Bakan Yumaklı: İklimin ne getireceğini bilmek mümkün değil

Gündem (DHA) - Demirören Haber Ajansı | 17.07.2026 - 15:31, Güncelleme: 17.07.2026 - 15:31
 

Bakan Yumaklı: İklimin ne getireceğini bilmek mümkün değil

TARIM ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, üreticilerden tarım sigortası yaptırmalarını isteyerek, “İklimin ne getireceğini bugünden yarına bilmek mümkün değil ama hazır olmamız gerekir. Üretimin sürdürülmesi ve gerçekleştirilmesi için görevli sorumlu bakanlığımızın, karşılaşılan her türlü olaydaki yönlendirmelerine mutlaka riayet edelim” dedi.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, çeşitli programları nedeniyle geldiği Malatya'da ilk olarak Yeşilyurt ilçesi Görgün Mahallesi'nde kayısı hasadına katıldı. Bakan Yumaklı, burada, patik yapıp kayısı hasadında çalışan işçilere yardım etti. Geçen yıl zirai don olayının etkili olduğu kayısı bahçelerinde hasat yaptıktan sonra çiftçilere verilen devlet desteklemelerinden bahseden Bakan Yumaklı, bu sayede üretimin de sürdürülebilir kılındığına değindi. Çiftçilerin bu yılki kayısı hasadında yüzlerinin güldüğünü söyleyen Bakan Yumaklı, “Geçtiğimiz yıl nisan ayındaki çok şiddetli zirai dondan sonra buraya bu bahçeye gelmiştik. Ağaçların hiçbirisinde geçen yıl bir ürün yoktu. Aslında umut da yoktu geldiğimiz zaman. Ama buradan bütün Malatya'daki ve Türkiye'nin dört bir tarafındaki zirai dondan etkilenen üreticilerimize şunu söyledik; ‘Siz hiç endişe etmeyin. Biz devlet olarak, hükümet olarak sizin yanınızdayız. Sakın ola ki herhangi bir ağacı kesmeyin. Biz bunların nasıl bakımlarının yapılacağına dair sizlerle beraber olacağız. Arkadaşlarımız sizin yanınızda olacak ve inşallah önümüzdeki sene bu ağaçlardan hepimizin yüzünü güldürecek bir şekilde biz ürün alacağız.’ Nitekim de öyle oldu. Bugün hepimizin yüzünü güldüren, geçtiğimiz senenin o karamsar zamanını üzerimizden atan hamdolsun Rabb’ime ki çok güzel bir ürün görüyoruz ağaçlarda” diye konuştu. ‘47 MİLYAR LİRALIK DESTEKLEME YAPILDI’ Bakan Yumaklı, TARSİM sigortası kapsamında geçen yıl etkili olan zirai don olayı için toplam 47 milyar liralık destek yapıldığını söyleyerek, “Kayısı çok önemli ürünlerden bir tanesi. Neden? Çünkü biz Türkiye olarak dünya üretiminde kayısıda birinci sıradayız. Malatya da yüzde 54'lük üretim oranıyla Türkiye'de birinci sırada. Malatya kayısısı bildiğiniz üzere coğrafi işaretli. Dolayısıyla bu manada da çok özellikli ve önemli ürünlerimizden. Kuru kayısı ile alakalı da Malatya'nın üretimdeki oranı yüzde 85. Dolayısıyla aslında Malatya'nın kayısı anlamında bütün dünyaya bir çıkış kapısı olduğunu söylemek mümkün. Yaklaşık 19 milyar liralık Malatya ekonomisine bir katkısı var kayısının. Geçen yıl bu bahçede, bu ağaçlarda, bu dallarda herhangi bir şekilde ürün yoktu, neredeyse bir tane bile numunelik yoktu. Yaprak yoktu, çiçekler yanmıştı, yok olmuştu. Tabii Cumhurbaşkanımızın talimatıyla biz derhal bütün Türkiye'de bir olağanüstü hal ilan ettik. TARSİM sigortası yapmış olan üreticilerimize vermiş olduğumuz sigorta hasar bedeli ile birlikte sigortası olmayan üreticilerimizin de üretime devam ettirebilmesi amacıyla toplamda yaklaşık 47 milyar liraya yakın bir zirai don desteği verilmiş oldu” ifadelerini kullandı. ‘KAYISI İÇİN 8 MİLYAR LİRAYA YAKIN DESTEK SUNULDU’ Bakan Yumaklı, kayısının katma değer kazanabilmesi için Kayısı Araştırma Enstitüsü tarafından çalışmalar