DEM Parti'li Temelli: 12'nci Yargı Paketinde daha fazla cezalandırma yer alıyor

Siyaset (DHA) - Demirören Haber Ajansı | 04.06.2026 - 14:46, Güncelleme: 04.06.2026 - 14:46
 

DEM Parti'li Temelli: 12'nci Yargı Paketinde daha fazla cezalandırma yer alıyor

DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, 12'inci Yargı Paketine ilişkin, "Bu pakette daha fazla cezalandırma ve hak gaspı yer alıyor. Beklentiler ise adaletli bir infaz sistemi, umut hakkı, yaşlı ve hasta mahkumların durumlarına dair düzenlemelerdi" dedi.
DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, TBMM'de basın toplantısı düzenledi. Temelli, 12’nci Yargı Paketinin içeriği hakkında değerlendirmelerde bulunarak, "Bu pakette daha fazla cezalandırma ve hak gaspı yer alıyor. Beklentiler ise adaletli bir infaz sistemi, umut hakkı, yaşlı ve hasta mahkumların durumlarına dair düzenlemelerdi. Yine beklentiler, sürekli hale gelmiş ve idam cezası gibi algılanan ağırlaştırılmış müebbedin sonlandırılmasına yönelikti. Siz infazda bir düzenleme yapacaksanız ve buna yönelik bir paket hazırlayacaksanız buralardan başlamanız gerekirken kadınların nafaka hakkına çökmeye kalkıyorsunuz, çocuklara daha fazla ceza vermenin peşindesiniz. Siz suçu önleyici bir adalet sistemine sahip olmalısınız; suçluları daha fazla cezalandırarak suça neden olan meseleleri ortadan kaldırmadığınız sürece suçla mücadele edemezsiniz. Artık bunu öğrenmiş olmalısınız. Bakın 11 tane yargı paketi çıkardınız; ancak bugün her alandaki suç oranının arttığını görüyoruz. Sizin ekonomi programı nasıl ise yargı programınız da öyledir. Büyüdükçe ekonomik istikrarsızlık artıyor, yargı paketi çıkardıkça adaletsizlik artıyor. Dolayısıyla artık bu zihniyete son vermek gerekiyor. Bu zihniyete son vermenin yolu da toplumun beklediği infaz adaletini gözeten, 'Türk Ceza Kanunu' ve 'Terörle Mücadele Kanunu'nda gerekli düzenlemelerin yapılmasıdır. Bunların yapılabilmesi için de büyük bir adıma ihtiyaç vardır. Sürekli konuşulan ancak bir türlü hayata geçirilemeyen, yorumların ve beklentilerin dile getirildiği 'Özel yasa' bir an önce Meclis'in gündemine alınmalı, yasalaşma süreci başlayarak yasalaşmalıdır. Bu konuda tüm siyasi partilere ama onların ötesinde bütün topluma önemli sorumluluklar düşüyor" ifadelerini kullandı. 'YARGI ELİYLE SİYASETE MÜDAHELE SORUN ÇÖZMEZ' Özel yasa konusunda iktidarın ilk adımı atması gerektiğini belirten Temelli, "Oysa biz hala bir belirsizliği yaşamaya devam ediyoruz. Bu belirsizliğe bir an önce son verilmesi gerekiyor. Çünkü Türkiye'de siyasi veya ekonomik krizde karşımıza çıkan en önemli meselenin Kürt meselesi olduğunu tüm dünya öğrendi. Bugün Orta Doğu'daki yaşananlar da bize bunu gösteriyor. Hele de bu meselenin demokratik çözümü konusunda Öcalan tarafından güçlü bir adımın atıldığı dönemde hem Öcalan'ın hukuki statüsü hem de onun demokratik müzakereyi sürdürebilecek koşulara kavuşması bir an önce sağlanmalı ve beklenen yasa da hayata geçirilmelidir. Bu sağlandığı ölçüde ülkemizdeki diğer krizlerle mücadele etme şansı da yükselecektir. Tabii biz bu beklentileri dile getirirken ve çağrı yaparken maalesef birileri ülkemizde siyasi krizi derinleştirmek için elinden geleni ardına koymuyor. En son CHP'ye yönelik mutlak butlan davasıyla karşımıza çıkan bu kriz aşılamadığı sürece ülkemizin önümüzdeki günlerde karşılaşacağı siyasi krizler daha karmaşık hale gelebilir. Şunu çok iyi biliyoruz ki; yargı eliyle siyasete müdahale hiçbir sorunu çözmediği gibi sorunları içinden çıkılamaz bir hale sürükledi. 2016 yılında dokunulmazlıkların kaldırılması sonucu başlayan süreç aslında geride bıraktığımız 10 yıl boyunca ortaya çıkan siyasi krizlerin en önemli damarını oluşturdu. O dokunulmazlıkları kaldıranlar aslında bugün ortaya çıkan krizin patika yollarının taşlarını döşediler" diye konuştu.
DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, 12'inci Yargı Paketine ilişkin, "Bu pakette daha fazla cezalandırma ve hak gaspı yer alıyor. Beklentiler ise adaletli bir infaz sistemi, umut hakkı, yaşlı ve hasta mahkumların durumlarına dair düzenlemelerdi" dedi.

DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, TBMM'de basın toplantısı düzenledi. Temelli, 12’nci Yargı Paketinin içeriği hakkında değerlendirmelerde bulunarak, "Bu pakette daha fazla cezalandırma ve hak gaspı yer alıyor. Beklentiler ise adaletli bir infaz sistemi, umut hakkı, yaşlı ve hasta mahkumların durumlarına dair düzenlemelerdi. Yine beklentiler, sürekli hale gelmiş ve idam cezası gibi algılanan ağırlaştırılmış müebbedin sonlandırılmasına yönelikti. Siz infazda bir düzenleme yapacaksanız ve buna yönelik bir paket hazırlayacaksanız buralardan başlamanız gerekirken kadınların nafaka hakkına çökmeye kalkıyorsunuz, çocuklara daha fazla ceza vermenin peşindesiniz. Siz suçu önleyici bir adalet sistemine sahip olmalısınız; suçluları daha fazla cezalandırarak suça neden olan meseleleri ortadan kaldırmadığınız sürece suçla mücadele edemezsiniz. Artık bunu öğrenmiş olmalısınız. Bakın 11 tane yargı paketi çıkardınız; ancak bugün her alandaki suç oranının arttığını görüyoruz. Sizin ekonomi programı nasıl ise yargı programınız da öyledir. Büyüdükçe ekonomik istikrarsızlık artıyor, yargı paketi çıkardıkça adaletsizlik artıyor. Dolayısıyla artık bu zihniyete son vermek gerekiyor. Bu zihniyete son vermenin yolu da toplumun beklediği infaz adaletini gözeten, 'Türk Ceza Kanunu' ve 'Terörle Mücadele Kanunu'nda gerekli düzenlemelerin yapılmasıdır. Bunların yapılabilmesi için de büyük bir adıma ihtiyaç vardır. Sürekli konuşulan ancak bir türlü hayata geçirilemeyen, yorumların ve beklentilerin dile getirildiği 'Özel yasa' bir an önce Meclis'in gündemine alınmalı, yasalaşma süreci başlayarak yasalaşmalıdır. Bu konuda tüm siyasi partilere ama onların ötesinde bütün topluma önemli sorumluluklar düşüyor" ifadelerini kullandı.

'YARGI ELİYLE SİYASETE MÜDAHELE SORUN ÇÖZMEZ'

Özel yasa konusunda iktidarın ilk adımı atması gerektiğini belirten Temelli, "Oysa biz hala bir belirsizliği yaşamaya devam ediyoruz. Bu belirsizliğe bir an önce son verilmesi gerekiyor. Çünkü Türkiye'de siyasi veya ekonomik krizde karşımıza çıkan en önemli meselenin Kürt meselesi olduğunu tüm dünya öğrendi. Bugün Orta Doğu'daki yaşananlar da bize bunu gösteriyor. Hele de bu meselenin demokratik çözümü konusunda Öcalan tarafından güçlü bir adımın atıldığı dönemde hem Öcalan'ın hukuki statüsü hem de onun demokratik müzakereyi sürdürebilecek koşulara kavuşması bir an önce sağlanmalı ve beklenen yasa da hayata geçirilmelidir. Bu sağlandığı ölçüde ülkemizdeki diğer krizlerle mücadele etme şansı da yükselecektir. Tabii biz bu beklentileri dile getirirken ve çağrı yaparken maalesef birileri ülkemizde siyasi krizi derinleştirmek için elinden geleni ardına koymuyor. En son CHP'ye yönelik mutlak butlan davasıyla karşımıza çıkan bu kriz aşılamadığı sürece ülkemizin önümüzdeki günlerde karşılaşacağı siyasi krizler daha karmaşık hale gelebilir. Şunu çok iyi biliyoruz ki; yargı eliyle siyasete müdahale hiçbir sorunu çözmediği gibi sorunları içinden çıkılamaz bir hale sürükledi. 2016 yılında dokunulmazlıkların kaldırılması sonucu başlayan süreç aslında geride bıraktığımız 10 yıl boyunca ortaya çıkan siyasi krizlerin en önemli damarını oluşturdu. O dokunulmazlıkları kaldıranlar aslında bugün ortaya çıkan krizin patika yollarının taşlarını döşediler" diye konuştu.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve sakinca.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.