deneme bonusu veren siteler

deneme bonusu veren siteler bonus veren siteler deneme bonusu veren siteler meritking kingroyal deneme bonusu veren siteler casinorulet.com casino siteleri deneme bonusu veren siteler siyahbet giriş siyahbet giriş

Spor yazarlarından Portekiz yenilgisi sonrası Montella’ya sert sözler

Spor 23.06.2024 - 10:43, Güncelleme: 23.06.2024 - 10:43
 

Spor yazarlarından Portekiz yenilgisi sonrası Montella’ya sert sözler

Avrupa Futbol Şampiyonası'na galibiyetle başlayan ve F Grubu ilk maçında Gürcistan'ı yıkan A Milli Takımımız, 2. maçında Portekiz ile kozlarını paylaştı. Fakat rakip kalede pek varlık gösteremediğimiz maçta Portekiz sahadan 3-0 galip ayrıldı. Spor yazarları da Türkiye'nin Portekiz'e farklı yenilgisini ve Montella'nın kadro tercihlerini köşe yazılarında değerlendirdi.
BU MAÇ MONTELLA'YA YAZAR - MEHMET ŞEHİRLİ Bu maçı kaybedeceğimizi kadroyu gördükten sonra ben kabullenmiştim. Ama teknik direktör Montella ilk Gürcistan maçında 3-1 lik galibiyeti biz almamışız gibi o maçta oynayan 4 oyuncuyu Portekiz kadrosuna almayıp kumar oynadı sonucunda da mağlubiyeti kabullenmiş oldu. Gürcistan maçında Mert Müldür ve Arda’nın attığı goller Avrupa’da konuşulurken sen Arda ve Mert Müldür’ü oynatma. Dünya Arda’nın oyunundan bahsederken sen Arda’yı ilk onbirde düşünme.  Portekiz milli takımının hocası bile Arda oynuyacakmış gibi taktik bile yaptığını düşünüyorum. Daha Milli marşlar okunurken kaleci Altay'ın yüzündeki endişeyi ve güvensizliği gördüm. Neden Altay ile başladığını bilmiyorum. İlk 20 dakika Portekiz'i tartarak oynadık ama sonra geri çekilmeye başladık. Topu ilerde tutmamız gereken bir takımız çünkü savunmamız zaten fire veren bir yapıda. Portekiz aslında iyi oynamadığı bir maçı kazandı. Birinci golü yedikten sonra gardımız düştü. Moraller yere indi derken Samet'in bir anlık refleksi ile Altay'ın dikkatsizliği ile ikinci golü yedik. Zaten maç orada bitti. Devre arasında umarım 4-5 olmaz en kötü 3'ü yer bitirirz dedim. Nitekim ki öyle oldu. Gol atacamayacağımızı biliyordum. Çünkü topu ilerdie tutamıyoruz. Arda gibi bir dinamoya ihtiyacımız vardı. Ama 19 yaşındaki Arda yorgun olduğu için oynamadı ilk 11'de. Ben buna inanmıyorum. 41 yaşındaki Pepe yorulmuyor da futbola aç olan Arda mı yorgun olacak? Bu maçın Z raporuna gelecek olursak, mağlubiyet Montella'ya yazar. Kötü bir kadro ile çıktı. Açık açık yazıyorum. Portekiz'den korkarak bir kadro çıkardı sahaya Montella. Mert varken Altay neden? Altay o formayı hakedecek ne yaptı? Anterenmanlarda mı çok iyiydi? Arda neden oynamadı? Sorulacak soru çok. Şu maçtan 1 puan alabilirdik.  NASIL GELİŞECEĞİZ? – SERKAN AKCAN  Roberto Martinez’in basın toplantısında savunmamızla ilgili ön görüsü kelimesi kelimesine gerçekleşti denebilir. Kaleden başlayarak savunmanın her bir metrekaresinde hatalarla dolu bir maç oynadık. Abdülkerim’in aklı maçın başında Ronaldo’dan yediği çalımda kalınca devrenin geri kalanı onun adına kâbus gibi geçti. Aslında hepimiz için kâbus başlamıştı. Samet’in sağ stoperden oyun kuramaması üzerine tüm toplar Abdülkerim’e geldiğinde Portekiz’in bire bir baskıları orta sahayı uzun geçen isabetsiz yüksek toplarla oynamamıza sebep oldu. Ayrıca Portekiz’e karşı en büyük sınavı savunmada vereceğimiz bu kadar aşikarken çok basit fauller sonucunda savunma dörtlümüzün 3’ü birden sarı kart gördü. Temel stoper eğitiminde kaleciye geri pas yaparken ilk kural, topu kale direklerinin ortasına vermemektir. Bunu topa vurmayı öğrendiği ilk andan itibaren her stoper öğrenir. Samet’in topa hakim olduğu bir pozisyonda yanına kadar sokulan Altay’ı fark etmeyip kalenin merkezine pas atması kabul edilebilir bir hata değildi. Montella’nın ilk maçın kadrosundan Kenan Yıldız, Mert Müldür ile Arda Güler’i