yapıldığını da söyleyerek, "47 milyar liralık devlet desteğinden 8 milyara yakın tutar da Malatya’ya gelmiş oldu. Bugün itibarıyla, zaten süreç içerisinde takip ediyorduk ama burada hem üreticilerimizle hem de şehrin ileri gelenleriyle konuştuğumuzda, gerçekten bunun üretimin sürdürülebilir olması için ne kadar önemli olduğunu da ifade etmiş oldular. Tabii burada biliyorsunuz TAGEM'in bir Kayısı Araştırma Enstitüsü var. Buradaki arkadaşlarımız kayısının daha katma değerli bir ürün haline gelebilmesi için çalışmalarına devam ediyorlar. Özellikle modern kükürtleme ve kurutma tesislerinin yaygınlaştırılması için gayret ediyorlar. Biz Hüseyin ağabeyin bahçesine geçen sene geldiğimizde onun yüzünü biraz asık görmüştük ama kucaklaştık ve dedik ki ‘Hiç merak etme biz devlet olarak hem senin hem bütün üreticilerimizin yanındayız.’ Burada 408 dekarlık bir alanda yaklaşık 3 bin 400 tane ağaç var. Ben bunun altını özellikle çizmek istiyorum” diye konuştu. Çiftçinin mağdur olmaması için tarım sigortalarının önemini vurgulayan Bakan Yumaklı, şunları söyledi: "İklim değişikliği artık bizim her şeyimizi etkilemeye başladı. Buna göre hazır olmamız gerekir. TARSİM yani tarım sigortası yaptırılması konusunu tekrar ifade edelim. Tarım sigortası yaptırmayan üreticilerimizin bu ihtiyaçlarını daha sonra herhangi bir şekilde karşılaştıkları problemlerin tazmini konusu sürdürülebilir bir konu değil. O yüzden bütün üreticilerimizin TARSİM yaptırmalarını istiyoruz. Artık bize iklimin ne getireceğini bugünden yarına bilmek mümkün değil. Ama bizim hazır olmamız gerekir. Bu birinci kısmıydı. İkinci kısmı da bu konu gerçekleştiğinde kulaktan dolma bilgilerle değil, dedikodularla değil, tabiri caizse biz bunun siyasi saiklerle olduğunu da burada tespit etmiştik. Bakanlığımızın, üretimin sürdürülmesi ve gerçekleştirilmesi için görevli sorumlu bakanlığımızın, karşılaşılan her türlü olaydaki yönlendirmelerine mutlaka riayet edelim. Eğer bunu yaparsak işte bugünkü güzel sonuçları almış oluyoruz." ‘FIRAT NEHRİ HAVZASI REHABİLİTASYON PROJESİ' AÇILIŞINA KATILDI Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, İnönü Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi'nde 'Fırat Nehri Havzası Rehabilitasyon Projesi' açılış programına katıldı. Bakan Yumaklı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü ve IFAD ile birlikte Fırat Nehri Havzası Rehabilitasyon Projesi için ayrılan bütçenin 86 milyon avro olduğunu söyledi. Programa, Tarım Ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Malatya Valisi Seddar Yavuz, çevre illerden gelen valiler, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, IFAD Ülke Direktörü Liam F. Chicca, kurum ve kuruluş temsilcileri, Sivil Toplum Kuruluşu (STK) temsilcileri, ilçe belediye başkanları, kaymakamlar, Orman Genel Müdürlüğü’ne bağlı personeller katıldı. 'DEVLET OLARAK, HÜKÜMET OLARAK SİZİN YANINIZDAYIZ' Programda konuşan Bakan Yumaklı, projeden Malatya'nın yanı sıra Adıyaman, Bingöl, Diyarbakır, Elazığ ve Şanlıurfa illerinin faydalanacağını belirterek şunları söyledi: “Özellikle doğa kaynaklı gelişmeler bize iklim değişikliğinin artık hayatımızın içerisinde çok önemli bir etken olduğunu gösteriyor. Dünyanın farklı bölgelerinde orman yangınlarından sellere, taşkınlara kadar birçok maalesef olumsuz bir şekilde hayatı etkileyen doğa olaylarını müşahede ediyoruz. Bizler de Türkiye olarak geçtiğimiz yıl