Önder Özen: Salah dosyası bizim için şimdilik rafa kalkmıştır
Önder Özen: Salah dosyası bizim için şimdilik rafa kalkmıştır
BEŞİKTAŞ Futbol Direktörü Önder Özen, “Beşiktaşlılık değerlerini az da olsa ben de biliyorum. Bu değerlere sahip çıkmak önemli. Bu değerleri kaybettiğinizde ödeyeceğiniz bedeli bilmek hepsinden önemli. Kulübü ekseninden çıkarmamak değerli bir sporcuya sahip olmaktan çok daha önemlidir. Bu transfer dosyası bizim için şimdilik rafa kalkmıştır” dedi.
Beşiktaş Futbol Direktörü Önder Özen, BJK Nevzat Demir Tesisleri'nde düzenlediği basın toplantısında takımın son durumu ve transfer çalışmaları hakkında konuştu. Önder Özen, “Beşiktaş Avrupa Kupası maçı oynamadan önce ve sonra Beşiktaş haberleri Salah üzerine yoğunlaştı. Kalabalık bir gündem oluştu. Konu her yönüyle speküle edildi. Futbol takımları bir sezona hazırlanırken teknik anlamda bir planlama yapar. Bu planlamayı göreve başlar başlamaz yaptık. İlk hamlemiz Vincenzo Italiano idi. Sizin huzurunuzda imza attık. O imzadan sonra transfer çalışması başladı. Sayın başkanın odasında bugün kadromuzda bulunan Nübel’le avukatları ve menajerleri aracılığıyla başladık. 26 Haziran’da transfer planlamasını yapmıştık ama hocayı bekledik. Transferler bilgisi dahilinde olsun istedik” ifadelerinde bulundu.
‘KADROYU OLABİLDİĞİNCE GÜÇLENDİRMEYE ÇALIŞACAĞIZ’
Hem U-23 hem yabancı kontenjanı hem de yerli oyuncu transferinde planlarının bulunduğunu ifade eden Özen, “Transfer dönemini üçe böldük. İlk bölümde tamamen eksiklerimizi gidermeye odaklandık. Şu anda iki kalecimiz var. Bir sol bekimiz vardı, Ouattara ile anlaşma imzaladık. Sol kanatta oyuncumuz yoktu, İlhan Fakılı ve Leandro Trossard’ı kadromuza kattık. Orta sahada eksiğimiz olmasa da kalite katabilmek için Salih Özcan’la anlaşmaya vardık. Böylece ilk aşama bitti. İkinci aşama 15 Ağustos’a kadar sürecek. Bu dönemde kadroyu olabildiğince güçlendirmeye çalışacağız. Hem U-23 hem yabancı kontenjanı hem de yerli oyuncu takıma katma planımız var. Son aşama 15 Ağustos’tan 4 Eylül’e kadar. O dönemde fırsatları bekleyeceğiz” dedi.
‘BAŞKANIMIZ, KULÜBÜN PRENSİPLERİNİ AYAKLAR ALTINA ALDIRMADAN MASADAN KALKMAYI BAŞARDI’
Beşiktaş Futbol Direktörü Önder Özen, Mohamed Salah ile finansal görüşmelere geçilmeden önce üç kez görüştüklerini ve sürecin bu aşamaya kadar akıcı ilerlediğini ifade etti. Finansal görüşmeler başladığında ise ilk günlerdeki akıcılığın yavaşladığını belirten Özen, “Kulübümüz Mohamed Salah gibi dünyanın en önemli futbolcuları arasında gösterilen bir süper yıldızla temasa geçti. Bu aynı zamanda bir finansman modeli içeriyordu. Başkanımız Adalı ve Asbaşkanımız Murat Kılıç önerdiler, böyle bir finansman modeli işe yarayabilir mi diye. Salah küresel bir yıldız, saygın bir sporcu. Uluslararası kimliği son derece yüksek. Ürünleştirme potansiyelini gördük. Bununla ilgili çalışma yapıldı. Acaba Kahire’de ne kadar forma tüketilir, ülkemizde ne kadar forma tüketilir hesaplandı ve kulübümüze cazip geldi. Görüşmelerin ilk