Siyaset (DHA) - Demirören Haber Ajansı | Haber Girişi: 21.09.2022 - 11:20, Güncelleme: 21.09.2022 - 11:20

Kılıçdaroğlu: İktidar, muhalefet demeden kucaklayacağız

 

Kılıçdaroğlu: İktidar, muhalefet demeden kucaklayacağız

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM'nin kapanmasının ardından partisinin grup toplantılarını her hafta başka bir ilde yapma kararı kapsamında temel atma töreni için geldiği Elazığ'da grup toplantısı yaptı.
ELAZIĞ'DA GRUP TOPLANTISI YAPTI Nurettin Ardıçoğlu Kültür Merkezi'nde gerçekleşen toplantıya İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP genel başkan yardımcıları Ali Öztunç, Veli Ağbaba, Muharrem Erkek, grup başkanvekilleri Özgür Özel, Faik Öztrak, Engin Özkoç ve Engin Altay ile çok sayıda milletvekili, partili ve vatandaş katıldı. 'SİZE MAZOTU, YATLAR HANGİ FİYATTAN KULLANIYORSA, ÖTV'SİZ VE KDV'SİZ VERECEĞİZ' İktidara geldiklerinde çiftçilere mazotu ÖTV’siz ve KDV’siz vereceğini belirten Kılıçdaroğlu, "Elazığ, bir tarım, sanayi, turizm kentidir. Aynı zamanda bir lojistik kent olmak konusunda da önemli bir avantajı vardır. Elazığlı çiftçinin çok mutlu olmadığını, Türkiye'deki bütün çiftçiler gibi büyük sıkıntılar çektiğini biliyorum. Türkiye’deki bütün çiftçilere verdiğim sözü Elazığlılara da verdim. Size mazotu, yatlar hangi fiyattan kullanıyorsa, ÖTV’siz ve KDV’siz vereceğiz. Dolayısıyla bu ülkede en ucuz mazotu çiftçi kullanacak. Hakkınızı teslim edeceğiz. Tefecilere dünyanın faizini veriyorlar. Hani diyorlar ya ‘Biz faize karşıyız’, buna inanmayın, hepsi hikaye. Bütçenin neredeyse yarısını, fazlasını o tefecilere, faizcilere ödüyorlar. Biz ne yapacağız? Bütün çiftçilere, esnafa söz verdim; Allah nasip ederse, sizin oylarınızla iktidar olursak bir hafta içinde, sadece bir hafta içinde çiftçinin ve esnafın bankalar, tarım kredi kooperatifi, esnaf kefalet kooperatifinden aldıkları kredilerin faizlerini tak diye sileceğiz. Faizle mücadele böyle yapılır. Birisine dünyanın parasını veriyorsun, çiftçiye hakkını vermiyorsun. Üretenin, alın teri dökenin yanında olacağız. Kim üretiyorsa, alın teri döküyorsa. Oy versin veya vermesin, o ayrı bir şey. Hakkı, hakkaniyeti kişiye teslim etmektir. Üretiyor musun kardeşim, başımın üstünde yerin var. Derdin mi var, derdini çözmek Bay Kemal’in görevi olacak. Hiç endişe etmeyin. Bir rakam vereyim. 2003 yılında Elazığ’da 28 bin 322 çiftçi, ‘Çiftçi Kayıt Sistemi’ne tabi. Aradan uzun zaman geçti, 2022 yılında 28 bin çiftçiden bu, 15 bin çiftçiye düştü. 12 bin 604 çiftçi, ‘Çiftçi Kayıt Sistemi’nde çıktı. Çünkü ‘O işi yapamıyorum, zarar ediyorum’ diye. Çiftçiyi toprağa küstürürseniz, alın terinin hakkını vermezseniz 85 milyon aç kalır. O nedenle dışarıdan eti de yulafı da çavdarı da canlı hayvanı da getiriyorlar. Bizim insanımız var, üretecek, ‘Hayır o üretmesin, dışarıdan alalım.’ Bir Tarım Bakanı var, Allah selamet versin, tarımı düzeltmek için Venezuela’ya gidiyor. Öbürü gidiyor Sudan’a. Ya sen gel Elazığ’da, Elazığ’daki ovaya bir bak. Bu ova sulanıyor mu, sulanmıyor mu, bak. Buraya gelmez, Venezuela’ya gider. Ama hiç meraklanmayın; Bay Kemal, Elazığ’a gelecektir. Okulu nasıl yaptıysa ovaları da öyle sulayacaktır" dedi. 'ASIL HEDEFİMİZ BU MEMLEKETİ TEMİZ, AHLAKLI SİYASET YAPANLARA TESLİM ETMEKTİR' Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Birileri, sarayda oturur ama gerçeği görmez. Bu kardeşinizin görevi, sarayda oturan o kişilerin sorununu çözmek değil. Onların bir eli yağda, bir eli balda. Ama benim görevim, bu topraklarda yaşayan sade vatandaşın hakkını, hukukunu korumak, onun beklediği adaleti ona teslim etmektir. Eğer bunu yapmazsanız siyaset yapmanızın bir anlamı kalmıyor. Siyaseti adalet üzerine inşa etmezseniz o zaman siyaset, zenginleşme aracı olur. Siyaseti zenginleşme aracı olmaktan çıkarıp halka hizmet aracı haline getirirseniz bu memleket kurtulmuş olur. Bizim asıl hedefimiz bu. Bu memleketi temiz, ahlaklı siyaset yapanlara teslim etmektir. Elektriğe bu yıl yüzde 95 ile yüzde 200 arasında zam yapıldı. İnsaf ya. Doğal gaza zam tam üç kez yapıldı, yüzde 164. Memurun maaşı mı, çiftçinin geliri mi yüzde 164 arttı? Kimin geliri yüzde 164 arttı da bu kadar büyük bir yükü getiriyorsun ailelere veriyorsun? Vatandaş perişan vaziyette. Ben elektrik parasını ödemedim. Neden? Benim elektriğimi kessinler, elektriği kesilen 3 milyon 400 bin kişinin derdi dile gelsin diye. Çünkü elektriği kesilen insanların evlerinde yaşadığı dramı toplum bilmiyor. O aileler, fakir aileler. Fakir olduğu için elektrik parasını ödeyemiyor. Gelip elektriğini kesiyorlar. Hiç düşünüyorlar mı o evde bir çocuk, bir engelli var. Bir buzdolabı var. O elektriği kestiğiniz zaman kışın ortasında bu insanlar nasıl ısınacak? Bunlar dertlerini anlatamazlar, medyaya çıkamazlar. Çıksalar da dertlerini anlatacak mecra bulamazlar. Dedim ki benim de elektriğim kesilsin, bir hafta ödemeyeceğim. Bütün dünya duysun. Elektriği kesilen evlere gittim, aileleri ziyaret ettim, dertleriyle hemhal oldum. Şimdi kaç hanenin elektriği kesildi, gizliyorlar. 9 aydır arkadaşlarımız soruyorlar, tık yok, cevap vermiyorlar. Şöyle cevap versinler; ‘9 aydır hiçbir hanenin elektriği kesilmedi’, seviniriz. Niye gizliyorlar? Daha fazla hanenin elektriği kesildi. Aslında suç işliyorlar. Esnafı da biliyorum. Avizeci şunu söylüyor; ‘Avize var yakamıyorum, elektrik masrafı olacak’ diyor. Geçen yıl 3 milyon 449 bin hanenin elektriği kesildi. Şimdi kaç hanenin elektriği kesik, bilmiyoruz. Buradan kamu görevlilerine çağrı yapıyorum. Milletvekillerinin sorduğu soru önergelerini veya Bilgi Edinme Yasası’na göre istemiş oldukları bilgileri zamanında vermeyenlerin tamamı suç işliyor. Kendinizi suça ortak etmeyin, doğru dürüst, oturan cevap verin. Sorun sizin sorununuz değil, Türkiye’nin sorunudur." 