çok şiddetli bir zirai don, sonrasında kuraklık, taşkınlar, seller, dolularla karşılaştık. Malatya'da geçtiğimiz yıl hepimiz şunu söylüyorduk. Gerçekten biz tarihte böyle bir zirai don görmedik. Neredeyse Malatya için son derece önemli olan kayısıdan ağaçlarda bir tane bile yoktu. Çiçeği yoktu, yaprağı yoktu. Bunlar bize şunu gösteriyor. Bugünün anormalleri artık bizim için hayatımızın normali haline gelmiştir. Ne yapmak gerekir? Artık kendimizi buna göre hazırlamamız bütün yaptığımız işleri buna göre düzenlememiz gerekir. Geçtiğimiz yıl buraya geldiğimde gözlerde umutsuzluk vardı. Ne olacağına dair kaygı ve endişe vardı. Buradan şunu söylemiştik. Malatya'dan yine bütün Türkiye'deki üreticilerimize. Endişe etmeyin. Biz buradayız. Devlet olarak hükümet olarak sizin yanınızdayız ve hep böyle olacak. Nitekim o günden itibaren hem bu konuda gerçekleştirmiş olan desteklerle hem de ağaçların bakımıyla ilgili uygulanan programla sadece Malatya'da değil Türkiye'mizin dört bir tarafından bu zirai don ile ondan etkilenen ağaçların bu sene güzel meyveler vermesini diledik ve bunun için çalıştık. Çok şükür bunun güzel sonuçlarını da aldık. Artık bugün kayısı hasadını yaparken biz gözlerde mutsuzluk yerine ümidi, sevinci ve neşeyi gördüğümüzde son derece mutlu olduk. Rabb’ime hamd ediyorum. Elbette hasat sadece kayısıda değil. Türkiye'mizin dört bir tarafında şu anda farklı ürünler içinde hasat devam ediyor. Bu sene yağışların da çok iyi olmasıyla birlikte inşallah Cumhuriyet tarihimizin en yüksek sonuçlarını alacağız. Elbette bunda yağışların katkısı büyük. Ancak üreticilerimizin çabası, alın teri ve emeği var. Dolayısıyla burada devletiyle omuz omuza vermiş üreticilerimizin elde etmiş olduğu bu başarı, bu sonuçlar hem onlar için hem de ülkemiz için hayırlı uğurlu olsun. Bizim hedefimiz elbette sadece iyi geçen yılların değil. Kurak geçen yılların da en azından sürdürülebilir bir üretim için hazır olması adına gayret ediyoruz. İşte Fırat Nehri Havzası Rehabilitasyon Projesi de bunlardan bir tanesi. Bu projede neyi amaçlıyoruz? Ormanı, suyu, toprağı ve bütün bunları kullanacak olan üreticiyi destekleyen kırsalda yaşamı daha sürdürülebilir bir hale getiren bütüncül bir kalkınma modelini hayata geçirmek arzusundayız.” PROJE İÇİN 86 MİLYON EURO BÜTÇE AYRILDI Tarım ve orman Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü ve IFAD ile birlikte Fırat Nehri Havzası Rehabilitasyon Projesi için ayrılan bütçenin 86 milyon avro olduğunu belirten Bakan Yumaklı, “2031 yılına kadar devam edecek bu çalışmalar kapsamında 6 ilimizde 39 ilçemizde, 400 orman köyümüzde ve 40 mikro havzada yaklaşık 40 bin hanemize ulaşmış olacağız. Önceki yıllarda yine sizlerin de malumu IFAD iş birliği ile tamamlanan Fırat Nehri Havzası Rehabilitasyon Projesi'nde de sadece o projenin başarılı olması tek başına önemli değil, aynı zamanda buralardan edinilmiş olan bilgi ve tecrübeyle birlikte güçlü bir de kurumsal kapasiteye ulaşılmış oldu. Bugün bu 6 ilimizle birlikte bu kurumsal kapasiteyi daha da genişletme imkanına sahip olacağız. Aslında birbirini tamamlayan ve sürdürülebilirliği sağlayan bir devam projesi olarak değerlendiriyoruz. Fırat Havzası, elbette ülkemiz açısından birçok önemi var ama aynı zamanda üretim enerji ve suyun da tam da kalbi. Bu havzada yapılacak olan yatırımlar sadece bugünümüz için değil aynı zamanda bizim evlatlarımızın yarınının inşası