İBB'ye yönelik 'Yolsuzluk' davasında duruşma 15 Haziran'a ertelendi

Gündem 11.06.2026 - 23:35, Güncelleme: 11.06.2026 - 23:35
 

İBB'ye yönelik 'Yolsuzluk' davasında duruşma 15 Haziran'a ertelendi

İBB'ye yönelik 'Yolsuzluk' davasında aralarında görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 68 tutuklu ve tutuksuz sanıklar duruşmanın 12'nci haftasında hakim karşısına çıktı. Bugün görülen 49’uncu duruşmada savunma yapan Medya A.Ş. Reklam Alanları Müdürü Elif Güven, "Ekrem İmamoğlu’nun suç örgütü iddiasını ne bilirim ne de kabul ederim. Asla İmamoğlu’nun ‘suç örgütü’ iddiasına para sağlansın diye ihalelere fesat karıştırmadık, kamu zararı oluşturmadık. Ben para dolu çantalar görmedim, duymadım. Benden kimse iddia edilen bir örgüte para sağlamam için veya menfaat karşılığında ihaleye fesat karıştırmamı istemedi. Siyasi olarak özel bir kimliğim de yok, CHP üyesi bile değilim. Siyaseten de içinde bulunmadığım sözde bir örgüt için neden bir eylem yapayım" dedi. Duruşma 15 Haziran'a ertelendi.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘Yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede 'Örgüt lideri’ olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu’nun; ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç gelirlerinin aklanması’, ‘Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, ‘Kişisel verilerin kaydedilmesi’, ‘Kişisel verileri ele geçirme ve yayma’, ‘Suç delillerini gizleme’, ‘Haberleşmenin engellenmesi’, ‘Kamu malına zarar verme’, ‘Rüşvet alma’, ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, ‘İhaleye fesat karıştırma’, ‘Çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi usul kanununa muhalefet’, ‘Orman kanununa muhalefet’ ve ‘Maden kanununa muhalefet’ suçlarını işlediği iddia edildi. İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.   İLK DURUŞMADAN BUGÜNE 42 SANIK TAHLİYE EDİLDİ Mahkeme heyeti geçtiğimiz celselerde, sanıklardan İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, Özgür Karabat’ın şoförü Sırrı Küçük, Ağaç A.Ş çalışanı Fatih Yağcı, iş insanı Ali Üner, iş insanı Evren Şirolu, iş insanı Ebubekir Akın, İSPER personeli Davut Bildik, Altan Ertürk, Hüseyin Yurttaş, Murat Ongun’un şoförü Kadir Öztürk, Mustafa Bostancı, Kadriye Kasapoğlu’nun şoförü Sabri Caner Kırca, Baran Gönül, Mahir Gün, Esra Huri Bulduk, Şehide Zehra Keleş Yüksel, Başak Tatlı ve zabıta memuru Nazan Başelli, İBB'de veri uzmanı İsmet Korkmaz, İBB'de yazılım koordinatörü Emrah Yüksel, İBB'de bilgisayar mühendisi Mehmet Çağlar Kuru, İBB Şehir Planlamacısı Nuri Cem Ceylan, İBB Sosyal Medya Danışmanı Ulaş Yılmaz , reklamcı Yusuf Utku Şahin, İmamoğlu'nun koruması Çağlar Türkmen, iş insanı Adem Soytekin, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in Özel Kalem Müdürü Seyhan Özcan, reklamcı Esma Bayrak, Fatih Keleş'in yeğeni Murat Keleş, İBB Kamulaştırma Müdürü Fatih Özçelik, Beyoğlu dosyasından tutuklu İnan Güney'in eniştesi İsmail Akkaya, İş İnsanı Harun Cengiz Beğenmez ve İş insanı Mehmet Kaya, Iraz Bayrak, Orhan Gazi Erdoğan, Engin Ulusoy, Mustafa Keleş, Gökhan Köseoğlu, Seza Büyükçulha, Ahmet Şahin, Cevat Kaya, Hakan Aplak’ın tahliyesine karar verildi.   ‘2019 ÖNCESİ FAALİYETLERE DOKUNULMAMASI MANİDARDIR’ Medya A.Ş. Reklam Alanları Müdürü Elif Güven, "Ben işine son derece hakim, yıllardır medya ve reklam sektöründe çok iyi projeler yapmış bir profesyonelim. İddianamede hakkımda yazanların aksine İBB Medya A.Ş.‘de bir sözde örgüt üyesi olarak değil, tamamen geçmiş tecrübelerimle çalışmaya başladım. Dolandırıcılık iddiasının ve sebepsiz zenginleşmenin aksine, İBB’de işe başlayınca geliri özel sektöre göre düşmüş bir profesyonelim. Güya biz birilerine kurgu yapıp bir ihale vermişiz ya, ben bizden önceki durumu da çok iyi bilirim. Ki aslında iddianamenin aksine kimseye kurgu ile ihale vermiyoruz. Asıl dosya içindeki sözde bilirkişi raporları kurgudur. Ayrıca İBB’nin 2019 yılı öncesi faaliyetlerine savcılığın dokunmaması da manidardır. Bir suç işlenmişse geriye doğru tamamına bakılmalıdır. 2019 öncesine hiç bakılmaması, maalesef siyasi saiklerle soruşturmanın yapıldığı izlenimi yaratmaktadır. Biz şimdiye kadar 2019 öncesinin yargılandığını görmediğimiz gibi, sürekli Sayıştay ve İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin denetimindeyken önceki dönemde bu yasal denetimlerin de düzgün şekilde yapılmadığını biliyoruz" dedi.   'İÇİNDE BULUNMADIĞIM SÖZDE BİR ÖRGÜT İÇİN NEDEN BİR EYLEM YAPAYIM' Güven, "Ekrem İmamoğlu’nun suç örgütü iddiasını ne bilirim ne de kabul ederim. Asla İmamoğlu’nun ‘suç örgütü’ iddiasına para sağlansın diye ihalelere fesat karıştırmadık, kamu zararı oluşturmadık. Ben para dolu çantalar görmedim, duymadım. Benden kimse iddia edilen bir örgüte para sağlamam için veya menfaat karşılığında ihaleye fesat karıştırmamı istemedi. Kendime de kişisel bir menfaat sağlamadım; Mal varlığı kayıtlarından, banka kayıtlarından açıkça görünmektedir. Siyasi olarak özel bir kimliğim de yok, CHP üyesi bile değilim. Siyaseten de içinde bulunmadığım sözde bir örgüt için neden bir eylem yapayım? Neden hiç menfaatim olmadan başkaları için kendimi feda edeyim? Savcılık tarafından alınan ikinci ifadem hakkında da açıklama yapmak istiyorum. Tutukluluğumun 20’nci gününde cezaevinde bir infaz koruma memuru geldi. Bana ‘Elif hazırlan, seni doktora götüreceğiz’ dedi. Ben de revire çıkıyorum zannettim. ‘Savcı seni çağırmış, savcıya gideceksin’ dediler. Emniyette verdiğim, sorguda verdiğim ifadelerden sonra ayrıca bir ifade verme talebim yoktu. Anlayamadım. Çağlayan Adliyesi’ne götürüldüm. Avukatımla orada karşılaştık. Avukatım bana savcının, ‘Daha 2,5 yıl biz bu iddianameyi yazmayız. Söyle, bildiklerini anlatsın’ dediğini iletti. O zaman ben etkin pişmanlığın ne olduğunu bile bilmiyordum. Avukatıma ‘Ben bir şey bilmiyorum. Bildiklerimi anlattım’ dedim. Sonra Savcı bana, ‘Sana yardımcı oluruz’ dedi. Kendisinin sürekli bir azarıyla karşı karşıya kaldım. Anlatıyorum ama diyor ki: ‘Hala istediğim gibi konuşuyorsun’ Nasıl konuşacağımı da bilmiyorum. Anlatıyorum, sorular soruyor, ‘Bilmiyorum’ diyorum ya da ‘Böyle bir şey duymadım, hissetmedim’ diyorum ‘Kimse bana şu ihaleyi şuna ver gibi bir şey söylemedi’ diyorum. Savcı benden memnun olmadı, bunu anladım. Bana, ‘Bak yine istediğim gibi konuşmadın’ dedi. Ağlamaya başladım, dedim ki: ‘Ben gerçekten bilmiyorum.’ Sonra bana, ‘X, Y ile ilişkisi var mıydı?’, ‘Bu, bunun arkadaşı mıydı?’, ‘Ekrem Bey’in arkadaşı mıdır?’ diye sorular sordu. Bilmiyorum. Ben Ekrem Bey’le sanki sürekli birlikte geziyorum. Bilmiyorum diyorum. ‘Ama öyle deniyor’ diyor. Ben de diyorum ki: ‘Öyleyse öyle olabilir, yani bu bir suç mu?’ İnsanın arkadaş olması ne zamandan beri suç oldu? Yüzüme karşı açıkça, ‘İstediğim gibi konuşmuyor, kalsın içeride’ Benim için sıkıntı yok" ifadelerini kullandı.   ‘ETKİN PİŞMANLIKTAN YARARLANMADIM, DİLEKÇEMDE YOK’ Güven, "Zapta geçerken cümlelerimi kısalttılar; istedikleri gibi yazmaları beni çok rahatsız etti. Kendisi yazdırmaya başladı, kendi cümleleriyle. Benim cümlem yok. Sonra yazdı ki: ‘Etkin pişmanlıktan yararlanmak istiyorum.’ Sayın savcım, böyle bir şeyden yararlanmıyorum, ben etkin pişman değilim, bir suç işlemedim. Sonra dışarıda avukatımla konuştum. Dedim ki: ‘Neden sözlerimi usulüne uygun şekilde geçirtmedin, neden itiraz etmedin?’ Cevap vermedi. İfade alma sırasındaki yetersizliğinden dolayı kendisini azlettim. Etkin pişmanlıktan yararlanmadım. Dilekçemde de yok. Bugün bana deseniz ki ‘Elif, bu kadar isnat var, cezan da olacak. Sen bu sözleşmelere yine imza atar mısın?’ Emin olun ben yine atarım. Çünkü usulsüz hiçbir şey yok. Bu ispatlanacaktır. Bunun sonu beraat olacak. Allah’tan korkar, kuldan utanırım. Gider yatarım ve onurumla çıkarım. Ama herhalde iftiracı olsam çıkacaktım. Ben deli miyim? 45 yaşıma gelmişim, ‘Münferit bir örgüt vardı da gireyim, bir örgüte katılayım’ mı dedim? Hayır. Ben iş görüşmesine gittim, işe alındım. Haberim olmayan bir örgüte nasıl üye olurum? Ki benim Murat Ongun’a bağlı olduğum söyleniyor, yöneticim oymuş. Bana Murat Ongun ‘Şunu şöyle yap’ dese dahi, eğer mevzuata aykırıysa, bakın bu önemli, kendisine bunun olmayacağını iletirim. Örgüt olduğumuz HTS kayıtlarına dayandırılmış. Benim aynı şirkette çalıştığım yöneticim ve iş arkadaşlarımla aynı bölgede olmam kadar doğal bir şey var mı? İmamoğlu’na gönülden desteğim var ama kendisi kazansın diye böyle bir şey yapamam. Kendisi de zaten istemez. İddianamede Murat Ongun ve Emrah Bağdatlı’dan talimat aldığım iddiası da var. Emrah Bağdatlı kim ki? Ben Emrah Bağdatlı’yı tanıyorum ama niye ondan bir talimat alayım? Kendisinin Medya A.Ş.’de bir görevi yok ki bana gelip talimat versin” dedi.   ‘KİMSEDEN TALİMAT ALMADIM’ Medya A.