'BUNU YAPANLAR HAKİM DEĞİL ÇETEDİR'  İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında YSK üyelerine hakaret ettiği gerekçesiyle açılan davaya ilişkin konuşan Kılıçdaroğlu, "Hakimlere sesleniyorum, Hakimler ve Savcılar Kurulu’nda görevli olanlara sesleniyorum; size söylenmeyen bir sözü, kimin talimatı ile ‘bu söz bize söylendi’ diye üstlendiniz? Ben, sizin meşrebinizi de adaletsizliğini de gayet iyi biliyorum. Aynı zarfın içine dört tane pusula koyacaksın, ‘Efendim biri doğru değil, üçü doğru’ Nereden biliyorsun? Onlara dedim ki; ‘Bunu yapanlar hakim değil çetedir.’ Çete ne demek? Kanuna karşı iş yapmak için bir araya gelenlere çete denir. Açın Türk Dil Kurumu sözlüğünü, orada okursunuz. Sen, bu kararı veriyorsun. Şimdi bir bakanla ilgili bir sözü, ‘bu bana söylendi’ diye alıyorsun üstüne. Hakimi değiştiriyorlar. ‘Ceza verecek bir hakim oraya gelsin’ diyorlar. ‘Ceza verecek bir hakim oraya gelsin, kararı o versin’ diyorlar. Buradan o hakime de sesleniyorum; eğer yargı için yüz karası olmak istemiyorsan hukukun üstünlüğü ve vicdanı kanaatine göre karar vereceksin, sarayın talimatına göre değil. Kaldı ki bu konuda bir de uzman raporu var. Ama o hakimi değiştirdiler. Başka bir hakim gelecek oraya. Niçin? Ceza verecek. Yine önemli düşünürlerden birisi söylüyor; ‘Sultanın sofrasına oturan alimin fetvasına itibar edilmez. Bu yılın ilk 8 ayında, diyorlardı ya ‘Faize karşıyız’, bizi kandıracaklarını sanıyorlar, kur korumalı mevduat dahil ödenen faiz 250 milyar TL. Bütçeden ödenen faiz. Peki çiftçiye ilk 8 ayda verilen; 25 milyar TL. Faizciye veriyorsun 250 milyar TL; üreten, toprakta çalışan, hayvanı besleyen, bizleri besleyen çiftçiye 25 milyar TL veriyorsun. Esnafa 6 milyar TL veriyorsun. Çiftçiye kaç milyar TL verilmesi lazımdı, Tarım Kanunu’na göre? Kanuna göre çiftçiye verilmesi gereken miktar 134 milyar TL. Kanun öngörüyor, 21’inci madde. ‘Gayrisafi milli hasılanın en az yüzde 1’i kadar çiftçiye destek verilir’ diyor. Vermiyorsun. Yüzde 1'i 134 milyar TL. Ne kadar vermişsin? 25 milyar TL. Bu ne demektir? Çiftçinin alın terini çalmak demektir" ifadelerine yer verdi. 'PERTEK KÖPRÜSÜ’NÜN YAPILMASI LAZIM' Tunceli ile Elazığ arasında Keban Barajı gölü üzerinde ulaşımı sağlayan güzergaha köprü yapılması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu şu ifadelere yer verdi: "Tunceli ile Elazığ arasında bir feribot var. Oraya güzel bir Pertek Köprüsü’nün yapılması lazım. Pertek Köprüsü’nün önemi, Elazığ’ın ciddi bir lojistik merkezi olmasını sağlamaktır. Ciddi bir lojistik merkezi olursa burada herkes rahat edecek. Elazığ’ın kişi başına geliri de artmış olacak. Yıllardır söz verdikleri halde Elazığ’ın o güzel ovaları susuz. Onların tamamının sulanması lazım. Allah nasip ederse geleceğiz, o ovalarda bereketi, suyu bütün Elazığlı kardeşlerim görecekler. Şanlıurfa başta olmak üzere Türkiye’deki bütün çiftçilere güneş enerjisi kurduracağız, çiftçiler ortak olacaklar. Ücretsiz kullanacaklar, artan