için de son derece önemli. Bu proje kapsamında toprak muhafaza ve sel kontrolü çalışmaları gerçekleştirilecek, ormanlaştırma çalışmaları gerçekleştirilecek, ağaçlandırma çalışmaları gerçekleştirecek ve özellikle de mera ıslahı konusunda da önemli çalışmalar olacak. Hayvan içme suyu tesislerinden farklı kırsal altyapıya kadar pek çok yatırımla inşallah bölgenin üretim gücünü artıracağız. Artık anormal hava olayları yaşıyoruz. Onların içerisinde belki de en sinsi düşman erozyon. Dolayısıyla bu yapılacak olan çalışmalar hem erozyon riskini azaltırken aynı zamanda su tutma havzalarımızın da hızlıca dolmasını engelleyecek yani çifte bir faydayı sağlamış olacağız. Tabi şunu özellikle ifade etmek istiyorum. Bir bölgeyi, bir havzayı sadece güçlü kılan doğal kaynakları değil. Asıl güç o havzada yaşayan insanlarımızdır yani sizlersiniz. Bu sebeple ulaşabildiğiniz her yere ulaşacağız. Köy toplantılarıyla, üreticilerimizle yaptığımız sohbetlerle, kadınlarla, gençlerle, üniversitelerle ve tüm kurumlarımızla birlikte hareket edeceğiz. Bu ne demek? Aslında bir cümleyle özetleyelim. Ortak aklı hep birlikte harekete geçirmiş olacağız. Ormanlarımızı korumanın en etkili yollarından bir tanesi de ben de bir orman köylüsü ailenin evladıyım. Orman köylüsünü geliştirmektir. Onların gelirini artırmaktır. Eğer böyle yaparsanız hem hayatını sürdürebilir, olması gerektiği gibi sürdürebilir ama aynı zamanda ormanlara da gözü gibi bakar. Bu anlayışta on köy projelerimiz var malumunuz. Bunlardan da orman köylülerimizi çok önemli bir biçimde faydalandırmaya devam ediyoruz. Peki Fırat projesi kapsamında ne olacak? Birkaç cümleyle söyleyelim. Tarımsal üretimden modern sulamaya enerji verimliliğinden yenilenebilir enerji uygulamalarına, hayvancılıktan seracılığa, tıbbi ve aromatik bitkilerden odun dışı orman ürünlerine kadar birçok alanda kredi ve hibe desteği sağlamış olacağız. Tabi sadece bunları üretmek yetmez. Aynı zamanda bunların katma değerli bir hale getirilmesi gerekir. Özellikle de kadınların ve gençlerin bu üretimin içerisinde olmasını önemsiyoruz. Son 25 yılda Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde tarımda, ormancılıkta ve su yönetiminde adeta çağ atlattı. Üretimimizi artırırken doğal kaynaklarımızın Korumak, yani bir koruma kullanma dengesini oluşturmakta çok kıymetli. Fırat projesi de bu vizyonun en önemli ayaklarından bir tanesi. Burada ortaya konulacak olan model sadece bu havza için değil, ülkemizin diğer bölgeleri için de bir örnek teşkil edecek. Bu önemli projede birlikte çalıştığımız Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu'na, Orman Genel Müdürlüğümüze, Valiliklerimize ki onların takibi bu konuda son derece önemli. Üniversitelerimize ve tüm kurumlarımıza şimdiden teşekkür ediyorum. Fırat Nehri Havzası Rehabilitasyon Projesi'nin bölgeye, ülkemize ve insanımıza hayırlı uğurlu olmasını diliyorum" diye konuştu. Bakan Yumaklı konuşmasının ardından kendisine takdim edilen hediyeleri kabul ederek katılımcılar ile toplu fotoğraf çekimi gerçekleştirdi.
TARIM ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, üreticilerden tarım sigortası yaptırmalarını isteyerek, “İklimin ne getireceğini bugünden yarına bilmek mümkün değil ama hazır olmamız gerekir. Üretimin sürdürülmesi ve gerçekleştirilmesi için görevli sorumlu bakanlığımızın, karşılaşılan her türlü olaydaki yönlendirmelerine mutlaka riayet edelim” dedi.

