İBB'ye yönelik 'Yolsuzluk' davasında 44'üncü duruşma sona erdi
İBB'ye yönelik 'Yolsuzluk' davasında 44'üncü duruşma sona erdi
İBB'ye yönelik 'Yolsuzluk' davasında aralarında görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 68 tutuklu ve çok sayıda tutuksuz sanık duruşmanın 11'inci haftasında hakim karşısına çıktı. Bugün görülen 44’üncü duruşmada sanık savunmaları alındı. Mahkemede İmamoğlu'nun doğum günü olması nedeniyle salondaki izleyiciler tarafından 'İyi ki doğdun' yazılı pankart açıldı. Duruşma, sanık savunmaları ile yarın görülmeye devam edecek.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘Yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede 'Örgüt lideri’ olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu’nun; ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç gelirlerinin aklanması’, ‘Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, ‘Kişisel verilerin kaydedilmesi’, ‘Kişisel verileri ele geçirme ve yayma’, ‘Suç delillerini gizleme’, ‘Haberleşmenin engellenmesi’, ‘Kamu malına zarar verme’, ‘Rüşvet alma’, ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, ‘İhaleye fesat karıştırma’, ‘Çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi usul kanununa muhalefet’, ‘Orman kanununa muhalefet’ ve ‘Maden kanununa muhalefet’ suçlarını işlediği iddia edildi. İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
İLK DURUŞMADAN BUGÜNE 42 SANIK TAHLİYE EDİLDİ
Mahkeme heyeti geçtiğimiz celselerde, sanıklardan İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, Özgür Karabat’ın şoförü Sırrı Küçük, Ağaç A.Ş çalışanı Fatih Yağcı, iş insanı Ali Üner, iş insanı Evren Şirolu, iş insanı Ebubekir Akın, İSPER personeli Davut Bildik, Altan Ertürk, Hüseyin Yurttaş, Murat Ongun’un şoförü Kadir Öztürk, Mustafa Bostancı, Kadriye Kasapoğlu’nun şoförü Sabri Caner Kırca, Baran Gönül, Mahir Gün, Esra Huri Bulduk, Şehide Zehra Keleş Yüksel, Başak Tatlı ve zabıta memuru Nazan Başelli, İBB'de veri uzmanı İsmet Korkmaz, İBB'de yazılım koordinatörü Emrah Yüksel, İBB'de bilgisayar mühendisi Mehmet Çağlar Kuru, İBB Şehir Planlamacısı Nuri Cem Ceylan, İBB Sosyal Medya Danışmanı Ulaş Yılmaz , reklamcı Yusuf Utku Şahin, İmamoğlu'nun koruması Çağlar Türkmen, iş insanı Adem Soytekin, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in Özel Kalem Müdürü Seyhan Özcan, reklamcı Esma Bayrak, Fatih Keleş'in yeğeni Murat Keleş, İBB Kamulaştırma Müdürü Fatih Özçelik, Beyoğlu dosyasından tutuklu İnan Güney'in eniştesi İsmail Akkaya, İş İnsanı Harun Cengiz Beğenmez ve İş insanı Mehmet Kaya, Iraz Bayrak, Orhan Gazi Erdoğan, Engin Ulusoy, Mustafa Keleş, Gökhan Köseoğlu, Seza Büyükçulha, Ahmet Şahin, Cevat Kaya, Hakan Aplak’ın tahliyesine karar verildi.
DURUŞMA SALONUNDA 'İYİ Kİ DOĞDUN' PANKARTI AÇTILAR
Duruşma saat 11.00 sıralarında başladı. Ekrem İmamoğlu’nun doğum günü nedeniyle duruşma salonunda izleyiciler tarafından üzerinde 'İyi ki doğdun' yazılı pankart açıldı. Dilek İmamoğlu, izleyici bölümünde pasta mumu üflerken, Ekrem İmamoğlu ise salondakilere dönerek, "Güzel günlerde görüşeceğiz. Hepinizi çok seviyorum" dedi. Diğer yandan Kültür A.Ş. Genel Müdür yardımcısı Erdinç Çolak savunma kürsüsüne çıktığı sırada fenalaştı. Çolak'ın diyabet hastası olduğu öğrenildi. Sağlık ekipleri Çolak'a müdahele ederken bir sonraki sanık Reklamcı Ömür Yılmaz’ın savunmasına geçildi.
