İmamoğlu ile 3 sanığın yargılandığı ‘Casusluk’ davasında ara mütaala

Siyaset 06.07.2026 - 18:18, Güncelleme: 06.07.2026 - 18:18
 

İmamoğlu ile 3 sanığın yargılandığı ‘Casusluk’ davasında ara mütaala

Görevinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Necati Özkan, Hüseyin Gün ve Merdan Yanardağ’ın yargılandığı 'Casusluk' davasında 2'nci duruşma başladı. Ara mütalaasını açıklayan savcı, siyasal ve askeri casusluk şüphesine ilişkin somut delillerin bulunduğu gerekçesiyle sanıkların tutukluluk halinin devamını istedi. Duruşmada savunma yapan Necati Özkan, "Bu davada casusluğun adı var ama casusluk yok. Bu davanın hiçbir yerinde devletin güvenliği için gizli kalması gereken bir bilginin temin edildiğine ilişkin bir iz yok. Bilmeden eğer devlet aleyhine bir işe kalkıştıysak, bir eylemimiz olduysa, bu ülkeye, bu vatana ihanet ettiysek bunu biz de bilelim. Mal paylaşımı kavgası içinde olan bir adamın yönlendirdiği bir davadayız. Dayanak ne? Dayanak şu: Biz Hüseyin Gün’le buluşmuşuz" dedi.
Tutuklanan ve görevinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Necati Özkan, Hüseyin Gün ve Merdan Yanardağ’ın yargılandığı, haklarında 'Siyasal casusluk’ suçundan 15’er yıldan 20’şer yıla kadar hapis cezaları istenen davanın duruşma İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısında bulunan duruşma salonunda görülüyor.   TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMI TALEP EDİLDİ Savcılık ara mütalaasında, siyasal ve askeri casusluk şüphesine ilişkin somut delillerin bulunduğu gerekçesiyle sanıkların tutukluluk halinin devamını istedi.   ‘TEMEL YURTTAŞLIK HAKLARI SUÇ OLARAK NİTELENDİRİLİYOR’ Savunma yapan tutuklu sanık Merdan Yanardağ, "Siyasal bir iddianameyle karşı karşıyayız. Tüm bilgi, belge, açıklama ışığında siyasal casusluk suçunun, yani bizim işlediğimiz iddia edilen suçun, özellikle 2019 yerel seçimlerini manipüle etmesi suretiyle desteklenen Ekrem İmamoğlu’nun seçimi kazanmasını sağlayarak başta İstanbul olmak üzere ülkemiz siyasetinde söz sahibi olunmasının amaçlandığı ve bu amaç doğrultusunda faaliyetlerin gerçekleştirildiği anlaşılmıştır, diyor. Bu iddianame birilerinin karşısına uzak olmayan bir gelecekte mahkemelerde delil olarak çıkacaktır. Burada temel yurttaşlık hakları suç olarak nitelendiriliyor. Ekrem İmamoğlu’nu seçimlerde desteklemiş olmak ne zamandan beri suç? Oy kullanmak ne zamandan beri suç? Ülkemiz siyasetinde söz sahibi olmak suçsa, bu mantığa göre bütün siyasal partilerin casusluk örgütü olarak yargılanması gerekiyor. Bu utanç davasının, bu ayıbın bir an önce sonlandırılmasını talep ediyorum. Böyle bir mahkemeden avukatlarımız isteyecektir, ancak ve ancak hukuka ve adalete bağlı kalmalarını talep ediyorum" dedi.   ‘HANGİ SOMUT KANITLAR VAR?’ Ekrem İmamoğlu'nun danışmanlarından Necati Özkan, "Bu davada casusluğun adı var ama casusluk yok. Bu davanın hiçbir yerinde devletin güvenliği için gizli kalması gereken bir bilginin temin edildiğine ilişkin bir iz yok. Ben aylarca dosyaya ilişkin her bir detayı defalarca okudum. Dedim ki: ‘Devletin hangi gizli bilgisi, hangi güvenliği için risk oluşturabilecek bir bilgi var burada?’ İddia makamı tutukluluğumuzun devamı için ‘somut kanıtlar var’ dedi. Kendilerine sormak isterim: Hangi somut kanıt var? Lütfen bunu bize gösterin, biz de bilelim. Bilmeden eğer devlet aleyhine bir işe kalkıştıysak, bir eylemimiz olduysa, bu ülkeye, bu vatana ihanet ettiysek bunu biz de bilelim. Mal paylaşımı kavgası içinde olan bir adamın yönlendirdiği bir davadayız. Dayanak ne? Dayanak şu: Biz Hüseyin Gün’le buluşmuşuz. Ne zaman? 2019 yerel seçimlerinden 11 gün önce. Hüseyin Gün de Türkiye’de siyasete ilgi duyuyor, iletişime ilgi duyuyor, şirketleri var. Kendince ve manevi annesinin talebiyle yardım etmek istiyor. Sonradan anlıyoruz ki aslında Hüseyin Gün bizden çok devlete ve şu anki iktidara çok faydalı işler yapmış. Tek bir görüşmeden bu dava çıkıyor. Hüseyin Gün ile bir kez daha buluşuyoruz. Diyor ki: ‘Ben İBB’ye bir şey, hizmet satmak istiyorum.’ Sunum yapıyor, teşekkür ediyoruz, yollarımızı ayırıyoruz. O, elindeki ürünün çok değerli olduğunu düşünüyor, biz onun o kadar değerli olmadığını düşünüyoruz. Rakamda da anlaşamıyoruz, yollarımızı ayırıyoruz. O tarihten sonra bir daha sıfır ilişkimiz var. Bu nasıl casusluk? Nasıl oluyor da ben devletin gizli kalması gereken bilgileri kapsamında İBB uzantılı 17 tane e-maili bir yerden alıyorum, kendim kullanmak yerine onu dark web’e yüklüyorum? Ve de Hüseyin Gün’e diyorum ki: ‘Hüseyin Gün, şu dark web’e bak. Orada bakalım bulabilecek misin?’ Bunları niye yapayım ki? Bu nasıl bir mantık? Bunu nasıl insan zihni yazabilir? İnanamıyorum. Ortada İBB verisinin sızdırıldığıyla ilgili bir durum yok. Bunların tamamı basının yarattığı bir manipülasyon ve algı. Ekrem İmamoğlu’nun kampanyalarını yapmışım. Bunun neresi suç? İmamoğlu’nun kampanyalarını yaparken casusluk yapmışım" dedi. (DHA)
Görevinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Necati Özkan, Hüseyin Gün ve Merdan Yanardağ’ın yargılandığı 'Casusluk' davasında 2'nci duruşma başladı. Ara mütalaasını açıklayan savcı, siyasal ve askeri casusluk şüphesine ilişkin somut delillerin bulunduğu gerekçesiyle sanıkların tutukluluk halinin devamını istedi. Duruşmada savunma yapan Necati Özkan, "Bu davada casusluğun adı var ama casusluk yok. Bu davanın hiçbir yerinde devletin güvenliği için gizli kalması gereken bir bilginin temin edildiğine ilişkin bir iz yok. Bilmeden eğer devlet aleyhine bir işe kalkıştıysak, bir eylemimiz olduysa, bu ülkeye, bu vatana ihanet ettiysek bunu biz de bilelim. Mal paylaşımı kavgası içinde olan bir adamın yönlendirdiği bir davadayız. Dayanak ne? Dayanak şu: Biz Hüseyin Gün’le buluşmuşuz" dedi.