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, çeşitli programları nedeniyle geldiği Malatya'da ilk olarak Yeşilyurt ilçesi Görgün Mahallesi'nde kayısı hasadına katıldı. Bakan Yumaklı, burada, patik yapıp kayısı hasadında çalışan işçilere yardım etti.

Geçen yıl zirai don olayının etkili olduğu kayısı bahçelerinde hasat yaptıktan sonra çiftçilere verilen devlet desteklemelerinden bahseden Bakan Yumaklı, bu sayede üretimin de sürdürülebilir kılındığına değindi. Çiftçilerin bu yılki kayısı hasadında yüzlerinin güldüğünü söyleyen Bakan Yumaklı, “Geçtiğimiz yıl nisan ayındaki çok şiddetli zirai dondan sonra buraya bu bahçeye gelmiştik. Ağaçların hiçbirisinde geçen yıl bir ürün yoktu. Aslında umut da yoktu geldiğimiz zaman. Ama buradan bütün Malatya'daki ve Türkiye'nin dört bir tarafındaki zirai dondan etkilenen üreticilerimize şunu söyledik; ‘Siz hiç endişe etmeyin. Biz devlet olarak, hükümet olarak sizin yanınızdayız. Sakın ola ki herhangi bir ağacı kesmeyin. Biz bunların nasıl bakımlarının yapılacağına dair sizlerle beraber olacağız. Arkadaşlarımız sizin yanınızda olacak ve inşallah önümüzdeki sene bu ağaçlardan hepimizin yüzünü güldürecek bir şekilde biz ürün alacağız.’ Nitekim de öyle oldu. Bugün hepimizin yüzünü güldüren, geçtiğimiz senenin o karamsar zamanını üzerimizden atan hamdolsun Rabb’ime ki çok güzel bir ürün görüyoruz ağaçlarda” diye konuştu.

‘47 MİLYAR LİRALIK DESTEKLEME YAPILDI’

Bakan Yumaklı, TARSİM sigortası kapsamında geçen yıl etkili olan zirai don olayı için toplam 47 milyar liralık destek yapıldığını söyleyerek, “Kayısı çok önemli ürünlerden bir tanesi. Neden? Çünkü biz Türkiye olarak dünya üretiminde kayısıda birinci sıradayız. Malatya da yüzde 54'lük üretim oranıyla Türkiye'de birinci sırada. Malatya kayısısı bildiğiniz üzere coğrafi işaretli. Dolayısıyla bu manada da çok özellikli ve önemli ürünlerimizden. Kuru kayısı ile alakalı da Malatya'nın üretimdeki oranı yüzde 85. Dolayısıyla aslında Malatya'nın kayısı anlamında bütün dünyaya bir çıkış kapısı olduğunu söylemek mümkün. Yaklaşık 19 milyar liralık Malatya ekonomisine bir katkısı var kayısının. Geçen yıl bu bahçede, bu ağaçlarda, bu dallarda herhangi bir şekilde ürün yoktu, neredeyse bir tane bile numunelik yoktu. Yaprak yoktu, çiçekler yanmıştı, yok olmuştu. Tabii Cumhurbaşkanımızın talimatıyla biz derhal bütün Türkiye'de bir olağanüstü hal ilan ettik. TARSİM sigortası yapmış olan üreticilerimize vermiş olduğumuz sigorta hasar bedeli ile birlikte sigortası olmayan üreticilerimizin de üretime devam ettirebilmesi amacıyla toplamda yaklaşık 47 milyar liraya yakın bir zirai don desteği verilmiş oldu” ifadelerini kullandı.