Ş Satın Alma ve İhale Müdürü Fatoş Ayık, "Bir örgüte üye olmadım, kimseden talimat almadım. Emeğimin karşılığı dışında uhdeme geçen tek bir kuruş dahi olmamıştır. Delilleri karartma ve kaçma şüphem yoktur. Ben Medya AŞ'ye 2010 yılında girdim. Kurulduğu ilk günden bu yana 15 yıldır çalışıyorum. Talimat almadım. Emrah Bağdatlı'yı sözleşmelerle tanıdım ve Murat Ongun'un danışmanı olarak bilirdim. Ancak Emrah Bağdatlı'nın Medya A.Ş üzerinde bir resmi danışmanlık görevi yoktur. Emrah Bağdatlı'yla telefon irtibatlarıma bakıldığında, sözleşmelerin imzalanması ve hak ediş süreçleriyle ilgilidir" dedi.   Duruşma savcısının, "Medya AŞ'de iş bilgisayarınızın şifresini hatırlamadığınızdan paylaşmamışsınız, sonrasında paylaştınız mı?" sorusunu cevaplayan Fatoş Ayık, "Kurumsal mail kullanıyoruz. 3 ayda bir şifreler yenileniyor. Mail geldi, şifreniz yenilensin diye. Cuma günü geldi şifre yenileme işi, pazartesi değiştirdim. Şifremi yeniledim. Savcılığın istediği evraklarla ilgilenirken, 3 tane memur bey geldi. Bilgisayarınıza el koyuyoruz dediler. Bilgisayarla ilgili şifreyi istediler. Şifreyi hatırlamıyorum. Telefonumdaki şifrelerimi bile unuttum, bloke oldu" dedi.   DURUŞMA ERTELENDİ Duruşma, sanık savunmalarının alınması ile 15 Haziran Pazartesi günü saat 10.00'da görülmeye devam edecek. (DHA)
İBB'ye yönelik 'Yolsuzluk' davasında aralarında görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 68 tutuklu ve tutuksuz sanıklar duruşmanın 12'nci haftasında hakim karşısına çıktı. Bugün görülen 49’uncu duruşmada savunma yapan Medya A.Ş. Reklam Alanları Müdürü Elif Güven, "Ekrem İmamoğlu’nun suç örgütü iddiasını ne bilirim ne de kabul ederim. Asla İmamoğlu’nun ‘suç örgütü’ iddiasına para sağlansın diye ihalelere fesat karıştırmadık, kamu zararı oluşturmadık. Ben para dolu çantalar görmedim, duymadım. Benden kimse iddia edilen bir örgüte para sağlamam için veya menfaat karşılığında ihaleye fesat karıştırmamı istemedi. Siyasi olarak özel bir kimliğim de yok, CHP üyesi bile değilim. Siyaseten de içinde bulunmadığım sözde bir örgüt için neden bir eylem yapayım" dedi. Duruşma 15 Haziran'a ertelendi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘Yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede 'Örgüt lideri’ olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu’nun; ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç gelirlerinin aklanması’, ‘Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, ‘Kişisel verilerin kaydedilmesi’, ‘Kişisel verileri ele geçirme ve yayma’, ‘Suç delillerini gizleme’, ‘Haberleşmenin engellenmesi’, ‘Kamu malına zarar verme’, ‘Rüşvet alma’, ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, ‘İhaleye fesat karıştırma’, ‘Çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi usul kanununa muhalefet’, ‘Orman kanununa muhalefet’ ve ‘Maden kanununa muhalefet’ suçlarını işlediği iddia edildi. İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