elektriği satacaklar, oradan gelir elde edecekler. Aynı şey Elazığ için de olacak. Elazığlı çiftçiler de güneş enerjisi elektriğini bedava kullanacaklar. Meraları para ile veriyorlar. Ne parası ya? Zaten üreticiyi soymuşsun. Meraların tamamını bedava yapacağız. Hayvanlarını otlatacak. Herkesin inancına saygılıyım. Herkesin inancının benim başımın üstünde yeri vardır. Hiç kimsenin inancı sorgulanamaz. Kimin inançlı olup olmadığını sadece yüce Yaradan bilebilir. Peygambere bile verilmeyen bu yetkiyi birileri kullanıyor. Yok öyle bir şey. Herkesin inancına, yaşam tarzına saygı duyacaksınız. Bu ülkeyi barıştırmak istiyorum. Artık kavgadan bıkmadık mı Allah aşkına ya? 85 milyon bir aradayız kardeşim. Açık ve net söylüyorum; CHP’nin iki kırmızı çizgisi vardır; vatan ve bayrak. Bu kadar. Birileri bize milliyetçilik dersi veriyor. Bize milliyetçilik dersi vermeye onların hakkı yoktur. Katar ordusuna Tank Palet Fabrikası’nı satanlara sor bakayım, milliyetçilik neymiş. O fabrikayı alacağım, şanlı Türk ordusuna teslim edeceğim. Yine bize milliyetçilik dersi veriyorlar. Ya sen bizim toprağımızda, bizim bayrağımız dalgalanırken Süleyman Şah Türbesi’ni kaçırdın, bayrağı indirdin, bir de bana milliyetçilik satıyorsun. Sen kim, milliyetçilik kim. Süleyman Şah Türbesi’ni kendi topraklarımıza götüreceğiz. O bayrak orada dalgalanacak. Bir hafta içinde yapacağız. Gerçek milliyetçilik neymiş öğreteceğiz onlara. Bize milliyetçilik dersi verenler, Kıbrıs’ın Beşparmak Dağları’na baksınlar. Orada Bülent Ecevit’i görecekler. Akdeniz’in dalgalarına baksınlar. Orada Bülent Ecevit’i görecekler, rahmetli Erbakan’ı görecekler. Biz, onlar gibi değiliz. Biz, gerçek anlamda yurtseveriz. Biz, herkesi kucaklarız. Billboardlara bir şeyler asmışlar. Elazığlılar için üzüldüm. Elazığlıların kalbini kırdık. Elazığlı böyle değil çünkü. Elazığlı; ülkesini, vatanını sever, her düşünceye saygı gösterir. Elazığlı böyledir. Ama birileri, kendilerini Elazığlı yerine koyup o pankartları asıyorlar oraya, sırf kışkırtmak için insanları. Ayrımcılıktan bıkmadınız mı? Kavgadan, bu ülkeyi bu hale getirmekten bıkmadınız mı? Çözeceğiz. Tamamını çözeceğiz. Altı lider bir araya gelerek çözeceğiz. Altılı Masa. Öyle kavga mavga. Bunların hepsi fasa fiso. Atıyorlar. İnanmayın bunlara. Altı liderin tek hedefi var. Bu ülkeye huzuru, barışı, demokrasiyi, adaleti getirmektir. Amacımız budur. Başaracağız. Birlikte başaracağız. Kucaklaşarak, helalleşerek başaracağız."  CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, grup toplantısının ardından Balatgazi Caddesinde esnaf ziyaretinde bulundu, ardından parti otobüsüyle Gazi Caddesi üzerinde vatandaşları selamlayarak Elazığ'dan ayrıldı.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM'nin kapanmasının ardından partisinin grup toplantılarını her hafta başka bir ilde yapma kararı kapsamında temel atma töreni için geldiği Elazığ'da grup toplantısı yaptı.