Tutuklanan ve görevinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Necati Özkan, Hüseyin Gün ve Merdan Yanardağ’ın yargılandığı, haklarında 'Siyasal casusluk’ suçundan 15’er yıldan 20’şer yıla kadar hapis cezaları istenen davanın duruşma İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısında bulunan duruşma salonunda görülüyor.

 

TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMI TALEP EDİLDİ

Savcılık ara mütalaasında, siyasal ve askeri casusluk şüphesine ilişkin somut delillerin bulunduğu gerekçesiyle sanıkların tutukluluk halinin devamını istedi.

 

‘TEMEL YURTTAŞLIK HAKLARI SUÇ OLARAK NİTELENDİRİLİYOR’

Savunma yapan tutuklu sanık Merdan Yanardağ, "Siyasal bir iddianameyle karşı karşıyayız. Tüm bilgi, belge, açıklama ışığında siyasal casusluk suçunun, yani bizim işlediğimiz iddia edilen suçun, özellikle 2019 yerel seçimlerini manipüle etmesi suretiyle desteklenen Ekrem İmamoğlu’nun seçimi kazanmasını sağlayarak başta İstanbul olmak üzere ülkemiz siyasetinde söz sahibi olunmasının amaçlandığı ve bu amaç doğrultusunda faaliyetlerin gerçekleştirildiği anlaşılmıştır, diyor. Bu iddianame birilerinin karşısına uzak olmayan bir gelecekte mahkemelerde delil olarak çıkacaktır. Burada temel yurttaşlık hakları suç olarak nitelendiriliyor. Ekrem İmamoğlu’nu seçimlerde desteklemiş olmak ne zamandan beri suç? Oy kullanmak ne zamandan beri suç? Ülkemiz siyasetinde söz sahibi olmak suçsa, bu mantığa göre bütün siyasal partilerin casusluk örgütü olarak yargılanması gerekiyor. Bu utanç davasının, bu ayıbın bir an önce sonlandırılmasını talep ediyorum. Böyle bir mahkemeden avukatlarımız isteyecektir, ancak ve ancak hukuka ve adalete bağlı kalmalarını talep ediyorum" dedi.

 

‘HANGİ SOMUT KANITLAR VAR?’

Ekrem İmamoğlu'nun danışmanlarından Necati Özkan, "Bu davada casusluğun adı var ama casusluk yok. Bu davanın hiçbir yerinde devletin güvenliği için gizli kalması gereken bir bilginin temin edildiğine ilişkin bir iz yok. Ben aylarca dosyaya ilişkin her bir detayı defalarca okudum. Dedim ki: ‘Devletin hangi gizli bilgisi, hangi güvenliği için risk oluşturabilecek bir bilgi var burada?’ İddia makamı tutukluluğumuzun devamı için ‘somut kanıtlar var’ dedi. Kendilerine sormak isterim: Hangi somut kanıt var? Lütfen bunu bize gösterin, biz de bilelim. Bilmeden eğer devlet aleyhine bir işe kalkıştıysak, bir eylemimiz olduysa, bu ülkeye, bu vatana ihanet ettiysek bunu biz de bilelim. Mal paylaşımı kavgası içinde olan bir adamın yönlendirdiği bir davadayız. Dayanak ne? Dayanak şu: Biz Hüseyin Gün’le buluşmuşuz. Ne zaman? 2019 yerel seçimlerinden 11 gün önce. Hüseyin Gün de Türkiye’de siyasete ilgi duyuyor, iletişime ilgi duyuyor, şirketleri var. Kendince ve manevi annesinin talebiyle yardım etmek istiyor. Sonradan anlıyoruz ki aslında Hüseyin Gün bizden çok devlete ve şu anki iktidara çok faydalı işler yapmış. Tek bir görüşmeden bu dava çıkıyor. Hüseyin Gün ile bir kez daha buluşuyoruz. Diyor ki: ‘Ben İBB’ye bir şey, hizmet satmak istiyorum.’ Sunum yapıyor, teşekkür ediyoruz, yollarımızı ayırıyoruz. O, elindeki ürünün çok değerli olduğunu düşünüyor, biz onun o kadar değerli olmadığını düşünüyoruz. Rakamda da anlaşamıyoruz, yollarımızı ayırıyoruz. O tarihten sonra bir daha sıfır ilişkimiz var. Bu nasıl casusluk? Nasıl oluyor da ben devletin gizli kalması gereken bilgileri kapsamında İBB uzantılı 17 tane e-maili bir yerden alıyorum, kendim kullanmak yerine onu dark web’e yüklüyorum? Ve de Hüseyin Gün’e diyorum ki: ‘Hüseyin Gün, şu dark web’e bak. Orada bakalım bulabilecek misin?’ Bunları niye yapayım ki? Bu nasıl bir mantık? Bunu nasıl insan zihni yazabilir? İnanamıyorum. Ortada İBB verisinin sızdırıldığıyla ilgili bir durum yok. Bunların tamamı basının yarattığı bir manipülasyon ve algı. Ekrem İmamoğlu’nun kampanyalarını yapmışım. Bunun neresi suç? İmamoğlu’nun kampanyalarını yaparken casusluk yapmışım" dedi. (DHA)

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve sakinca.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.