kenarda tutup Yunus, Zeki ve Kerem ile başlamasının şifresi, belli ki Portekiz’e ön alan baskısı yapma ihtimalinde. DURUŞUMUZ PROBLEMLİ - CEM DİZDAR  Savunmayla ilgili görünen sorunları bertaraf etmek için ilk maça göre örneğin Arda Güler benzeri bazı oyunculardan tasarruf etmeyi uygun bulmuş olmalı Vincenzo Montella… Lakin gerçek sorunun tam da savunmanın göbeğinde olduğu ve tüm savunma dengesizliğinin ağırlıklı olarak buradan kaynaklandığı apaçık ortadaydı. Abdülkerim ile Samet’in nice eksiğini görmek oynadıkları takımların özgül ağırlıkları nedeniyle pek mümkün olamıyordu. İki maçtır oluyor işte… Gören gözler hariç elbette. Maçın başındaki bir kaç girişimde örneğin Kerem Aktürkoğlu’nun da vuruş yetersizliğinden öte oyun bilgisi eksiğini göstermiyordu bizim ‘’Süper Lig’’! Görüldü ki, sorun çocuklarda değil daha çok ‘’öğretmenler’’deydi. Portekiz pek de zorlanmadan maçı 0-3’e getirdi. Aslında aman aman bir şey de yapmadılar. Sadece sahada doğru durdular o kadar. SANTRFORLARA BAKMADI - ERMAN ÖZGÜR  Rotasyona rağmen (ki ne kadar doğru olduğu tartışılabilecek tercihler) kadro kalitesi, takım halinde form durumu ve tecrübe Portekiz’den yanaydı. İlk 10 dakikadan sonra da bu ayrıntılar kendini hissettirmeye başladı. Özellikle Bernardo Silva’nın organizatörlüğü bir kanatta, Leao’nun bire birde zorlamaları diğer kanatta belimizi büktü. Çabuk oyuncularla yapmayı planladığımız hücum organizasyonlarından Kerem ile kaçırdığımız haricinde pozisyon üretemezken, savunmada hem çok pozisyon verdik hem de Samet-Altay anlaşmazlığında komik bir gol yedik. İlk yarı boyunca etkinliğiniz saman alevi gibi parlamaktan ibaretti. İkinci yarıyla birlikte Portekiz baskın oyununu daha da artırdı. MONTELLA VE KAPRİSLERİ! - TUNÇ KAYACI  Portekiz’e kaybetmek dünyanın sonu değil tabi ki. Ama Montella’nın hazırlık maçları dahil her maça ayrı 11 çıkartma sevdası bize pahalıya mal olacak gibi. Dortmund’ta ilk yarıda döküldük. Oysa maç öncesi taraftarımız yeri göğü inletti ve müthiş bir atmosfer vardı. Ancak İtalyan teknik adamın ilk 11’ini öğrendiğimizde yine de iyi niyetle ‘vardır bir bildiği’ dedik. Tamam Gürcistan’a karşı başka oynarsın, Portekiz’e karşı başka taktik bu çok normal. ‘Kazanan takım bozulmaz’ klişesine takılmam hiçbir zaman. Ama bu rotasyonu yaparken kararlarını destekleyecek seçimler olmalı, aksi halde eleştiri okları üzerine gelir. Sadece Kerem ile Portekiz savunmasını zorlamak yetmezdi. Portekiz çok da bir şey yapmadan ikramlarımızla rahatça 2-0 yakaladı. İki stoperin de aynı anda kötü gününde olmaları, bireysel hataları skoru da daha artırdı. Sadece iki stopere bu yenilgiyi bağlarsak o da haksızlık olur. Herkesin hem fikir olduğu çok ciddi bir takım savunması zafiyetimiz var. NASIL BİR PLANLAMA? - OLCAY ÇAKIR  Matematik hâla gruptan çıkabileceğimizi işaret ediyor. O nedenle iniş ve çıkışları bu kadar uçlarda yaşayan insanlar olarak motivasyonumuzu acilen yükseltmek zorundayız. Dün akşam sanki baştan kabullendiğimiz 'Bizden çok daha iyiler' görüşünü aşırı içselleştirmiş gibiydik. Çekya takımı gibi savunma yapar, Gürcistan takımı gibi de geçişlerle durumu idare edecektik. Hele bir de puan(lar) alırsak işimize bakarız mantığıyla sahadaydık. Bir kere bu orta alan kurgusuyla, daha da doğrusu dünkü üçlüyle oluşturduğumuz düzenle başarılı olma ihtimalimizin olmadığını görmek için ne kadar pratik yapmamız gerekiyor? Biz bu kurguyla Hakan Çalhanoğlu eleştirisi yapmaya, o da kulübünde başarılı olmaya devam edecek, öyle görünüyor. Klasik bir 9 numaramızın olmaması da sorunlarımızdan biri bence. Montella’ya, Çekya maçı öncesi şu soruları da sormak gerekiyor. Belki faydası olur. MONTELLA’NIN HAYALİ! - UMUT EKEN  bırakmış. Gerekçesi de anlaşılabilir. Açıklanamayacak olan benim açımdan