ELAZIĞ'DA GRUP TOPLANTISI YAPTI

Nurettin Ardıçoğlu Kültür Merkezi'nde gerçekleşen toplantıya İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP genel başkan yardımcıları Ali Öztunç, Veli Ağbaba, Muharrem Erkek, grup başkanvekilleri Özgür Özel, Faik Öztrak, Engin Özkoç ve Engin Altay ile çok sayıda milletvekili, partili ve vatandaş katıldı.

'SİZE MAZOTU, YATLAR HANGİ FİYATTAN KULLANIYORSA, ÖTV'SİZ VE KDV'SİZ VERECEĞİZ'

İktidara geldiklerinde çiftçilere mazotu ÖTV’siz ve KDV’siz vereceğini belirten Kılıçdaroğlu, "Elazığ, bir tarım, sanayi, turizm kentidir. Aynı zamanda bir lojistik kent olmak konusunda da önemli bir avantajı vardır. Elazığlı çiftçinin çok mutlu olmadığını, Türkiye'deki bütün çiftçiler gibi büyük sıkıntılar çektiğini biliyorum. Türkiye’deki bütün çiftçilere verdiğim sözü Elazığlılara da verdim. Size mazotu, yatlar hangi fiyattan kullanıyorsa, ÖTV’siz ve KDV’siz vereceğiz. Dolayısıyla bu ülkede en ucuz mazotu çiftçi kullanacak. Hakkınızı teslim edeceğiz. Tefecilere dünyanın faizini veriyorlar. Hani diyorlar ya ‘Biz faize karşıyız’, buna inanmayın, hepsi hikaye. Bütçenin neredeyse yarısını, fazlasını o tefecilere, faizcilere ödüyorlar. Biz ne yapacağız? Bütün çiftçilere, esnafa söz verdim; Allah nasip ederse, sizin oylarınızla iktidar olursak bir hafta içinde, sadece bir hafta içinde çiftçinin ve esnafın bankalar, tarım kredi kooperatifi, esnaf kefalet kooperatifinden aldıkları kredilerin faizlerini tak diye sileceğiz. Faizle mücadele böyle yapılır. Birisine dünyanın parasını veriyorsun, çiftçiye hakkını vermiyorsun. Üretenin, alın teri dökenin yanında olacağız. Kim üretiyorsa, alın teri döküyorsa. Oy versin veya vermesin, o ayrı bir şey. Hakkı, hakkaniyeti kişiye teslim etmektir. Üretiyor musun kardeşim, başımın üstünde yerin var. Derdin mi var, derdini çözmek Bay Kemal’in görevi olacak. Hiç endişe etmeyin. Bir rakam vereyim. 2003 yılında Elazığ’da 28 bin 322 çiftçi, ‘Çiftçi Kayıt Sistemi’ne tabi. Aradan uzun zaman geçti, 2022 yılında 28 bin çiftçiden bu, 15 bin çiftçiye düştü. 12 bin 604 çiftçi, ‘Çiftçi Kayıt Sistemi’nde çıktı. Çünkü ‘O işi yapamıyorum, zarar ediyorum’ diye. Çiftçiyi toprağa küstürürseniz, alın terinin hakkını vermezseniz 85 milyon aç kalır. O nedenle dışarıdan eti de yulafı da çavdarı da canlı hayvanı da getiriyorlar. Bizim insanımız var, üretecek, ‘Hayır o üretmesin, dışarıdan alalım.’ Bir Tarım Bakanı var, Allah selamet versin, tarımı düzeltmek için Venezuela’ya gidiyor. Öbürü gidiyor Sudan’a. Ya sen gel Elazığ’da, Elazığ’daki ovaya bir bak. Bu ova sulanıyor mu, sulanmıyor mu, bak. Buraya gelmez, Venezuela’ya gider. Ama hiç meraklanmayın; Bay Kemal, Elazığ’a gelecektir. Okulu nasıl yaptıysa ovaları da öyle sulayacaktır" dedi.

