Avcılar Belediye Başkanı Çaykara: Belediyemizi tek kuruş kamu zararına uğratmamamın iç huzurunu yaşıyorum
Avcılar Belediye Başkanı Çaykara: Belediyemizi tek kuruş kamu zararına uğratmamamın iç huzurunu yaşıyorum
BELEDİYE başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen 'suç örgütü' davasının duruşmasında mütalaaya karşı savunma yapan tutuklu Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, "Avcılar Belediye Başkanı olarak 14 aylık görev sürem boyunca tek bir usulsüzlüğe dahi imza atmamamın, belediyemizi tek kuruş kamu zararına uğratmamamın iç huzurunu yaşıyorum. Tek bir menfaat ilişkisine girmememin ve böyle bir iddianın dahi olmamasının iç huzurunu yaşıyorum. Bana güvenmiş, beni rekor oyla seçmiş Avcılar halkını mahcup etmemenin iç huzurunu yaşıyorum" dedi. Duruşma yarına ertelendi.
'Aziz İhsan Aktaş suç örgütü' soruşturması kapsamında, 3’ü belediye başkanı 7 tutuklu sanık ve 200 tutuksuz sanığın yargılanmasına devam ediliyor. Duruşma İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kapasitesinin yetersiz olması nedeniyle, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısında bulunan yeni duruşma salonunda görülecek. Bugünkü duruşma sanıkların esasa ilişkin mütalaaya karşı yaptığı savunmalarla devam edecek.
İLK DURUŞMA 27 OCAK'TA GÖRÜLDÜ
Aziz İhsan Aktaş'ın belediye başkanları ve yöneticilerine rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamındaki davada ilk duruşma 27 Ocak 2026'da görülmüştü. Davada Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ve Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara'nın aralarında bulunduğu 7 kişi tutuklu yargılanıyor.
26 SANIK TAHLİYE EDİLDİ
Geçtiğimiz celselerde, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Ali Fırat Baycan, Cem Alper Akyüz, İbrahim Koçyiğit, İbrahim Halil Çalış, Mehmet Ataş, Mert Çelik, Müzeyyen Karakaş ve Oktay Aktaş, BELTAŞ Başkanı Önder Gedik, Esenyurt Belediye Destek Hizmetleri Müdürü Adnan Acar, İSFALT Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Karataş, İSFALT Genel Müdür Yardımcısı Sencer Hacıoğlu, Esenyurt Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Mehmet Şimşek, Esenyurt Belediyesi Temizlik İşleri Personeli Mustafa Yolcu ile İSFALT Satın Alma Müdürü Rana Uysal, Ali Rıza Yılmaz, Burak Kangal, Kazım Gökhan Yankılıç ve Rabil Artan, Burak Sirali, Mahkeme heyeti, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, eğitmen Gülşah Ocak, eski Beşiktaş Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürü Gülal Erdovan Anıl, Beşiktaş Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürü Ferit Tutşi ve Beşiktaş Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Çağdaş Ateşçi tahliye edildi.
‘TİCARETTEN BAŞKA BİR İŞ YAPMADIM’
Tutuksuz sanık Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar’ın babası Mustafa Aydar, "Ticaretten başka bir iş yapmadım. 3 bin tane yapım daire sattım. Hepsi de iş insanlarıydı, doktorlardı, her yerden insanlar vardı. Hiç böyle bir şeyle karşılaşmadım. ‘Allah razı olsun’ dediler. Önceki beyanlarımı tekrar ediyorum. Beraatimi talep ediyorum" dedi.
‘YEPYENİ BİR KURGUYLA KARŞI KARŞIYA BIRAKTILAR’
Mütalaada 12 yıla kadar hapsi istenen tutuklu Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, "Rüşvet kurgusuyla üçüncü kez huzurunuzda savunma yapıyorum. Üç kez değişerek, öncelikle etkin pişmanlık ifadesinde geçen bir seçim kampanyası desteği sürekli doğru kabul edilerek, fakat bu iddianın hangi suçun menfaati olduğuna dair bir türlü netleştirilemeyen bir tutumla karşı karşıyayım. Birinci kurguya göre sözde bu menfaat, Beşiktaş Belediyesi’nin hak ediş ödemesi karşılığı zorlamak suretiyle elde edilmiştir. Bu iddia ile işleyemeyeceğim bir suçla, ‘icbar suretiyle irtikap’ tan tutuklandım. İddianame hazırlandı, hiçbir araştırma yapma gereği dahi duymadılar. Hangi firma, hangi hak ediş ödemesi, ne zaman yapıldı, bu sözde desteğin öncesi ve sonrasında neler yaşandı? Hiçbir araştırma yapma gereği dahi duymadan, kendi iddiasından vazgeçerek iddianamede yepyeni bir kurguyla bizi karşı karşıya bıraktılar ve yeni kurguyla da gördük ki suçun niteliği değişiyor ve ‘icbar suretiyle irtikap’ suçu ‘rüşvet’ suçuna dönüştürülüyor" dedi.