diğer tercihleri ve denge bozulmuşken yaptığı müdahaleler. Kenan, Berlin’deki Almanya maçından bu yana sol çizgide takımın standart üstü oyuncularından. Ayrıca Mert Müldür’ün Gürcistan performansı sonrası dün akşamki Zeki’ye tercih edilmemesi garip. Mert Günok - Altay Bayındır değişimi bir zorunluluk. Böyle bakınca Montella’nın “Çok genç 3 isimle oynamak risk” sözleri de akıllara geliyor haliyle. Montella’nın ana amacının Portekiz’e karşı daha tecrübeli bir 11’le savaşmak olduğunu anlıyorum. Ama sahada öyle olmuyor. En ciddi sorunumuz bir ahenk ya da bir düzen yakalayamamış olmamız. İtalya, Polonya, Gürcistan ve Portekiz maçlarının tamamını anımsayarak düşünmek lazım bunu. PORTEKİZ DEĞİL BİZ KENDİMİZİ YENDİK - BURAK ÖZDEMİR  Euro 2024'teki ikinci maçımızda büyük umutlarla sahaya çıktığımız maçta, önce Vincenzo Montella'nın tercihleri sonra da sahadaki oyuncuların kötü performansı sonrası sahadan 3-0 mağlup ayrıldık. Barış Alper Yılmaz, Galatasaray'da zaman zaman ileri uçta ve sağ açıkta şans bulsa da gerçek mevkisi sol açık olan bir oyuncu. Montella, Barış Alper'i sol açık dışında hücumun her yerinde denedi. Ferdi ile önlü arkalı oynamaları halinde turnuvanın en iyi sağ kanatlarından birine sahip olacağımız yerde bunu asla denemiyoruz. Bu tercihi anlamak mümkün değil. BASİT DÜDÜKLER ÇALDI - DENİZ ÇOBAN  Net skorla biten maçta hakemi konuşacağımız bir pozisyon olmadı. Hakemin her iki takımın lehine/aleyhine bazı faul değerlendirmelerinde hataları oldu. Bazen çok basit faul düdükleri çaldı. Ama bu kararlar maçın gidişatını etkileyecek kararlar değildi. DERS ÇIKARTMALIYIZ - METİN KARABAŞ  EURO 2024’e Gürcistan’ı 3-1 mağlup ederek başlayan milli takımımız gruptaki ikinci maçında Portekiz ile karşılaştı. Bu karşılaşma ilk mücadelenin kadrosunda dört değişiklikle başlayan Montella, Arda Güler’i yedek bıraktı. Maçın ilk on dakikalık bölümü dengede geçerken, Portekiz ilerleyen dakikalarda topun ve oyunun kontrolünü sağladı. Her iki kanadı da etkili kullanan rakibimiz savunmamızı bir hayli zorlamaya başladı. Biz ise hem savunmadan çıkarken hem de son bölgeye geçmeye çalışırken çok fazla pas hatası yaptık. Baskısını artıran Portekiz 21. dakikada Bernardo Silva ile öne geçti: 0-1. Millilerimiz bu golden sonra panik yaptı. 29’da Samet ile Altay arasındaki anlaşmazlık sonrasında Samet’in geri pası ağlarımıza gitti: 0-2. Bu gol ilk 45 dakikanın da skoru oldu. COSA HAİ PENSANTO MONTELLA? - OĞUZ DİZER  Türkçe anlatamadım, İtalyanca sordum ‘Ne düşündün Montella?' grup maçlarının tamamını kazanmış olan Portekiz’den çekindin de tedbir mi aldın? Belki de diyeceksin ki ‘Forse I’ hal pensanto perche’ e’ cosi grande!’ Türkçe’si ne? ‘Çok büyük olduğundan öyle düşündüm herhalde!’ İyi ettin! Umutlarımızı da küllüm ettin! Avusturya ile hepimizi üzen bir hazırlık maçı oynamış, kalbura dönmüştük ya. Kadroyu gördüğüm zaman, kalbur olmayız ama bu elekten farksız orta saha ile telef oluruz diye düşünmüştüm. Bu sefer sadece 3 yedik! Ne rakipten top kazanan, ne de hamle yapıp çalan, öne asla beceri dolu pas atamayan, pek güzel bakan (!) muavin hattı ve araç neticede uçuruma yuvarlandı! Bundan 40 sene önce rahmetli Ekrem Karaberber; kaleye doğru geri pas yapanı derhal oyundan alır tokatlardı! İlk golde kademede geciken Samet ikincide kalesinin göbeğine topu attı Alpay da başka taraftaydı! Hatalar zincirinin daniskası nokta.      
Avrupa Futbol Şampiyonası'na galibiyetle başlayan ve F Grubu ilk maçında Gürcistan'ı yıkan A Milli Takımımız, 2. maçında Portekiz ile kozlarını paylaştı. Fakat rakip kalede pek varlık gösteremediğimiz maçta Portekiz sahadan 3-0 galip ayrıldı. Spor yazarları da Türkiye'nin Portekiz'e farklı yenilgisini ve Montella'nın kadro tercihlerini köşe yazılarında değerlendirdi.