‘2024’TE 8 KEZ TEKLİF VERDİM AMA KAZANAMADIM’
Reklamcı Ömür Yılmaz savunmasında, "2021 yılında ilk olarak Medya A.Ş.‘den hemşehri günleri kapsamında film yapımı ihalesi kazandım. 2021 yılı cirom 24 milyon. Bunun yüzde 94’ü özel sektöre yapmış olduğum işlerdir. 2022 senesinde Kültür A.Ş.’ den ilk kez ihale aldım. Davet usulüyle davet edilmiş olduğum ihalelerden sadece yedisini kazanabildim. Bu ihalelerde yer alan işlerin tamamını piyasa marjlarının altında yaptım. Hiçbir usulsüzlük yapmadım, haksız bir kazanç sağlamadım. 2023 senesinde Kültür A.Ş.‘ den 6 ihale kazandım. Aynı şekilde bu ihaleler kapsamında almış olduğum işleri de usulüne uygun şekilde gerçekleştirdim. Haksız kazanç elde etmedim. 2024 senesinde Kültür A.Ş.‘nin ihalelerine 8 kez teklif verdim ama hiçbirini kazanamadım ve 2024 yılında hiçbir şekilde Kültür A.Ş. ve Medya A.Ş. ile iş yapmadım" dedi.
‘KİMSEYİ DOLANDIRMADIM’
Yılmaz, "İddianamede, OMR Organizasyon firmasının her ne kadar resmiyetteki sahibi ben olsam da esasen bu firmanın Emrah Bağdatlı’nın güdümünde olan bir şirket olduğu ve bu kişinin firmanın gayriresmi olarak ortağı olduğu, Murat Ongun’un talimatları doğrultusunda şirket üzerinden ihalelere katılım sağlanarak gerçeği yansıtmayan faturalar keserek örgütün sisteme para aktarmasına yardım ettiği iddia edilmiştir. Bırakın sisteme fazla para çıkartmak gibi bir durumu, bazı tedarikçiler benden ödemelerini geç aldıkları için çok zor durumda kaldı. Bazıları battı. Hatta, bir kişi de burada bana borcumu hatırlattı. Beni her gördüğü yerde ‘Borcunu ne zaman vereceksin kardeş’ deyip duruyor. Kültür A.Ş.‘nin kamu zararına zarar oluşturduğundan bahsedilmiş ise de benim veya şirketimin ne şekilde ve ne tutarda zarar oluşturduğuna dair somut bir belirleme yapılmamıştır. Kaldı ki ben hiçbir şekilde zarara sebep olmadım. Asla fahiş faturalar kesmedim. Bu zamana kadar aldığım işlerin büyük çoğunluğu özel sektörden oluşmuştur. Firmam ile elde ettiğim karlar piyasa marjlarının altındadır. Çoğu işi çok az kar ile yaptım. Benim Murat Ongun’la bir araya gelmediğim, kendisini görmediğim ortadadır. Kendisiyle tek bir telefon konuşmamız bile yok. Şirketin gerçek sahibinin Bağdatlı olduğu iddiası tümüyle mesnetsiz bir iddiadır ve gerçek dışıdır. Ben hiçbir örgüte üye değilim. Asla ama asla kimseyi dolandırmadım" dedi.