 

İLK DURUŞMADAN BUGÜNE 42 SANIK TAHLİYE EDİLDİ

Mahkeme heyeti geçtiğimiz celselerde, sanıklardan İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, Özgür Karabat’ın şoförü Sırrı Küçük, Ağaç A.Ş çalışanı Fatih Yağcı, iş insanı Ali Üner, iş insanı Evren Şirolu, iş insanı Ebubekir Akın, İSPER personeli Davut Bildik, Altan Ertürk, Hüseyin Yurttaş, Murat Ongun’un şoförü Kadir Öztürk, Mustafa Bostancı, Kadriye Kasapoğlu’nun şoförü Sabri Caner Kırca, Baran Gönül, Mahir Gün, Esra Huri Bulduk, Şehide Zehra Keleş Yüksel, Başak Tatlı ve zabıta memuru Nazan Başelli, İBB'de veri uzmanı İsmet Korkmaz, İBB'de yazılım koordinatörü Emrah Yüksel, İBB'de bilgisayar mühendisi Mehmet Çağlar Kuru, İBB Şehir Planlamacısı Nuri Cem Ceylan, İBB Sosyal Medya Danışmanı Ulaş Yılmaz , reklamcı Yusuf Utku Şahin, İmamoğlu'nun koruması Çağlar Türkmen, iş insanı Adem Soytekin, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in Özel Kalem Müdürü Seyhan Özcan, reklamcı Esma Bayrak, Fatih Keleş'in yeğeni Murat Keleş, İBB Kamulaştırma Müdürü Fatih Özçelik, Beyoğlu dosyasından tutuklu İnan Güney'in eniştesi İsmail Akkaya, İş İnsanı Harun Cengiz Beğenmez ve İş insanı Mehmet Kaya, Iraz Bayrak, Orhan Gazi Erdoğan, Engin Ulusoy, Mustafa Keleş, Gökhan Köseoğlu, Seza Büyükçulha, Ahmet Şahin, Cevat Kaya, Hakan Aplak’ın tahliyesine karar verildi.

 

‘2019 ÖNCESİ FAALİYETLERE DOKUNULMAMASI MANİDARDIR’

Medya A.Ş. Reklam Alanları Müdürü Elif Güven, "Ben işine son derece hakim, yıllardır medya ve reklam sektöründe çok iyi projeler yapmış bir profesyonelim. İddianamede hakkımda yazanların aksine İBB Medya A.Ş.‘de bir sözde örgüt üyesi olarak değil, tamamen geçmiş tecrübelerimle çalışmaya başladım. Dolandırıcılık iddiasının ve sebepsiz zenginleşmenin aksine, İBB’de işe başlayınca geliri özel sektöre göre düşmüş bir profesyonelim. Güya biz birilerine kurgu yapıp bir ihale vermişiz ya, ben bizden önceki durumu da çok iyi bilirim. Ki aslında iddianamenin aksine kimseye kurgu ile ihale vermiyoruz. Asıl dosya içindeki sözde bilirkişi raporları kurgudur. Ayrıca İBB’nin 2019 yılı öncesi faaliyetlerine savcılığın dokunmaması da manidardır. Bir suç işlenmişse geriye doğru tamamına bakılmalıdır. 2019 öncesine hiç bakılmaması, maalesef siyasi saiklerle soruşturmanın yapıldığı izlenimi yaratmaktadır. Biz şimdiye kadar 2019 öncesinin yargılandığını görmediğimiz gibi, sürekli Sayıştay ve İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin denetimindeyken önceki dönemde bu yasal denetimlerin de düzgün şekilde yapılmadığını biliyoruz" dedi.