BU MAÇ MONTELLA'YA YAZAR - MEHMET ŞEHİRLİ

Bu maçı kaybedeceğimizi kadroyu gördükten sonra ben kabullenmiştim. Ama teknik direktör Montella ilk Gürcistan maçında 3-1 lik galibiyeti biz almamışız gibi o maçta oynayan 4 oyuncuyu Portekiz kadrosuna almayıp kumar oynadı sonucunda da mağlubiyeti kabullenmiş oldu.

Gürcistan maçında Mert Müldür ve Arda’nın attığı goller Avrupa’da konuşulurken sen Arda ve Mert Müldür’ü oynatma. Dünya Arda’nın oyunundan bahsederken sen Arda’yı ilk onbirde düşünme.  Portekiz milli takımının hocası bile Arda oynuyacakmış gibi taktik bile yaptığını düşünüyorum.
Daha Milli marşlar okunurken kaleci Altay'ın yüzündeki endişeyi ve güvensizliği gördüm. Neden Altay ile başladığını bilmiyorum. İlk 20 dakika Portekiz'i tartarak oynadık ama sonra geri çekilmeye başladık. Topu ilerde tutmamız gereken bir takımız çünkü savunmamız zaten fire veren bir yapıda. Portekiz aslında iyi oynamadığı bir maçı kazandı. Birinci golü yedikten sonra gardımız düştü. Moraller yere indi derken Samet'in bir anlık refleksi ile Altay'ın dikkatsizliği ile ikinci golü yedik. Zaten maç orada bitti. Devre arasında umarım 4-5 olmaz en kötü 3'ü yer bitirirz dedim. Nitekim ki öyle oldu. Gol atacamayacağımızı biliyordum. Çünkü topu ilerdie tutamıyoruz. Arda gibi bir dinamoya ihtiyacımız vardı. Ama 19 yaşındaki Arda yorgun olduğu için oynamadı ilk 11'de. Ben buna inanmıyorum. 41 yaşındaki Pepe yorulmuyor da futbola aç olan Arda mı yorgun olacak?

