan edilmesi gerektiğini söyledi.
SAADET Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, 'Terörsüz Türkiye' süreci ile ilgili, "Bu süreç kişilerin niyetlerine, dönemsel siyasi hesaplara veya sözlü taahhütlere değil; hukuka, Meclis iradesine ve açık, yasal güvencelere dayanmalıdır" dedi.

Saadet Partisi Genel Başkanı " class="text-dark font-weight-bold" target="_blank"> Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, TBMM'de Yeni Yol Partisi'nin Grup Toplantısı'nda konuştu. Arıkan, siyasi partiler arasındaki siyasetçi transferlerinin sürdüğünü belirterek, "Yaz aylarındayız. Eskiden yaz aylarında futbolcu transferlerini konuşurduk; bugün iktidar partisinin transferlerini konuşuyoruz. Futbol takımları harıl harıl Amerika’da transfer edecek futbolcu arıyor, iktidar ise muhalefet belediyeleri içerisinde transfer edecek belediye başkanı arıyor. Futbol takımlarının transfere ne verdiğini biliyoruz ama iktidarın bu transferler karşısında ne verdiğini bilmiyoruz. Bunun adı milli irade değildir, demokrasi değildir, siyasi ahlak hiç değildir. Bunun adı, demokrasi maskeli rövanşizmdir. Sandıkta verilmeyeni, masada almaktır, milli iradenin gaspıdır. Unutulmamalıdır ki bu ülkede aklanmanın yeri; iktidar partisinin binası değil, mahkemelerdir" dedi.

'FARKLI KESİMLERDE FARKLI KAYGILAR VAR'

'Terörsüz Türkiye' sürecine dair konuşan Arıkan, "Bu süreç üç krizi beraberinde getirdi. Kurumsallaşamama krizi, siyasal irade krizi ve giderek derinleşen güven krizi. Milletimizin olan biteni bilmeye, anlamaya ve güven duymaya ihtiyacı var. Bugün kamuoyunda sıkça tartışılan çerçeve yasa meselesi de tam olarak bu noktada önem kazanıyor. Eğer Türkiye yeni bir döneme girecekse, 100 yıllık bir mesele çözülecekse, bu süreç kişilerin niyetlerine, dönemsel siyasi hesaplara veya sözlü taahhütlere değil; hukuka, Meclis iradesine ve açık, yasal güvencelere dayanmalıdır. Güçlü devletlerin temel özelliği; süreçleri kişiler üzerinden yürütmek değil, kurumlar ve hukuk üzerinden yürütmeleridir. Bugün toplumun farklı kesimlerinde farklı kaygılar bulunuyor. Toplumun bir kesimi geçmişte de verilen bazı sözlerin yerine getirilmediğini düşünürken, diğer kesimlerde ise ülkenin birliği, bütünlüğü ve güvenliği konusunda çeşitli endişeler bulunuyor. Yapılması gereken, bütün toplumsal kesimlerin kendisini güvende hissedeceği, şeffaf, açık ve hukuki bir zemini oluşturmaktır. Saadet Partisi olarak bir kez daha ifade ediyoruz. Türkiye'nin kronik meseleleri baskıyla değil, diyalogla çözülür. Kardeşliğin temeli zorbalık değil, hak ve hukuktur. Barış ile demokrasi birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısıdır. Demokratik standartların yükselmediği bir yerde toplumsal barış kalıcı hale gelemez. Toplumsal barışın tesis edilmediği bir ülkede de gerçek bir demokrasiden söz edilemez. Bu nedenle Türkiye'nin ihtiyacı kutuplaşmayı derinleştiren değil, toplumsal mutabakatı güçlendiren bir anlayıştır. Türkiye'nin ihtiyacı gizlilik ve belirsizlik değil, şeffaflık ve hukuktur. Türkiye'nin ihtiyacı gerilim değil, kardeşliktir. Biz Saadet Partisi olarak, hak ve adalet zemininde yürütülen her türlü samimi çabanın yanında olmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Arıkan, İsrail'in Orta Doğu'daki sınır tanımaz mücadelesine karşı Türkiye'nin yeni adımlar atması gerektiğini belirterek, İsrail'in 'İstenmeyen devlet' olarak ilan edilmesi gerektiğini söyledi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve sakinca.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.