‘KAYISI İÇİN 8 MİLYAR LİRAYA YAKIN DESTEK SUNULDU’

Bakan Yumaklı, kayısının katma değer kazanabilmesi için Kayısı Araştırma Enstitüsü tarafından çalışmalar yapıldığını da söyleyerek, "47 milyar liralık devlet desteğinden 8 milyara yakın tutar da Malatya’ya gelmiş oldu. Bugün itibarıyla, zaten süreç içerisinde takip ediyorduk ama burada hem üreticilerimizle hem de şehrin ileri gelenleriyle konuştuğumuzda, gerçekten bunun üretimin sürdürülebilir olması için ne kadar önemli olduğunu da ifade etmiş oldular. Tabii burada biliyorsunuz TAGEM'in bir Kayısı Araştırma Enstitüsü var. Buradaki arkadaşlarımız kayısının daha katma değerli bir ürün haline gelebilmesi için çalışmalarına devam ediyorlar. Özellikle modern kükürtleme ve kurutma tesislerinin yaygınlaştırılması için gayret ediyorlar. Biz Hüseyin ağabeyin bahçesine geçen sene geldiğimizde onun yüzünü biraz asık görmüştük ama kucaklaştık ve dedik ki ‘Hiç merak etme biz devlet olarak hem senin hem bütün üreticilerimizin yanındayız.’ Burada 408 dekarlık bir alanda yaklaşık 3 bin 400 tane ağaç var. Ben bunun altını özellikle çizmek istiyorum” diye konuştu.

Çiftçinin mağdur olmaması için tarım sigortalarının önemini vurgulayan Bakan Yumaklı, şunları söyledi:

"İklim değişikliği artık bizim her şeyimizi etkilemeye başladı. Buna göre hazır olmamız gerekir. TARSİM yani tarım sigortası yaptırılması konusunu tekrar ifade edelim. Tarım sigortası yaptırmayan üreticilerimizin bu ihtiyaçlarını daha sonra herhangi bir şekilde karşılaştıkları problemlerin tazmini konusu sürdürülebilir bir konu değil. O yüzden bütün üreticilerimizin TARSİM yaptırmalarını istiyoruz. Artık bize iklimin ne getireceğini bugünden yarına bilmek mümkün değil. Ama bizim hazır olmamız gerekir. Bu birinci kısmıydı. İkinci kısmı da bu konu gerçekleştiğinde kulaktan dolma bilgilerle değil, dedikodularla değil, tabiri caizse biz bunun siyasi saiklerle olduğunu da burada tespit etmiştik. Bakanlığımızın, üretimin sürdürülmesi ve gerçekleştirilmesi için görevli sorumlu bakanlığımızın, karşılaşılan her türlü olaydaki yönlendirmelerine mutlaka riayet edelim. Eğer bunu yaparsak işte bugünkü güzel sonuçları almış oluyoruz."

‘FIRAT NEHRİ HAVZASI REHABİLİTASYON PROJESİ' AÇILIŞINA KATILDI

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, İnönü Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi'nde 'Fırat Nehri Havzası Rehabilitasyon Projesi' açılış programına katıldı. Bakan Yumaklı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü ve IFAD ile birlikte Fırat Nehri Havzası Rehabilitasyon Projesi için ayrılan bütçenin 86 milyon avro olduğunu söyledi.

Programa, Tarım Ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Malatya Valisi Seddar Yavuz, çevre illerden gelen valiler, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, IFAD Ülke Direktörü Liam F. Chicca, kurum ve kuruluş temsilcileri, Sivil Toplum Kuruluşu (STK) temsilcileri, ilçe belediye başkanları, kaymakamlar, Orman Genel Müdürlüğü’ne bağlı personeller katıldı.

