deneme bonusu veren siteler bahis siteleri

deneme bonusu veren siteler

deneme bonusu veren siteler youtube mp3 bonus veren siteler deneme bonusu veren siteler meritking kingroyal deneme bonusu veren siteler bonus veren siteler casinorulet.com casino siteleri deneme bonusu veren siteler

"Tasarruf tedbirine herkes uymak zorunda"

Siyaset (DHA) - Demirören Haber Ajansı | 15.05.2024 - 22:20, Güncelleme: 15.05.2024 - 22:20
 

"Tasarruf tedbirine herkes uymak zorunda"

CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, "Bir göreve seçilmiş olmak kimseye orayı bir akraba çiftliğine dönüştürme hakkı vermez. Atanarak ve seçilerek gelinen her konumun sahibi milletimizin ta kendisidir. Buralar affınıza sığınarak söylüyorum; birileri için arpalık değil, ülkeye ve millete hizmet vasıtalarıdır" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin (TOBB) 80'inci Genel Kurulu'nda konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel ekonominin son 5-6 yıldır fırtınalı sulardan geçtiğini aktararak, "Salgının çok öncesinde başlayan belirsizlik iklimi Rusya-Ukrayna savaşı ve diğer bölgesel çatışmalarla daha da kesinleşti. Dünyada son 50-60 yılın zirvelerine çıkan enflasyon atılan tüm adımlara rağmen ekonomiler için endişe unsuru olmayı sürdürüyor. Amerika ve Avrupa Merkez Bankaları enflasyonun ateşinin ne zaman düşeceğine dair halen net bir tarih veremiyor. Türkiye olarak küresel ekonominin genel seyrinden ve bölgemizdeki krizlerden maalesef biz de olumsuz etkileniyoruz. Tabii biz tüm bu dış faktörlerin yanı sıra 6 Şubat'ta ekonomimize maliyeti 104 milyar dolara ulaşan asrın felaketini de yaşamış bir ülkeyiz. 28 Mayıs seçimlerinden hemen sonra ekonomide güçlü bir ekip kurduk. Ardından 'Orta Vadeli Program' ve '12'nci Kalkınma Plan'ıyla gelecek 5 yıla ait yol haritamızı belirledik. Son 11 aydır da bu yol haritasını harfiyen uyguluyoruz. Mali idareler seçimlerinde pek çok eleştiriyi göğüsleme, hatta sandıkta bedel ödeme pahasına kararlı duruşumuzu esnetmedik" dedi. 'HEDEFİMİZ 60 MİLYAR DOLAR TURİZM GELİRİNİ YAKALAMAKTIR' Vaatlerin havada uçuştuğu bu dönemde popülizme meyletmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Daha önce de söyledim; şahsi ikbal için ülkemize ve milletimize ilave yük oluşturacak hiçbir adım atmadık, bundan sonra da atmayacağız. Hükümetimizin 31 Mart seçim sürecinde sergilediği özverili tavrın, değeri inanıyoruz ki gelecekte daha iyi anlaşılacaktır. Bugün bize serzenişte bulunanlar inşallah yarın hayır dua edeceklerdir. İş dünyamızın tüm kesimleriyle geliştirdiğimiz yakın diyaloğun ekonomiye de olumlu yansıdığını görüyoruz. Ekonomik programımızın neticelerini çeşitli alanlarda görmeye başladık. Geçen seneyi yüzde 4,5 gibi tahminlerimizin de üzerinde bir büyümeyle kapattık. Turizmde de hamdolsun iyi gidiyoruz. Turist sayısı yıllık yüzde 11,1 artış ile 57,1 milyonu, turizm geliri ise yüzde 16,9 artışla 54,3 milyar doları buldu. Böylelikle tüm zamanların en iyi turizm performansını elde etti. 2024 yılında hedefimiz; 60 milyon ziyaretçi ve 60 milyar dolar turizm gelirini yakalamaktır. Bu rakamlara ulaşma konusunda ümitvarız. Ekonomimiz istihdam oluşturmaya devam ediyor. Mart ayında istihdam 32,6 milyon kişiye ulaşırken, işsizlik oranı yüzde 8,6 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı son 11 yılın en düşük seviyesine geriledi" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, işgücü piyasasında ihtiyaç duyulan beceri