Bu maçın Z raporuna gelecek olursak, mağlubiyet Montella'ya yazar. Kötü bir kadro ile çıktı. Açık açık yazıyorum. Portekiz'den korkarak bir kadro çıkardı sahaya Montella. Mert varken Altay neden? Altay o formayı hakedecek ne yaptı? Anterenmanlarda mı çok iyiydi? Arda neden oynamadı? Sorulacak soru çok. Şu maçtan 1 puan alabilirdik. 

NASIL GELİŞECEĞİZ? – SERKAN AKCAN 

Roberto Martinez’in basın toplantısında savunmamızla ilgili ön görüsü kelimesi kelimesine gerçekleşti denebilir. Kaleden başlayarak savunmanın her bir metrekaresinde hatalarla dolu bir maç oynadık. Abdülkerim’in aklı maçın başında Ronaldo’dan yediği çalımda kalınca devrenin geri kalanı onun adına kâbus gibi geçti. Aslında hepimiz için kâbus başlamıştı. Samet’in sağ stoperden oyun kuramaması üzerine tüm toplar Abdülkerim’e geldiğinde Portekiz’in bire bir baskıları orta sahayı uzun geçen isabetsiz yüksek toplarla oynamamıza sebep oldu. Ayrıca Portekiz’e karşı en büyük sınavı savunmada vereceğimiz bu kadar aşikarken çok basit fauller sonucunda savunma dörtlümüzün 3’ü birden sarı kart gördü. Temel stoper eğitiminde kaleciye geri pas yaparken ilk kural, topu kale direklerinin ortasına vermemektir. Bunu topa vurmayı öğrendiği ilk andan itibaren her stoper öğrenir. Samet’in topa hakim olduğu bir pozisyonda yanına kadar sokulan Altay’ı fark etmeyip kalenin merkezine pas atması kabul edilebilir bir hata değildi. Montella’nın ilk maçın kadrosundan Kenan Yıldız, Mert Müldür ile Arda Güler’i kenarda tutup Yunus, Zeki ve Kerem ile başlamasının şifresi, belli ki Portekiz’e ön alan baskısı yapma ihtimalinde.

DURUŞUMUZ PROBLEMLİ - CEM DİZDAR 

Savunmayla ilgili görünen sorunları bertaraf etmek için ilk maça göre örneğin Arda Güler benzeri bazı oyunculardan tasarruf etmeyi uygun bulmuş olmalı Vincenzo Montella… Lakin gerçek sorunun tam da savunmanın göbeğinde olduğu ve tüm savunma dengesizliğinin ağırlıklı olarak buradan kaynaklandığı apaçık ortadaydı. Abdülkerim ile Samet’in nice eksiğini görmek oynadıkları takımların özgül ağırlıkları nedeniyle pek mümkün olamıyordu. İki maçtır oluyor işte… Gören gözler hariç elbette. Maçın başındaki bir kaç girişimde örneğin Kerem Aktürkoğlu’nun da vuruş yetersizliğinden öte oyun bilgisi eksiğini göstermiyordu bizim ‘’Süper Lig’’! Görüldü ki, sorun çocuklarda değil daha çok ‘’öğretmenler’’deydi. Portekiz pek de zorlanmadan maçı 0-3’e getirdi. Aslında aman aman bir şey de yapmadılar. Sadece sahada doğru durdular o kadar.