‘BEŞİKTAŞ BELEDİYESİ'YLE ALAKAM YOKTUR’
Çaykara, "Beşiktaş Belediyesi’yle hiçbir ilgim, alakam yoktur, olamaz. Beşiktaş Belediye Başkanıyla da başkan yardımcılarıyla da veya görevli herhangi birisiyle hiçbir maddi ve ticari ilişkim yoktur. Tek bir banka kaydım dahi yoktur, olamaz. Soruşturmanın, etkin pişmanlık beyanlarının, iddianamenin hiçbir yerinde olmayan, Aziz İhsan Aktaş’ın hiçbir somut veriye dayanmayan, soyut olarak verdiği beyanın esasa ilişkin mütalaaya adeta altlık yapıldığını gördüm. İlk celsede bir savunma yaptım. Savunmamı tamamladığımda, keşke bu iddiayı bana sorsalardı, cevaplardım; ama tercih etmediler. Biz yargılama boyunca hep somut veriler üzerinden gitmeye çalıştık. Akın Kumanlı buraya çıktığında, savunmasını bitirdiğinde siz çok kritik bir soru sordunuz: ‘Bu para ve araç konusunda, sözde para ve araç teslimi sırasında Utku Caner Çaykara ile bir temasınız var mı?’ diye sorduğunuzda, ‘Hayır’ dedi. Yani benim sözde para ve araçla ilgili temasımı bıçak gibi kesti. Biz de Akın Kumanlı’ya bu sorunun maddi gerçek açısından yeterli olduğunu düşünerek herhangi bir soru sormadık" dedi.
‘TEK BİR MENFAAT İDDİASININ OLMAMASININ GURURUNU YAŞIYORUM’
Çaykara, "İkinci celse sonunda esas hakkında mütalaa verildiğinde açıkçası tahliye konusunda umutlanmıştık. Çünkü neden-sonuç ilişkisiyle iç içe geçirilmiş iki suç tipinden bir tanesine beraat talep edilmesi, üzerime atılı suçlamaları kökünden sarsmıştır. Ama olmadı. Bizzat iddia makamının ihaleye fesat suçlamasından beraat talep etmesi göstermiştir ki bu yargılamanın konusunun Avcılar Belediyesi ile hiçbir ilgisi yoktur ve kalmamıştır. Avcılar Belediye Başkanı olarak 14 aylık görev sürem boyunca tek bir usulsüzlüğe dahi imza atmamamın, belediyemizi tek kuruş kamu zararına uğratmamamın iç huzurunu yaşıyorum. Tek bir menfaat ilişkisine girmememin ve böyle bir iddianın dahi olmamasının iç huzurunu yaşıyorum. Bana güvenmiş, beni rekor oyla seçmiş Avcılar halkını mahcup etmemenin iç huzurunu yaşıyorum. Şimdi soruyorum: Ben rüşvet veren miyim? Hayır. Ben rüşvet alan mıyım? Hayır. Ben rüşvete aracılık eden miyim? Hayır. Peki ben sözde menfaati teslim alan mıyım? Ona da hayır. Ben rüşvet anlaşmasının bir tarafı mıyım? Ona da hayır. Ben, iddia makamının maalesef bir türlü netleştiremediği sözde bu rüşvet iddiasının, belediye başkan adayı olarak müşterek failiymişim. Böyle bir rüşvet suçu olamaz. Eylem 58’deki rüşvet suçlaması tipik, sıradan bir rüşvet suçlaması değildir. Üç kez kurgusu değiştirilen, kamuyla hiçbir yakından uzaktan ilgisi olmayan, ortada bir kamunun dahi olmadığı, tüm yönleriyle sakat bir suçlamadır. Ben ilk savunmamda da, ikinci savunmamda da sonunda sizden sadece adalet talep ettim. Bugün de adalet talep ediyorum" dedi.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