'ASIL HEDEFİMİZ BU MEMLEKETİ TEMİZ, AHLAKLI SİYASET YAPANLARA TESLİM ETMEKTİR'

Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Birileri, sarayda oturur ama gerçeği görmez. Bu kardeşinizin görevi, sarayda oturan o kişilerin sorununu çözmek değil. Onların bir eli yağda, bir eli balda. Ama benim görevim, bu topraklarda yaşayan sade vatandaşın hakkını, hukukunu korumak, onun beklediği adaleti ona teslim etmektir. Eğer bunu yapmazsanız siyaset yapmanızın bir anlamı kalmıyor. Siyaseti adalet üzerine inşa etmezseniz o zaman siyaset, zenginleşme aracı olur. Siyaseti zenginleşme aracı olmaktan çıkarıp halka hizmet aracı haline getirirseniz bu memleket kurtulmuş olur. Bizim asıl hedefimiz bu. Bu memleketi temiz, ahlaklı siyaset yapanlara teslim etmektir. Elektriğe bu yıl yüzde 95 ile yüzde 200 arasında zam yapıldı. İnsaf ya. Doğal gaza zam tam üç kez yapıldı, yüzde 164. Memurun maaşı mı, çiftçinin geliri mi yüzde 164 arttı? Kimin geliri yüzde 164 arttı da bu kadar büyük bir yükü getiriyorsun ailelere veriyorsun? Vatandaş perişan vaziyette. Ben elektrik parasını ödemedim. Neden? Benim elektriğimi kessinler, elektriği kesilen 3 milyon 400 bin kişinin derdi dile gelsin diye. Çünkü elektriği kesilen insanların evlerinde yaşadığı dramı toplum bilmiyor. O aileler, fakir aileler. Fakir olduğu için elektrik parasını ödeyemiyor. Gelip elektriğini kesiyorlar. Hiç düşünüyorlar mı o evde bir çocuk, bir engelli var. Bir buzdolabı var. O elektriği kestiğiniz zaman kışın ortasında bu insanlar nasıl ısınacak? Bunlar dertlerini anlatamazlar, medyaya çıkamazlar. Çıksalar da dertlerini anlatacak mecra bulamazlar. Dedim ki benim de elektriğim kesilsin, bir hafta ödemeyeceğim. Bütün dünya duysun. Elektriği kesilen evlere gittim, aileleri ziyaret ettim, dertleriyle hemhal oldum. Şimdi kaç hanenin elektriği kesildi, gizliyorlar. 9 aydır arkadaşlarımız soruyorlar, tık yok, cevap vermiyorlar. Şöyle cevap versinler; ‘9 aydır hiçbir hanenin elektriği kesilmedi’, seviniriz. Niye gizliyorlar? Daha fazla hanenin elektriği kesildi. Aslında suç işliyorlar. Esnafı da biliyorum. Avizeci şunu söylüyor; ‘Avize var yakamıyorum, elektrik masrafı olacak’ diyor. Geçen yıl 3 milyon 449 bin hanenin elektriği kesildi. Şimdi kaç hanenin elektriği kesik, bilmiyoruz. Buradan kamu görevlilerine çağrı yapıyorum. Milletvekillerinin sorduğu soru önergelerini veya Bilgi Edinme Yasası’na göre istemiş oldukları bilgileri zamanında vermeyenlerin tamamı suç işliyor. Kendinizi suça ortak etmeyin, doğru dürüst, oturan cevap verin. Sorun sizin sorununuz değil, Türkiye’nin sorunudur."