SANTRFORLARA BAKMADI - ERMAN ÖZGÜR 

Rotasyona rağmen (ki ne kadar doğru olduğu tartışılabilecek tercihler) kadro kalitesi, takım halinde form durumu ve tecrübe Portekiz’den yanaydı. İlk 10 dakikadan sonra da bu ayrıntılar kendini hissettirmeye başladı. Özellikle Bernardo Silva’nın organizatörlüğü bir kanatta, Leao’nun bire birde zorlamaları diğer kanatta belimizi büktü. Çabuk oyuncularla yapmayı planladığımız hücum organizasyonlarından Kerem ile kaçırdığımız haricinde pozisyon üretemezken, savunmada hem çok pozisyon verdik hem de Samet-Altay anlaşmazlığında komik bir gol yedik. İlk yarı boyunca etkinliğiniz saman alevi gibi parlamaktan ibaretti. İkinci yarıyla birlikte Portekiz baskın oyununu daha da artırdı.

MONTELLA VE KAPRİSLERİ! - TUNÇ KAYACI 

Portekiz’e kaybetmek dünyanın sonu değil tabi ki. Ama Montella’nın hazırlık maçları dahil her maça ayrı 11 çıkartma sevdası bize pahalıya mal olacak gibi. Dortmund’ta ilk yarıda döküldük. Oysa maç öncesi taraftarımız yeri göğü inletti ve müthiş bir atmosfer vardı. Ancak İtalyan teknik adamın ilk 11’ini öğrendiğimizde yine de iyi niyetle ‘vardır bir bildiği’ dedik. Tamam Gürcistan’a karşı başka oynarsın, Portekiz’e karşı başka taktik bu çok normal. ‘Kazanan takım bozulmaz’ klişesine takılmam hiçbir zaman. Ama bu rotasyonu yaparken kararlarını destekleyecek seçimler olmalı, aksi halde eleştiri okları üzerine gelir. Sadece Kerem ile Portekiz savunmasını zorlamak yetmezdi. Portekiz çok da bir şey yapmadan ikramlarımızla rahatça 2-0 yakaladı. İki stoperin de aynı anda kötü gününde olmaları, bireysel hataları skoru da daha artırdı. Sadece iki stopere bu yenilgiyi bağlarsak o da haksızlık olur. Herkesin hem fikir olduğu çok ciddi bir takım savunması zafiyetimiz var.

NASIL BİR PLANLAMA? - OLCAY ÇAKIR 

Matematik hâla gruptan çıkabileceğimizi işaret ediyor. O nedenle iniş ve çıkışları bu kadar uçlarda yaşayan insanlar olarak motivasyonumuzu acilen yükseltmek zorundayız. Dün akşam sanki baştan kabullendiğimiz 'Bizden çok daha iyiler' görüşünü aşırı içselleştirmiş gibiydik. Çekya takımı gibi savunma yapar, Gürcistan takımı gibi de geçişlerle durumu idare edecektik. Hele bir de puan(lar) alırsak işimize bakarız mantığıyla sahadaydık. Bir kere bu orta alan kurgusuyla, daha da doğrusu dünkü üçlüyle oluşturduğumuz düzenle başarılı olma ihtimalimizin olmadığını görmek için ne kadar pratik yapmamız gerekiyor? Biz bu kurguyla Hakan Çalhanoğlu eleştirisi yapmaya, o da kulübünde başarılı olmaya devam edecek, öyle görünüyor. Klasik bir 9 numaramızın olmaması da sorunlarımızdan biri bence. Montella’ya, Çekya maçı öncesi şu soruları da sormak gerekiyor. Belki faydası olur.

MONTELLA’NIN HAYALİ! - UMUT EKEN 

bırakmış. Gerekçesi de anlaşılabilir. Açıklanamayacak olan benim açımdan diğer tercihleri ve denge bozulmuşken yaptığı müdahaleler. Kenan, Berlin’deki Almanya maçından bu yana sol çizgide takımın standart üstü oyuncularından. Ayrıca Mert Müldür’ün Gürcistan performansı sonrası dün akşamki Zeki’ye tercih edilmemesi garip. Mert Günok - Altay Bayındır değişimi bir zorunluluk. Böyle bakınca Montella’nın “Çok genç 3 isimle oynamak risk” sözleri de akıllara geliyor haliyle. Montella’nın ana amacının Portekiz’e karşı daha tecrübeli bir 11’le savaşmak olduğunu anlıyorum. Ama sahada öyle olmuyor. En ciddi sorunumuz bir ahenk ya da bir düzen yakalayamamış olmamız. İtalya, Polonya, Gürcistan ve Portekiz maçlarının tamamını anımsayarak düşünmek lazım bunu.