aşamasında hem ben hem hocamız toplamda üç kez Salah’la görüştük. Benim görüşmelerim projeyi anlatmak, kadroyu, oyun anlayışını, hedeflerimizi, ezeli rakiplerle aramızdaki farkı, gelmesi durumunda nasıl karşılanacağını kendisine anlattık. Hoca görüşmesinde taktik detayları görüştü. Buraya kadar her şey çok akıcı gitti. Finansal taraf başladığında 21 Temmuz’dan itibaren yavaşlama başladı. Hem de görüşmeleri çıkmaza sokacak birtakım istekler gelmeye başladı. Kendi adıma Salah gibi saygın bir sporcunun belki bunlardan haberi olmadığını varsayabilirim. Kulübün daha önce hiçbir futbolcusuna vermediği boyutta bir finansal istek ve imaj hakkı konusu ortaya çıktı. Kulübün bir politikası var, bu politikanın dışına çıkılamaz. Bu kulüp ilkelerle yönetilmektedir. Sayın Başkanımız duracağı yeri çok doğru tespit etti ve orada kaldı. Menajerlik yasal bir iş ve yasal komisyon tutarı var. O tutarın üstüne çıkmak illegal bir işe karışmak anlamına da gelebilir. Söz konusu Beşiktaş’ın değerleriyse buna yanaşmamak Beşiktaşlılığın gereğidir. Başkan burada popülist bir karar yerine gerçekçi bir karar vererek masadan şimdilik kaydıyla kalktı. Popülist kararlar vermek en kolayı. Neye karşılık olduğu önemlidir. Liderlik görülmeyen yeri görmektir. Başkanımız, yönetim kurulumuzun desteğini alarak kör noktalara baktı ve kulübün prensiplerini ayaklar altına aldırmadan masadan kalkmayı başardı. Kendisine bu konuda teşekkür etmek isterim” ifadelerinde bulundu.
‘BU TRANSFER DOSYASI BİZİM İÇİN ŞİMDİLİK RAFA KALKMIŞTIR’
Mohamed Salah transferinin şimdilik rafa kalktığını ifade eden Özen, sözlerine şöyle devam etti:
“Beşiktaşlılık değerlerini az da olsa ben de biliyorum. Bu değerlere sahip çıkmak önemli. Bu değerleri kaybettiğinizde ödeyeceğiniz bedeli bilmek hepsinden önemli. Kulübü ekseninden çıkarmamak değerli bir sporcuya sahip olmaktan çok daha önemlidir. Bu transfer dosyası bizim için şimdilik rafa kalkmıştır.”
‘SALAH SÜRECİNİN PLANA BİR ETKİSİ YOK’
Beşiktaş Futbol Direktörü Önder Özen, 15 Ağustos’a kadar takımı güçlendirecek hamleleri UEFA’daki son listeye yetiştirmek amacıyla yapacaklarını, planda ise herhangi bir aksama olmadığını dile getirdi. Özen, “Trossard transferinden sonra transfer yapılmamış olması işin aksaması ya da durması anlamına gelmiyor. Maç planı açık ve tescil tarihleri belli. İlk tescil tarihi 17 Temmuz’du. Oradan sonrası için 31 Temmuz’u beklemek zorundayız. 31 Temmuz’a kadar aldığımız oyuncuları zaten listeye yazamayacaktık. UEFA Avrupa Ligi’nde tur atlama şansımız yüzde 50. İnşallah Danimarka’da turu geçeriz. Turu geçersek nispeten daha düşük profilli bir rakibe karşı oynayacağız. Turu geçemezsek UEFA Konferans Ligi ön elemesinde daha düşük profilli bir ekibe karşı oynayacağız. Kadronun yeterli olabileceğine dair bir inancımız var. Bu nedenle 15 Ağustos’a kadar takımı güçlendirecek hamleleri UEFA’daki son listeye yetiştirmek amacıyla yapacağız. Planda herhangi bir aksama yok. Salah sürecinin plana bir etkisi yok” diye konuştu.