'BUNU YAPANLAR HAKİM DEĞİL ÇETEDİR' 

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında YSK üyelerine hakaret ettiği gerekçesiyle açılan davaya ilişkin konuşan Kılıçdaroğlu, "Hakimlere sesleniyorum, Hakimler ve Savcılar Kurulu’nda görevli olanlara sesleniyorum; size söylenmeyen bir sözü, kimin talimatı ile ‘bu söz bize söylendi’ diye üstlendiniz? Ben, sizin meşrebinizi de adaletsizliğini de gayet iyi biliyorum. Aynı zarfın içine dört tane pusula koyacaksın, ‘Efendim biri doğru değil, üçü doğru’ Nereden biliyorsun? Onlara dedim ki; ‘Bunu yapanlar hakim değil çetedir.’ Çete ne demek? Kanuna karşı iş yapmak için bir araya gelenlere çete denir. Açın Türk Dil Kurumu sözlüğünü, orada okursunuz. Sen, bu kararı veriyorsun. Şimdi bir bakanla ilgili bir sözü, ‘bu bana söylendi’ diye alıyorsun üstüne. Hakimi değiştiriyorlar. ‘Ceza verecek bir hakim oraya gelsin’ diyorlar. ‘Ceza verecek bir hakim oraya gelsin, kararı o versin’ diyorlar. Buradan o hakime de sesleniyorum; eğer yargı için yüz karası olmak istemiyorsan hukukun üstünlüğü ve vicdanı kanaatine göre karar vereceksin, sarayın talimatına göre değil. Kaldı ki bu konuda bir de uzman raporu var. Ama o hakimi değiştirdiler. Başka bir hakim gelecek oraya. Niçin? Ceza verecek. Yine önemli düşünürlerden birisi söylüyor; ‘Sultanın sofrasına oturan alimin fetvasına itibar edilmez. Bu yılın ilk 8 ayında, diyorlardı ya ‘Faize karşıyız’, bizi kandıracaklarını sanıyorlar, kur korumalı mevduat dahil ödenen faiz 250 milyar TL. Bütçeden ödenen faiz. Peki çiftçiye ilk 8 ayda verilen; 25 milyar TL. Faizciye veriyorsun 250 milyar TL; üreten, toprakta çalışan, hayvanı besleyen, bizleri besleyen çiftçiye 25 milyar TL veriyorsun. Esnafa 6 milyar TL veriyorsun. Çiftçiye kaç milyar TL verilmesi lazımdı, Tarım Kanunu’na göre? Kanuna göre çiftçiye verilmesi gereken miktar 134 milyar TL. Kanun öngörüyor, 21’inci madde. ‘Gayrisafi milli hasılanın en az yüzde 1’i kadar çiftçiye destek verilir’ diyor. Vermiyorsun. Yüzde 1'i 134 milyar TL. Ne kadar vermişsin? 25 milyar TL. Bu ne demektir? Çiftçinin alın terini çalmak demektir" ifadelerine yer verdi.

'PERTEK KÖPRÜSÜ’NÜN YAPILMASI LAZIM'

Tunceli ile Elazığ arasında Keban Barajı gölü üzerinde ulaşımı sağlayan güzergaha köprü yapılması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu şu ifadelere yer verdi:

"Tunceli ile Elazığ arasında bir feribot var. Oraya güzel bir Pertek Köprüsü’nün yapılması lazım. Pertek Köprüsü’nün önemi, Elazığ’ın ciddi bir lojistik merkezi olmasını sağlamaktır. Ciddi bir lojistik merkezi olursa burada herkes rahat edecek. Elazığ’ın kişi başına geliri de artmış olacak. Yıllardır söz verdikleri halde Elazığ’ın o güzel ovaları susuz. Onların tamamının sulanması lazım. Allah nasip ederse geleceğiz, o ovalarda bereketi, suyu bütün Elazığlı kardeşlerim görecekler. Şanlıurfa başta olmak üzere Türkiye’deki bütün çiftçilere güneş enerjisi kurduracağız, çiftçiler ortak olacaklar. Ücretsiz kullanacaklar, artan elektriği satacaklar, oradan gelir elde edecekler. Aynı şey Elazığ için de olacak. Elazığlı çiftçiler de güneş enerjisi elektriğini bedava kullanacaklar. Meraları para ile veriyorlar. Ne parası ya? Zaten üreticiyi soymuşsun. Meraların tamamını bedava yapacağız. Hayvanlarını otlatacak. Herkesin inancına saygılıyım. Herkesin inancının benim başımın üstünde yeri vardır. Hiç kimsenin inancı sorgulanamaz. Kimin inançlı olup olmadığını sadece yüce Yaradan bilebilir. Peygambere bile verilmeyen bu yetkiyi birileri kullanıyor. Yok öyle bir şey. Herkesin inancına, yaşam tarzına saygı duyacaksınız. Bu ülkeyi barıştırmak istiyorum. Artık kavgadan bıkmadık mı Allah aşkına ya? 85 milyon bir aradayız kardeşim. Açık ve net söylüyorum; CHP’nin iki kırmızı çizgisi vardır; vatan ve bayrak. Bu kadar. Birileri bize milliyetçilik dersi veriyor. Bize milliyetçilik dersi vermeye onların hakkı yoktur. Katar ordusuna Tank Palet Fabrikası’nı satanlara sor bakayım, milliyetçilik neymiş. O fabrikayı alacağım, şanlı Türk ordusuna teslim edeceğim. Yine bize milliyetçilik dersi veriyorlar. Ya sen bizim toprağımızda, bizim bayrağımız dalgalanırken Süleyman Şah Türbesi’ni kaçırdın, bayrağı indirdin, bir de bana milliyetçilik satıyorsun. Sen kim, milliyetçilik kim. Süleyman Şah Türbesi’ni kendi topraklarımıza götüreceğiz. O bayrak orada dalgalanacak. Bir hafta içinde yapacağız. Gerçek milliyetçilik neymiş öğreteceğiz onlara. Bize milliyetçilik dersi verenler, Kıbrıs’ın Beşparmak Dağları’na baksınlar. Orada Bülent Ecevit’i görecekler. Akdeniz’in dalgalarına baksınlar. Orada Bülent Ecevit’i görecekler, rahmetli Erbakan’ı görecekler. Biz, onlar gibi değiliz. Biz, gerçek anlamda yurtseveriz. Biz, herkesi kucaklarız. Billboardlara bir şeyler asmışlar. Elazığlılar için üzüldüm. Elazığlıların kalbini kırdık. Elazığlı böyle değil çünkü. Elazığlı; ülkesini, vatanını sever, her düşünceye saygı gösterir. Elazığlı böyledir. Ama birileri, kendilerini Elazığlı yerine koyup o pankartları asıyorlar oraya, sırf kışkırtmak için insanları. Ayrımcılıktan bıkmadınız mı? Kavgadan, bu ülkeyi bu hale getirmekten bıkmadınız mı? Çözeceğiz. Tamamını çözeceğiz. Altı lider bir araya gelerek çözeceğiz. Altılı Masa. Öyle kavga mavga. Bunların hepsi fasa fiso. Atıyorlar. İnanmayın bunlara. Altı liderin tek hedefi var. Bu ülkeye huzuru, barışı, demokrasiyi, adaleti getirmektir. Amacımız budur. Başaracağız. Birlikte başaracağız. Kucaklaşarak, helalleşerek başaracağız." 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, grup toplantısının ardından Balatgazi Caddesinde esnaf ziyaretinde bulundu, ardından parti otobüsüyle Gazi Caddesi üzerinde vatandaşları selamlayarak Elazığ'dan ayrıldı.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve sakinca.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.