 

'İÇİNDE BULUNMADIĞIM SÖZDE BİR ÖRGÜT İÇİN NEDEN BİR EYLEM YAPAYIM'

Güven, "Ekrem İmamoğlu’nun suç örgütü iddiasını ne bilirim ne de kabul ederim. Asla İmamoğlu’nun ‘suç örgütü’ iddiasına para sağlansın diye ihalelere fesat karıştırmadık, kamu zararı oluşturmadık. Ben para dolu çantalar görmedim, duymadım. Benden kimse iddia edilen bir örgüte para sağlamam için veya menfaat karşılığında ihaleye fesat karıştırmamı istemedi. Kendime de kişisel bir menfaat sağlamadım; Mal varlığı kayıtlarından, banka kayıtlarından açıkça görünmektedir. Siyasi olarak özel bir kimliğim de yok, CHP üyesi bile değilim. Siyaseten de içinde bulunmadığım sözde bir örgüt için neden bir eylem yapayım? Neden hiç menfaatim olmadan başkaları için kendimi feda edeyim? Savcılık tarafından alınan ikinci ifadem hakkında da açıklama yapmak istiyorum. Tutukluluğumun 20’nci gününde cezaevinde bir infaz koruma memuru geldi. Bana ‘Elif hazırlan, seni doktora götüreceğiz’ dedi. Ben de revire çıkıyorum zannettim. ‘Savcı seni çağırmış, savcıya gideceksin’ dediler. Emniyette verdiğim, sorguda verdiğim ifadelerden sonra ayrıca bir ifade verme talebim yoktu. Anlayamadım. Çağlayan Adliyesi’ne götürüldüm. Avukatımla orada karşılaştık. Avukatım bana savcının, ‘Daha 2,5 yıl biz bu iddianameyi yazmayız. Söyle, bildiklerini anlatsın’ dediğini iletti. O zaman ben etkin pişmanlığın ne olduğunu bile bilmiyordum. Avukatıma ‘Ben bir şey bilmiyorum. Bildiklerimi anlattım’ dedim. Sonra Savcı bana, ‘Sana yardımcı oluruz’ dedi. Kendisinin sürekli bir azarıyla karşı karşıya kaldım. Anlatıyorum ama diyor ki: ‘Hala istediğim gibi konuşuyorsun’ Nasıl konuşacağımı da bilmiyorum. Anlatıyorum, sorular soruyor, ‘Bilmiyorum’ diyorum ya da ‘Böyle bir şey duymadım, hissetmedim’ diyorum ‘Kimse bana şu ihaleyi şuna ver gibi bir şey söylemedi’ diyorum. Savcı benden memnun olmadı, bunu anladım. Bana, ‘Bak yine istediğim gibi konuşmadın’ dedi. Ağlamaya başladım, dedim ki: ‘Ben gerçekten bilmiyorum.’ Sonra bana, ‘X, Y ile ilişkisi var mıydı?’, ‘Bu, bunun arkadaşı mıydı?’, ‘Ekrem Bey’in arkadaşı mıdır?’ diye sorular sordu. Bilmiyorum. Ben Ekrem Bey’le sanki sürekli birlikte geziyorum. Bilmiyorum diyorum. ‘Ama öyle deniyor’ diyor. Ben de diyorum ki: ‘Öyleyse öyle olabilir, yani bu bir suç mu?’ İnsanın arkadaş olması ne zamandan beri suç oldu? Yüzüme karşı açıkça, ‘İstediğim gibi konuşmuyor, kalsın içeride’ Benim için sıkıntı yok" ifadelerini kullandı.

 

‘ETKİN PİŞMANLIKTAN YARARLANMADIM, DİLEKÇEMDE YOK’

