CHP’li Sarıbal: Sürdürülebilir tarım politikası için yeni anlayışa ihtiyaç var
CHP’li Sarıbal: Sürdürülebilir tarım politikası için yeni anlayışa ihtiyaç var
CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal, "Sürdürülebilir bir tarım politikası için halktan, üretimden ve Türkiye'nin gerçeklerinden yana yeni bir anlayışa ihtiyaç var" dedi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı " class="text-dark font-weight-bold" target="_blank"> CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal, parti genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. Sarıbal, savaşlar ve küresel gelişmelerin tarım üzerindeki etkilerine değinerek, beslenmenin temel bir insan hakkı olduğunu vurguladı. Tarımın, şirketlerin kar anlayışına ya da uluslararası yönlendirmelere teslim edilemeyeceğini belirten Sarıbal, "İthalat ve çiftçi borçlarıyla tüketici zamma mahkum edilmiş durumda. Ne yazık ki Türkiye'nin tarımda ekonomik yapısı, tarım sektörünü yönetme modeli, ithalatı artık bir yapısal modele dönüştürmüş, bir rejime dönüştürmüş. Çiftçiyi sürekli borçlandıran, desteklemeleri sürekli yetersiz hale getiren ve zammı da halka reva gören bir temel sorunla karşı karşıyayız. Bu sorunun adı saray iktidarı ya da saray sultanı, sultanizmi. Çünkü gündem, halkın gündemi ile sarayın gündemi bambaşka. Sanayicisi, işçisi, köylüsü; bütün kesimler adeta kan ağlıyor" diye konuştu.
'ÇİFTÇİNİN BORCU 579 KAT ARTTI'
Tarımsal üretimde desteklerin yetersiz kaldığını söyleyen Sarıbal, "'Tarım stratejiktir, tarım milli güvenlik meselesidir' deniliyor ama uygulamaya baktığınızda 2026 yılında faize 3 trilyona yakın para ödemeyi öngörüyorsunuz ve ödüyorsunuz, çiftçiye ise sadece 168 milyar lira destekleme veriyorsunuz. 2002 yılında Çiftçi Kayıt Sistemi'ne kayıtlı çiftçilerin bankalara olan tarımsal kredi borcu 2,4 milyar liraydı, bugün 1 trilyon 390 milyar liraya çıktı. Desteklemeler 70 kat artarken çiftçinin borcu 579 kat arttı. Çiftçi üretmekten başka çaresi olmadığı için üretmeye devam ediyor ama üretimin bedelini borçlanarak ödüyor" açıklamasında bulundu.
'ÇİFTÇİ KORUNMADI'
Tarım ve Orman Bakanlığı'nın bitki koruma ürünlerinin kullanımına ilişkin yeni yönetmeliğini de eleştiren Sarıbal, uygulamanın hem üreticiyi hem de tarım bayilerini zor durumda bırakacağını söyledi. Ayçiçeği ve soğan ithalatına ilişkin kararları değerlendiren Sarıbal, "Bir ürünün hasadı başlamadan ithalat açıklaması yapıyorsunuz. Daha Türkiye'de ayçiçeği hasadı başlamadan 2027 yılı için tarife kontenjanı açılıyor. Bu doğrudan ayçiçeği fiyatını etkileyecek bir açıklamadır. Çiftçisini tüccarın ve sanayicinin eline terk eden bir anlayıştır. Aynı şekilde soğanda da gümrük vergisini düşürerek yine ithalat sopasına başvuruldu. Geçen yıl ürün tarlada kalırken çiftçi korunmadı, bugün fiyat arttı diye çözüm yine ithalat oldu. Çiftçi mazotun, gübrenin, ilacın, işçiliğin fiyatını belirleyemediği gibi ürettiği ürünün fiyatını da belirleyemiyor. Sürdürülebilir bir tarım politikası için halktan, üretimden ve Türkiye'nin gerçeklerinden yana yeni bir anlayışa ihtiyaç var" ifadelerini kullandı.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