‘BEŞİKTAŞ'IN BAŞKA BİR TEKLİFİ OLMAYACAK’
Siyah-beyazlı kulübün Mohamed Salah’a başka bir transfer teklifi yapmayacağını dile getiren Önder Özen, “Beşiktaş'ın koşullarıyla yaptığı teklif ortada. Eğer o teklife bir yanıt gelirse değerlendirmeye alınabilir ama Beşiktaş'ın başka bir teklifi olmayacak. Biz teklifimizi yaptık. Kulüp teklifini yaptı. Eğer oyuncunun temsilcisi devam etmek isterse edebilir. Belki başka bir yerle görüştüklerini de söylemiş, arkadaşlarımıza iletmiş. Belki oradan sonuç alırlar. O zaman başka bir yerde futbol hayatına devam eder, konu kapanmış olur ama biz yöneticilerimizle birlikte durduğumuz yerden kıpırdamama kararı verdik. Hiç cevap gelmemiş veya olumsuz cevap gelmiş değil. Kulübün bir kimliği var. Kurumsal kimliği bir tarafta, bununla beraber bir de tarihsel bir kültür mirası var. Kurumların, özellikle de Beşiktaş'ın o mirasın dışına çıkma şansı yoktur. Başkanın masadan kalkma sebebi bunun zarar görmemesi. Son teklif buna zarar vermeyen en uç nokta. Beşiktaş kulübünün Salah ve temsilcisine yaptığı son teklif kulüp kimliğine ve kulübün değerlerine zarar vermeyen teklifti. Başka hiçbir sporcusuna veya çalışanına vermediği bir hakkı bir başkasına veremez. Dolayısıyla o nokta belli. O noktadaki teklif masada duruyor. Değerlendirirlerse değerlendirirler, değerlendirmezlerse başka bir yere teklif alır, gitmeyi dilerlerse... Ben bir futbolsever olarak Salah'ı izlemekten çok keyif aldım. Oradaki futbol yaşantısında kendisine başarılar dilerim. Bize düşen bu saatte budur” yorumlarında bulundu.
Vincenzo Italiano’nun oynatacağı oyuna uygun oyuncuları seçmeye çalıştıklarını ifade eden Özen, “Bir de teknik direktör getirdik. Ben kulübün teknik ve taktik anlamdaki politikasını, Türkiye ligindeki yerel rekabetteki durumunu, konumunu, Avrupa'daki beklentilerini, taraftar profilini anlatarak işimi yürüttüm. Transferlerde ve takım planlamasında teknik ve fiziksel uygunluk aradım. Ondan sonraki bölüm hem futbol operasyonları sorumlumuz hem yöneticilerimiz tarafından takip edildi. Bu taraflarında iş bana kalırsa ben kulübü batırırım. Çünkü pazarlık etmeyi bilmem, beceremem. Benim uzmanlık alanım hiç değil. Ben futbol direktörüyüm ve futbolun teknik anlamdaki planlamasına baktım. Akıcı oyun oynatmaya çalışan, agresif ve ofansif bir takım planlamak ve yarıştırmak isteyen, oyuncularını geliştirmek isteyen bir teknik direktör seçtim. Onun oynatacağı oyuna uygun oyuncuları seçmeye çalışıyoruz” dedi.
‘TAVAN FİYATTAN GİRDİĞİMİZ TEK TRANSFER TROSSARD’
Transferde taban fiyatları beklemek zorunda olduklarına değinen Özen, “Tavan fiyattan girdiğimiz tek bir transfer operasyonumuz oldu. O da Trossard. Dünya Kupası'ndaydı. Oradan oyuncu getirmek de çok zor. Batı Avrupalı bir oyuncu getirmek de kolay değil. Hele de uluslararası kimlikte bir Premier Lig oyuncusunu; son sezonunda şampiyon olmuş, Şampiyonlar Ligi finali oynamış ve Dünya Kupası'nda çeyrek finale kadar takımını götürmüş, büyük katkı vermiş bir oyuncuyu getirmek kolay değil. Biz kulüp olarak tavanı orada zorladık. Diğer kulüpler gibi biz de beklemek zorundayız” diye konuştu.
‘VLAHOVIC İÇİN FIRSAT OLURSA DEĞERLENDİRMEK İSTERİZ’
Dusan Vlahovic transferinde fırsat doğması halinde bunu değerlendirmek istediklerini ifade eden Özen, sözlerine şöyle devam etti:
"Kendine belirlediği belki bazı hedefler olabilir. Beş büyük ligden bir tanesinde kalmak gibi, beş büyük ligin yukarıdaki takımlarından, kulüplerinden kontrat almak gibi bir düşüncesi olabilir. Bununla beraber en yüksek kontratı talep de ediyor olabilir. Eğer beş büyük ligden bir tanesini tercih ediyorsa Türkiye onlardan bir tanesi değil. Bazı oyuncular Türkiye'yi o sebeple tercih etmiyorlar. Mesela hocanın çok istediği bazı oyuncular var. Türkiye olduğu için gelmek istemiyorlar. İtalya'da kalmak veya Fransa, İngiltere, Almanya gibi ülkelerde futbol hayatlarına devam etmek istiyorlar. Kimisi kontrat beklentisiyle Avrupa'nın doğusuna hareketleniyor. Ama Avrupa'nın doğusunda da en yüksek rakamları bulabileceği yer burası değil. Dolayısıyla Vlahovic için eğer bir fırsat olursa bunu kulüp olarak değerlendirmek isteriz. Çünkü hocanın eski oyuncusu ve kariyer sezonunu, kariyer dönemini hocayla geçirdi. Onun döneminde 20 maçta 21 gol attı. Hocaya karşı büyük saygısı ve sevgisi var. Onunla tekrar çalışma isteği mutlaka vardır. Çünkü birçok eski oyuncusu onunla çalışmak istiyor. Ama oyuncuların öncelikleri antrenörü seçmek değil, kontratlarını seçmek. Zannederim o büyük ölçekli bir kontrat beklentisi içerisinde ve beş büyük ligden bir tanesinde Şampiyonlar Ligi'nde yarışan bir ekipte futbol oynamak isteyecektir."