Güven, "Zapta geçerken cümlelerimi kısalttılar; istedikleri gibi yazmaları beni çok rahatsız etti. Kendisi yazdırmaya başladı, kendi cümleleriyle. Benim cümlem yok. Sonra yazdı ki: ‘Etkin pişmanlıktan yararlanmak istiyorum.’ Sayın savcım, böyle bir şeyden yararlanmıyorum, ben etkin pişman değilim, bir suç işlemedim. Sonra dışarıda avukatımla konuştum. Dedim ki: ‘Neden sözlerimi usulüne uygun şekilde geçirtmedin, neden itiraz etmedin?’ Cevap vermedi. İfade alma sırasındaki yetersizliğinden dolayı kendisini azlettim. Etkin pişmanlıktan yararlanmadım. Dilekçemde de yok. Bugün bana deseniz ki ‘Elif, bu kadar isnat var, cezan da olacak. Sen bu sözleşmelere yine imza atar mısın?’ Emin olun ben yine atarım. Çünkü usulsüz hiçbir şey yok. Bu ispatlanacaktır. Bunun sonu beraat olacak. Allah’tan korkar, kuldan utanırım. Gider yatarım ve onurumla çıkarım. Ama herhalde iftiracı olsam çıkacaktım. Ben deli miyim? 45 yaşıma gelmişim, ‘Münferit bir örgüt vardı da gireyim, bir örgüte katılayım’ mı dedim? Hayır. Ben iş görüşmesine gittim, işe alındım. Haberim olmayan bir örgüte nasıl üye olurum? Ki benim Murat Ongun’a bağlı olduğum söyleniyor, yöneticim oymuş. Bana Murat Ongun ‘Şunu şöyle yap’ dese dahi, eğer mevzuata aykırıysa, bakın bu önemli, kendisine bunun olmayacağını iletirim. Örgüt olduğumuz HTS kayıtlarına dayandırılmış. Benim aynı şirkette çalıştığım yöneticim ve iş arkadaşlarımla aynı bölgede olmam kadar doğal bir şey var mı? İmamoğlu’na gönülden desteğim var ama kendisi kazansın diye böyle bir şey yapamam. Kendisi de zaten istemez. İddianamede Murat Ongun ve Emrah Bağdatlı’dan talimat aldığım iddiası da var. Emrah Bağdatlı kim ki? Ben Emrah Bağdatlı’yı tanıyorum ama niye ondan bir talimat alayım? Kendisinin Medya A.Ş.’de bir görevi yok ki bana gelip talimat versin” dedi.

 

‘KİMSEDEN TALİMAT ALMADIM’

Medya A.Ş Satın Alma ve İhale Müdürü Fatoş Ayık, "Bir örgüte üye olmadım, kimseden talimat almadım. Emeğimin karşılığı dışında uhdeme geçen tek bir kuruş dahi olmamıştır. Delilleri karartma ve kaçma şüphem yoktur. Ben Medya AŞ'ye 2010 yılında girdim. Kurulduğu ilk günden bu yana 15 yıldır çalışıyorum. Talimat almadım. Emrah Bağdatlı'yı sözleşmelerle tanıdım ve Murat Ongun'un danışmanı olarak bilirdim. Ancak Emrah Bağdatlı'nın Medya A.Ş üzerinde bir resmi danışmanlık görevi yoktur. Emrah Bağdatlı'yla telefon irtibatlarıma bakıldığında, sözleşmelerin imzalanması ve hak ediş süreçleriyle ilgilidir" dedi.

 

Duruşma savcısının, "Medya AŞ'de iş bilgisayarınızın şifresini hatırlamadığınızdan paylaşmamışsınız, sonrasında paylaştınız mı?" sorusunu cevaplayan Fatoş Ayık, "Kurumsal mail kullanıyoruz. 3 ayda bir şifreler yenileniyor. Mail geldi, şifreniz yenilensin diye. Cuma günü geldi şifre yenileme işi, pazartesi değiştirdim. Şifremi yeniledim. Savcılığın istediği evraklarla ilgilenirken, 3 tane memur bey geldi. Bilgisayarınıza el koyuyoruz dediler. Bilgisayarla ilgili şifreyi istediler. Şifreyi hatırlamıyorum. Telefonumdaki şifrelerimi bile unuttum, bloke oldu" dedi.

 

DURUŞMA ERTELENDİ

Duruşma, sanık savunmalarının alınması ile 15 Haziran Pazartesi günü saat 10.00'da görülmeye devam edecek. (DHA)

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve sakinca.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.