PORTEKİZ DEĞİL BİZ KENDİMİZİ YENDİK - BURAK ÖZDEMİR 

Euro 2024'teki ikinci maçımızda büyük umutlarla sahaya çıktığımız maçta, önce Vincenzo Montella'nın tercihleri sonra da sahadaki oyuncuların kötü performansı sonrası sahadan 3-0 mağlup ayrıldık. Barış Alper Yılmaz, Galatasaray'da zaman zaman ileri uçta ve sağ açıkta şans bulsa da gerçek mevkisi sol açık olan bir oyuncu. Montella, Barış Alper'i sol açık dışında hücumun her yerinde denedi. Ferdi ile önlü arkalı oynamaları halinde turnuvanın en iyi sağ kanatlarından birine sahip olacağımız yerde bunu asla denemiyoruz. Bu tercihi anlamak mümkün değil.

BASİT DÜDÜKLER ÇALDI - DENİZ ÇOBAN 

Net skorla biten maçta hakemi konuşacağımız bir pozisyon olmadı. Hakemin her iki takımın lehine/aleyhine bazı faul değerlendirmelerinde hataları oldu. Bazen çok basit faul düdükleri çaldı. Ama bu kararlar maçın gidişatını etkileyecek kararlar değildi.

DERS ÇIKARTMALIYIZ - METİN KARABAŞ 

EURO 2024’e Gürcistan’ı 3-1 mağlup ederek başlayan milli takımımız gruptaki ikinci maçında Portekiz ile karşılaştı. Bu karşılaşma ilk mücadelenin kadrosunda dört değişiklikle başlayan Montella, Arda Güler’i yedek bıraktı.

Maçın ilk on dakikalık bölümü dengede geçerken, Portekiz ilerleyen dakikalarda topun ve oyunun kontrolünü sağladı. Her iki kanadı da etkili kullanan rakibimiz savunmamızı bir hayli zorlamaya başladı. Biz ise hem savunmadan çıkarken hem de son bölgeye geçmeye çalışırken çok fazla pas hatası yaptık. Baskısını artıran Portekiz 21. dakikada Bernardo Silva ile öne geçti: 0-1. Millilerimiz bu golden sonra panik yaptı. 29’da Samet ile Altay arasındaki anlaşmazlık sonrasında Samet’in geri pası ağlarımıza gitti: 0-2. Bu gol ilk 45 dakikanın da skoru oldu.

COSA HAİ PENSANTO MONTELLA? - OĞUZ DİZER 

Türkçe anlatamadım, İtalyanca sordum ‘Ne düşündün Montella?' grup maçlarının tamamını kazanmış olan Portekiz’den çekindin de tedbir mi aldın? Belki de diyeceksin ki ‘Forse I’ hal pensanto perche’ e’ cosi grande!’ Türkçe’si ne? ‘Çok büyük olduğundan öyle düşündüm herhalde!’ İyi ettin! Umutlarımızı da küllüm ettin! Avusturya ile hepimizi üzen bir hazırlık maçı oynamış, kalbura dönmüştük ya. Kadroyu gördüğüm zaman, kalbur olmayız ama bu elekten farksız orta saha ile telef oluruz diye düşünmüştüm. Bu sefer sadece 3 yedik! Ne rakipten top kazanan, ne de hamle yapıp çalan, öne asla beceri dolu pas atamayan, pek güzel bakan (!) muavin hattı ve araç neticede uçuruma yuvarlandı! Bundan 40 sene önce rahmetli Ekrem Karaberber; kaleye doğru geri pas yapanı derhal oyundan alır tokatlardı! İlk golde kademede geciken Samet ikincide kalesinin göbeğine topu attı Alpay da başka taraftaydı! Hatalar zincirinin daniskası nokta.

 

 

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve sakinca.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.