‘ITALIANO ÇOK YORUCU BİR OYUN OYNATTI’
UEFA Avrupa Ligi eleme turunda oynanan Midtjylland mücadelesine de değinen Önder Özen, “Bunu Midtjylland maçında gördük. Gerçekten çok yorucu bir oyun oynattı. Oyuncular da bu yorucu oyuna inanılmaz bir cevap verdiler. Maç bittiğinde üç dört oyuncumuz çok yüksek eforla oynamaları sebebiyle yere yığıldı. Hoca çok talepkar. O sebeple özellikle kanat oyuncularından çok yüksek efor beklentisi var. Sağ kanada bir oyuncu istiyor. Bununla beraber orta saha oyuncularının da çok hareketli olmaları gerekiyor. Orta sahaya iki tane beklentisi var. Çünkü zaten sayısal olarak orada ihtiyacımız var. Bununla beraber bir savunma oyuncusu isteği var. Ayrıca bir 23 yaş altı oyuncu da eğer görüşmelerimiz şu anda seyrettiği gibi giderse o kontenjanı da doldurmak isteriz. Ayrıca taraftarın da bir santrfor beklentisi var. Buna da cevap verilmek istenir. Hem teknik ekip tarafından hem yönetim tarafından hem de ben de cevap vermek isterim” dedi.
‘OLAITAN'A YAPILANI DOĞRU BULMUYORUM’
Junior Olaitan'a sanal medya üzerinden gösterilen tepkiyle alakalı konuşan Özen, “Olaitan oynadığı her maçta, geçen sezon da dahil, bu sezon da oynadığı tek maçta elinden geleni ardına koymadan, sahada bir milim geri adım atmadan mücadele etti. Büyük bir efor, büyük bir alın teri ve emek ortaya koydu. Şanssız iki tane pozisyonu oldu ama olur. Ne kadar büyük bir istekle, adanmışlıkla oynadığını hepimiz gördük. Ona yapılanı doğru bulmuyorum. Hiçbir oyuncuya, hiçbir oyuncumuza yapılmasını doğru bulmuyorum. Bu linç kültürünün ortadan kalkması, sporculara biraz daha saygı gösterilebilmesi benim dileğimdir. O oyuncumuza da geçmiş olsun demek isterim. O bizim için çok değerli bir oyuncu. Antrenmanda da müthiş rekabet ediyor, takımına yardımcı oluyor. Maçta da ne var ne yok her şeyi ortaya koyuyor” ifadelerinde bulundu.