'DEVLET OLARAK, HÜKÜMET OLARAK SİZİN YANINIZDAYIZ'

Programda konuşan Bakan Yumaklı, projeden Malatya'nın yanı sıra Adıyaman, Bingöl, Diyarbakır, Elazığ ve Şanlıurfa illerinin faydalanacağını belirterek şunları söyledi:

“Özellikle doğa kaynaklı gelişmeler bize iklim değişikliğinin artık hayatımızın içerisinde çok önemli bir etken olduğunu gösteriyor. Dünyanın farklı bölgelerinde orman yangınlarından sellere, taşkınlara kadar birçok maalesef olumsuz bir şekilde hayatı etkileyen doğa olaylarını müşahede ediyoruz. Bizler de Türkiye olarak geçtiğimiz yıl çok şiddetli bir zirai don, sonrasında kuraklık, taşkınlar, seller, dolularla karşılaştık. Malatya'da geçtiğimiz yıl hepimiz şunu söylüyorduk. Gerçekten biz tarihte böyle bir zirai don görmedik. Neredeyse Malatya için son derece önemli olan kayısıdan ağaçlarda bir tane bile yoktu. Çiçeği yoktu, yaprağı yoktu. Bunlar bize şunu gösteriyor. Bugünün anormalleri artık bizim için hayatımızın normali haline gelmiştir. Ne yapmak gerekir? Artık kendimizi buna göre hazırlamamız bütün yaptığımız işleri buna göre düzenlememiz gerekir. Geçtiğimiz yıl buraya geldiğimde gözlerde umutsuzluk vardı. Ne olacağına dair kaygı ve endişe vardı. Buradan şunu söylemiştik. Malatya'dan yine bütün Türkiye'deki üreticilerimize. Endişe etmeyin. Biz buradayız. Devlet olarak hükümet olarak sizin yanınızdayız ve hep böyle olacak. Nitekim o günden itibaren hem bu konuda gerçekleştirmiş olan desteklerle hem de ağaçların bakımıyla ilgili uygulanan programla sadece Malatya'da değil Türkiye'mizin dört bir tarafından bu zirai don ile ondan etkilenen ağaçların bu sene güzel meyveler vermesini diledik ve bunun için çalıştık. Çok şükür bunun güzel sonuçlarını da aldık. Artık bugün kayısı hasadını yaparken biz gözlerde mutsuzluk yerine ümidi, sevinci ve neşeyi gördüğümüzde son derece mutlu olduk. Rabb’ime hamd ediyorum. Elbette hasat sadece kayısıda değil. Türkiye'mizin dört bir tarafında şu anda farklı ürünler içinde hasat devam ediyor. Bu sene yağışların da çok iyi olmasıyla birlikte inşallah Cumhuriyet tarihimizin en yüksek sonuçlarını alacağız. Elbette bunda yağışların katkısı büyük. Ancak üreticilerimizin çabası, alın teri ve emeği var. Dolayısıyla burada devletiyle omuz omuza vermiş üreticilerimizin elde etmiş olduğu bu başarı, bu sonuçlar hem onlar için hem de ülkemiz için hayırlı uğurlu olsun. Bizim hedefimiz elbette sadece iyi geçen yılların değil. Kurak geçen yılların da en azından sürdürülebilir bir üretim için hazır olması adına gayret ediyoruz. İşte Fırat Nehri Havzası Rehabilitasyon Projesi de bunlardan bir tanesi. Bu projede neyi amaçlıyoruz? Ormanı, suyu, toprağı ve bütün bunları kullanacak olan üreticiyi destekleyen kırsalda yaşamı daha sürdürülebilir bir hale getiren bütüncül bir kalkınma modelini hayata geçirmek arzusundayız.”