‘YARGILANMAMIN SEBEBİNİN İMAMOĞLU’YLA OLAN DOSTLUĞUMDAN OLDUĞUNU BİLİYORUM’
Hüseyin Köksal savunmasında, "Bu dosyada yargılanmamın asıl sebebinin Ekrem İmamoğlu’yla olan dostluğumun olduğunun farkındayım. Bugüne kadar İBB’den veya İBB’nin herhangi bir iştirakinden şahsıma veya şirketlerime gelmiş tek kuruş para yoktur. Gitmediğim ülkelere gitmişim, binmediğim uçaklara binmişim gibi haberler yapıldı; özel jetle yurt dışına para götürdüğüm iddia edildi, savcının bunu tespit ettiği söylendi. BVA şirketinin işleriyle uzun bir süre ilgilenemedim. Şirkete bugüne kadar en fazla 3-4 kere gitmişimdir. Ben sadece şirketin finansal tablolarını incelerdim. Urban Medya isimli şirketten bahsedecek olursam, bildiğim kadarıyla bu şirketle sadece 1 yenileme ihalesi kazanabildik. Girdiğimiz ihaleleri kaybettik. Her iki şirket için de şunu söylemek isterim: 2024 yılının ortalarına doğru tekstil tarafındaki işlerim biraz rahatlamıştı. Ahmet, şirket işleriyle ilgilenmek istemediğini söylüyordu. Murat Kapki ile de pek anlaşamadıklarını biliyorum. Bunun üzerine her iki şirkette Ahmet Köksal’ın üzerinde bulunan hisselerimi devraldım. Hisseleri de 105 milyon TL karşılığında satın aldım. O günün kuruyla 4 milyon dolara yakın bir para yapıyor. Bu şekilde Urban Medya’nın tek ortağı oldum. Şunu vurgulamak isterim; bu süreçte yapılan her işlemin eksiksiz vergisi ödenmiştir. Şirket hisselerinin resmiyette Ahmet’in üzerinde olmasından dolayı en ufak bir kamu zararı doğmamıştır" dedi.
'SAVCILIĞIN GİZLİ TOPLANTI HARİCİNDE İDDİASI YOK'
Köksal, "23 Mart tarihinde rüşvet verme suçundan tutuklandım. Ancak iddianamede rüşvet verme suçu değil, başka suçlar yöneltildi. 23 Mart tarihinden sonra rapor alındı. İftiracı ifadeleri alındı. Banka hesap hareketleri incelendi. Bunların hiçbiri bana sorulmadı. Bunların hepsini iddianame hazırlandıktan sonra öğrendim. Şirketlerimin hangi ihalelere girdiğini, hangilerini kazandığını net olarak bilmezdim. Ancak tutuklu olduğum bu süreçte biraz öğrendim. İlk olarak mahkemenizden, İBB ve iştiraklerinin 2019 yılından bugüne kadar kaç tane ihale düzenlediğinin tespitini istiyorum. Sadece iddianamede 70 adet ana ihale yer alıyor. Alt ihale sayısı ise sanıyorum 100’ün üzerindedir. Bir suç örgütünden bahsediliyor ve benim özel vasıfla üye olduğum iddia ediliyor. Toplam kaç ihale düzenlendiği ve benim şirketlerimin bu ihalelerin kaçını kazandığı oranlanırsa ne kadar komik bir suçlama yapıldığı görülecektir. Savcılık bana, şirketlerimin kazandığı alt ihaleler için suçlama yöneltmedi. Benim şirketlerimin kazandığı ihalelere fesat karıştırdığım iddia edilmiyor. Savcılığa göre İBB’nin düzenlediği ve Kültür AŞ veya Medya AŞ’nin kazandığı ihalelere fesat karıştırdım. Ben tarafı olmadığım bir ihaleye nasıl fesat karıştırabilirim bilmiyorum. Savcılığın gizli toplantı haricinde iddiası yok. Telepati yoluyla mı organizasyon yaptım? Ya da şunu soralım: Şirketlerim İBB ve iştiraklerinin birçok ihalesine katıldı, çoğunu kaybetti. Sadece iddianamede 100 adet asıl ihaleden bahsediliyor, ben ise sadece şirketlerimin kazandığı 4 kiralama ile suçlanıyorum. Ne organizasyonu yapmışım? İddianamede Murat Ongun benim yöneticim olarak gösterilmiş, bana emir ve talimat verecekmiş. Komik bir iddia. Murat Ongun ile son 2-3 yıldır arkadaşız. Benim şirketlerim bu tarihten sonra İBB ve iştiraklerinin herhangi bir ihalesini kazanamamıştır" dedi
DURUŞMA ERTELENDİ
Duruşma, sanık savunmalarının alınması ile yarın saat 10.00'da görülmeye devam edecek. (
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