‘BEŞİKTAŞ'IN TARAFTARLARIYLA FUTBOL TAKIMI ARASINDA GERÇEK BİR ORGANİK BAĞ VAR’
Beşiktaş Futbol Direktörü Önder Özen, sözlerine şöyle devam etti:
“Mario Gomez gibi bir büyük yıldız Beşiktaş'ta futbol oynadı ve şampiyonluk yaşadı. Elbette Quaresma gibi bir büyük süper yıldız Beşiktaş'ta top oynadı ve burada şampiyonluk yaşadı. Ama ben çocuktum. Beşiktaş'ın şampiyonlukları daha düşük maliyetli, belki şöhreti çok yüksek olmayan ama ciğerden oynayan oyuncularla gelmişti. Birçoğu öz kaynak üzerinden veya yerli, kulüp aidiyeti yüksek oyuncularla gelmişti. Beşiktaş'ın taraftarlarıyla futbol takımı arasında gerçek bir organik bağ var. Diğerlerinden daha fazla organik. Hiç de inorganik olmayan, bir yıldızın peşinden sürüklenerek gidilmiş bir bağ değil. Bir kimliğin peşinden giderek kurulmuş bir bağ var. Elbette zaman değişiyor. Elbette bir Z kuşağı gerçeğimiz var. Elbette hayat değişiyor. Beşiktaş'ın taraftarıyla kurduğu bağın tipinin değişmesine ben razı gelmiyorum. Buna razı gelecek çok sayıda Beşiktaşlı olduğunu da düşünüyorum. Bu arada ben bunu bir Beşiktaşlı olarak söylemiyorum. Beşiktaş'a bakan birisi olarak söylüyorum. Gıptayla bakan, imrenerek bakan birisi olarak söylüyorum. Bu bağ değişmemeli. Beşiktaşlılar bir yıldızın, bir ışıltının peşinden giden insanlar değil. Alın terinin peşinden giden insanlar. Ben çocukluğumda, gençliğimde de, hatta yetişkinliğimde de böyle gördüm. Beşiktaş'ın bütün şampiyonlukları daha az maliyetli kadrolarla, daha ışıltısı düşük ama enerjisi büyük, yüreği büyük oyuncularla gerçekleşti. Son şampiyonluk buna dahil. Rıdvan oradaydı, daha çocuktu. Ersin (Destanoğlu) kardeşimiz oradaydı, daha çocuktu. Yaşıtları babalarından harçlık alıp okula gidiyorlardı. 12 gencimiz Beşiktaş'ta şampiyonluk yaşadılar. Atiba 40 yaşına geliyordu. Ama böyleydi, onlar getirdiler. Sergen Hoca'yla son şampiyonluğu beraber onlar getirdiler. O sırada diğer ekiplerin maaş bütçeleri çok daha kalabalıktı, yıldızları vardı, büyük oyuncuları vardı. Ama Beşiktaş şampiyonlukları bu şekilde kazandı."
‘LİGİN BİR NUMARALI ORTA SAHASI ORKUN KÖKÇÜ BEŞİKTAŞ'TA OYNUYOR’
Orkun Kökçü'nün Türkiye'nin en iyi orta saha oyuncusu olduğunu ifade eden Önder Özen, yıldızı dışarıda aramamak gerektiğini vurguladı. Özen, "Türkiye'nin bir numaralı orta sahası Beşiktaş'ta oynuyor. Ligin bir numaralı orta sahası Orkun Kökçü Beşiktaş'ta oynuyor. Yıldızı dışarıda aramayalım, kendi oyuncumuz var. Bir büyük oyuncuya sahibiz. Üstelik de yerli, Türk bir oyuncuya sahibiz. Sırtında 10 numara var. Kolunda pazubant var. Beşiktaş'ın kaptanlık bandı var. Öyle üç kişiye de kaptanlık yapmıyor, 23 kişiye yapıyor. Kimi kaptanlar üç tane, dört tane yakın arkadaşının kaptanlığını yapıyor ama bizim kaptanımız 23 kişiye kaptanlık yapıyor, herkese yapıyor. Soyunma odasını avucunun içinde tutuyor hocasıyla beraber. Öyle bir oyuncumuz var. Öyle bir yıldızımız var. Trossard, Dünya Kupası'nda verimlilik sıralamasına baktınız mı? Biz bütün metriklere baktık. Dünya Kupası'nda 48 ülkeden 25'er oyuncu. Trossard içlerinde verimlilik puanında 17'nci sırada. Oradaki en özel performanslardan bir tanesini gösterdi. Belçika Milli Takımı'nda kupaya başlarken yıldız veya etrafında toplanılan oyuncu başkaydı. Ama ikinci maçtan itibaren sazı eline alan oyuncu Trossard oldu. Bu büyük oyuncu, bu önemli oyuncu Beşiktaş formasını giyecek. Salih ve Nübel burada. Alman milli takımının ikinci kalecisi. O bizim yıldızlarımızdan bir tanesi. Doğan Alemdar yarın yıldızlarımızdan bir tanesi olacak” dedi.
‘BEŞİKTAŞ'IN YILDIZI OYUNU OLACAK’
Kendi planlamalarına bağlı kaldıkları sürece Beşiktaş'ın ligin en acımasız takımı olacağına inandığını belirten Önder Özen, "Biz buna yemin ettik. Bir söz verdik. Hocayla ilk tanıştığımız günden itibaren, zaten izlerken beni çok heyecanlandırıyordu Fiorentina'dayken, Spezia'dayken, Bologna'dayken... Tanıştıktan ve antrenmanları gördükten sonra inancım çok daha arttı. Beşiktaş'ın yıldızı oyunu olacak ve şunu iddia ediyorum: Eğer biz kendi planlamamıza devam edebilirsek, transfer hedeflerimize ulaşabilirsek, bir yılı tamamlayabilirsek önümüzdeki senenin başında Beşiktaş çok acımasız bir ekip olacak. Ben o günü görür görmem, bir şey diyemem. Ama eğer bu proje devam ederse Beşiktaş ligin en acımasız ekibi olacak” diye konuştu.