PROJE İÇİN 86 MİLYON EURO BÜTÇE AYRILDI

Tarım ve orman Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü ve IFAD ile birlikte Fırat Nehri Havzası Rehabilitasyon Projesi için ayrılan bütçenin 86 milyon avro olduğunu belirten Bakan Yumaklı, “2031 yılına kadar devam edecek bu çalışmalar kapsamında 6 ilimizde 39 ilçemizde, 400 orman köyümüzde ve 40 mikro havzada yaklaşık 40 bin hanemize ulaşmış olacağız. Önceki yıllarda yine sizlerin de malumu IFAD iş birliği ile tamamlanan Fırat Nehri Havzası Rehabilitasyon Projesi'nde de sadece o projenin başarılı olması tek başına önemli değil, aynı zamanda buralardan edinilmiş olan bilgi ve tecrübeyle birlikte güçlü bir de kurumsal kapasiteye ulaşılmış oldu. Bugün bu 6 ilimizle birlikte bu kurumsal kapasiteyi daha da genişletme imkanına sahip olacağız. Aslında birbirini tamamlayan ve sürdürülebilirliği sağlayan bir devam projesi olarak değerlendiriyoruz. Fırat Havzası, elbette ülkemiz açısından birçok önemi var ama aynı zamanda üretim enerji ve suyun da tam da kalbi. Bu havzada yapılacak olan yatırımlar sadece bugünümüz için değil aynı zamanda bizim evlatlarımızın yarınının inşası için de son derece önemli. Bu proje kapsamında toprak muhafaza ve sel kontrolü çalışmaları gerçekleştirilecek, ormanlaştırma çalışmaları gerçekleştirilecek, ağaçlandırma çalışmaları gerçekleştirecek ve özellikle de mera ıslahı konusunda da önemli çalışmalar olacak. Hayvan içme suyu tesislerinden farklı kırsal altyapıya kadar pek çok yatırımla inşallah bölgenin üretim gücünü artıracağız. Artık anormal hava olayları yaşıyoruz. Onların içerisinde belki de en sinsi düşman erozyon. Dolayısıyla bu yapılacak olan çalışmalar hem erozyon riskini azaltırken aynı zamanda su tutma havzalarımızın da hızlıca dolmasını engelleyecek yani çifte bir faydayı sağlamış olacağız. Tabi şunu özellikle ifade etmek istiyorum. Bir bölgeyi, bir havzayı sadece güçlü kılan doğal kaynakları değil. Asıl güç o havzada yaşayan insanlarımızdır yani sizlersiniz. Bu sebeple ulaşabildiğiniz her yere ulaşacağız. Köy toplantılarıyla, üreticilerimizle yaptığımız sohbetlerle, kadınlarla, gençlerle, üniversitelerle ve tüm kurumlarımızla birlikte hareket edeceğiz. Bu ne demek? Aslında bir cümleyle özetleyelim. Ortak aklı hep birlikte harekete geçirmiş olacağız. Ormanlarımızı korumanın en etkili yollarından bir tanesi de ben de bir orman köylüsü ailenin evladıyım. Orman köylüsünü geliştirmektir. Onların gelirini artırmaktır. Eğer böyle yaparsanız hem hayatını sürdürebilir, olması gerektiği gibi sürdürebilir ama aynı zamanda ormanlara da gözü gibi bakar. Bu anlayışta on köy projelerimiz var malumunuz. Bunlardan da orman köylülerimizi çok önemli bir biçimde faydalandırmaya devam ediyoruz. Peki Fırat projesi kapsamında ne olacak? Birkaç cümleyle söyleyelim. Tarımsal üretimden modern sulamaya enerji verimliliğinden yenilenebilir enerji uygulamalarına, hayvancılıktan seracılığa, tıbbi ve aromatik bitkilerden odun dışı orman ürünlerine kadar birçok alanda kredi ve hibe desteği sağlamış olacağız. Tabi sadece bunları üretmek yetmez. Aynı zamanda bunların katma değerli bir hale getirilmesi gerekir. Özellikle de kadınların ve gençlerin bu üretimin içerisinde olmasını önemsiyoruz. Son 25 yılda Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde tarımda, ormancılıkta ve su yönetiminde adeta çağ atlattı. Üretimimizi artırırken doğal kaynaklarımızın Korumak, yani bir koruma kullanma dengesini oluşturmakta çok kıymetli. Fırat projesi de bu vizyonun en önemli ayaklarından bir tanesi. Burada ortaya konulacak olan model sadece bu havza için değil, ülkemizin diğer bölgeleri için de bir örnek teşkil edecek. Bu önemli projede birlikte çalıştığımız Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu'na, Orman Genel Müdürlüğümüze, Valiliklerimize ki onların takibi bu konuda son derece önemli. Üniversitelerimize ve tüm kurumlarımıza şimdiden teşekkür ediyorum. Fırat Nehri Havzası Rehabilitasyon Projesi'nin bölgeye, ülkemize ve insanımıza hayırlı uğurlu olmasını diliyorum" diye konuştu.

Bakan Yumaklı konuşmasının ardından kendisine takdim edilen hediyeleri kabul ederek katılımcılar ile toplu fotoğraf çekimi gerçekleştirdi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve sakinca.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.