‘FELIX UDUOKHAI VE AMIR HADZIAHMETOVIC İLE GÖRÜŞTÜM, KADRODA DEVAM ETMEYECEĞİMİZİ SÖYLEDİM’
Al-Musrati, Jean Onana, Elan Ricardo ve Joao Mario'nun takımdan ayrı çalıştığını ifade eden Özen, Felix Uduokhai ve Amir Hadziahmetovic ile de görüşerek kadroda düşünülmediklerini kendilerine ilettiğini söyledi. Özen, "Al-Musrati ve Joao Mario, Ömer hoca ile beraber çalışıyor, antrenmanlara devam ediyor. Diğer oyuncuların izinleri bitiyor. Onlar Ömer hoca ile beraber ayrı çalışmaya devam edecekler. Onun dışında Felix Uduokhai ile görüştüm ve kadroda devam etmeyeceğimizi söyledim. Kendisi çok ağırbaşlı bir karşılık verdi. O ve menajeri kulüp araştırmalarına devam ediyor. Schalke ile bir pürüzü oldu, o sebeple anlaşamadı. Ama Bundesliga'dan istek var. Zannederim bir süre sonra aramızdan ayrılacak. Onunla beraber Amir Hadziahmetovic ile de bir konuşmam oldu. Hocanın oyun anlayışı biraz daha dinamik orta saha karakterleri gerektiriyor. Ben Hadziahmetovic'i çok beğeniyorum. İyi bir pasör, milli oyuncu ama hoca biraz daha dinamik bir oyuncu istedi. Onunla da konuştum. O da olgunlukla, ağırbaşlılıkla karşıladı. Birçok kulüp istekli görünüyor. Eğer şartlar oluşursa o da ayrılacak. Onun dışındaki oyuncularla ilgili karar bu turu geçtikten sonra, ikinci tescil dönemine gelirken hocanın vereceği raporla belli olacak. Hocanın istemediklerini çağırıp konuşacağız” dedi.
Leo Pereira'nın dışında defans hattı için alternatifler de olduğunu söyleyen Özen, "Hocanın da istediği, daha önce çalıştığı oyuncular var. Onlarla da temaslar sürüyor. Belli bir aşamaya gelindi. Eğer finale yaklaşılırsa zaten arkadaşlarımız mutlaka bilgi vereceklerdir. Ndidi'ye Suudi Arabistan'dan bir ilgi var ama resmi değil. Resmi yazılı bir teklif henüz gelmiş değil” diye konuştu.
‘BİZİM BEKLENTİMİZ KURALI KOYANLARIN KURALIN BEKÇİSİ OLMASI’
Yabancı oyuncu sınırı tartışmalarını "suni bir gündem" olarak değerlendiren Özen, “Çünkü böyle bir gündeme gerek yok. Kurallar açık. Kurallar geçen sene anlatıldı. Herkes biliyor. Üzerinde spekülasyon yapmanın hiçbir manası yok. Bu, çok boş bir konuşma olur. Kuralı federasyon açıkladı. Üst kurum Futbol Federasyonu böyle açıkladı ve kontrat stoğunuz var diye buna itiraz edemezsiniz. Yapmasaydınız o zaman. Bakın kulüpler basitçe şu hesabı yapacak: Kural kitabı ne yazıyor? Bu sene bu, seneye şu, öbür sene bu. Kitaba uyun, yasanın içinde kalın, kuralın içinde kalın. Popülist kararlar vermek çok kolay. Verirsiniz, alırsınız. Şimdi birçok oyuncudan kurtulmak zorunda kaldığınızda buna itiraz etmenin faydası yok. Yanlış, haksızlık, haksız rekabet. "Beşiktaş'ın günahı nedir?" diye sorarlar. Bu suni bir gündem. Biz o gündeme asla girmeyeceğiz. Çünkü durduğumuz yer de belli. Federasyonun da durması gereken yer belli. Bizim beklentimiz kuralı koyanların kuralın bekçisi olması” diyerek sözlerini noktaladı.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