ve yetkinlikleri geliştirecek nitelikli istihdamı artırmaya yönelik politikalara ağırlık vereceklerinin altını çizerek, "Türkiye gelişmekte olan ülkeler arasında güçlü bir hikayeye sahip. Ülkemizin risk birimi giderek düşüyor. Bu düşüş sayesinde iç dünyamızın dış finansmana erişim koşulları da iyileşiyor. Geçen yıl mayıs ayında 97,1 milyar dolar olan rezervlerimiz bugün 127 milyar dolar seviyesine yükseldi. Orta vadeli programımızı güçlendirecek kritik adımlar atıyoruz. Mali disiplini sürdürerek para politikamızın etkinliğini artıracak ve enflasyonla mücadeleye güçlü destek vereceğiz. Programın güçlendirilmesinde 3 temel önceliğimiz var. Kamuda harcama, kontrol ve kesintileriyle tasarrufları artırıyoruz. Bütçedeki yatırım ödeneklerini gıda, tarım, yeşil ve dijital dönüşüm gibi öncelikli alanlara yönlendireceğiz. Ayrıca yapısal reformları hızlandırıyoruz" diye konuştu. 'TASARRUF TEDBİRİNE HERKES UYMAK ZORUNDA' Türkiye'nin hem üreterek, büyüyerek, hem de tasarruf ederek kaynaklarını en verimli biçimde kullanmak zorunda olan bir ülke olduğunu belirten Erdoğan "Bizim son dönemde keşfettiklerimiz dışında etrafımızdaki ülkeler gibi öyle çok büyük yeraltı zenginliklerimiz yok. Alın terimizden ve kendi bileğimizin gücünden başka hiçbir şeye umut bağlayamayız. Gelirlerimizi artırmak için çalışmak, daha çok çalışmak, daha fazla üretip ihraç etmek mecburiyetindeyiz. Atalarımız 'işten artmaz, dişten artar' demişlerdir. Talimatım üzerine tasarruf kültürünü ve verimliliği artırmak için ekonomi yönetimimiz kapsamlı bir çalışma yaptı. Biz, tüyü bitmemiş yetimin hakkı olan kamu malının korunmasına son 21 yılda daima ihtimam göstermiş bir hükümetiz. Mali disiplinden taviz vermeyelim. Ortalama bütçe açığını milli gelir oranının yüzde 2,4 seviyesinde tutarak bu hassasiyetimizi ispat ettik. Şimdi bunu bir üst seviyeye taşıyoruz. Kamu kurumlarının milletimize ve iç dünyamıza tasarruf kültüründe de örnek olmasını, rehberlik etmesini hedefliyoruz. Birincisi bu paket ile kamuda verimliliği arttırarak, tasarrufu sağlamayı amaçlıyoruz. İkincisi bu paketle birlikte çok güçlü bir uygulama modelini hayata geçiriyoruz. 3'üncü ve son olarak tedbirler bütün kamuyu kapsıyor. Yani merkezi idareler, yerel yönetimler, kamu iktisadi teşebbüsleri, döner sermayeler ve fonlar bu paket kapsamındadır. Bu çerçevede tasarruf tedbirlerine istisnasız olarak tüm kamu idarelerimiz ve personeli uymak zorundadır. 'Harcanan her kuruşun hesabını soran' bir bakış açısını egemen kılıyoruz. Böylece ülkemizin kaynaklarını çok daha verimli ve öncelikli alanlarda kullanabileceğiz. Tasarruf kültürü yaygınlaştıkça ve toplum tarafından sahiplenildikçe cari açıktaki iyileşme de hız kazanacak. Yerli üreticiler inşallah bundan olumlu etkilenir. Kamuda tasarruf ve verimlilik paketinin sadece 3 yıllık bir hedef olarak görülmemesi gerektiğine inanıyorum. Kamuda tasarruf kültürünü kurumsal bir niteliğe kavuşturarak bu konudaki farkındalığın sürekli yüksek kalmasını sağlayacağız. Son dönemde vatandaşlarımızın tepkisine yol açan israf görüntülerinin de böylece önüne geçmeyi arzu ediyoruz. Kamu malı ve kamu görevi milletin bizlere emanetidir. Görevi layıkıyla yapmamak da kamu malına el uzatmak da emanete ihanet etmek demektir. Kimse bizden kul hakkının yenilmesine sessiz kalmamızı beklemesin" dedi. 'MUHALEFETİN DE SORUMLULUK ALMASINI BEKLİYORUZ' 31 Mart'tan sonra özellikle muhalefet belediyelerinde yaşanan eş, dost, hısım, akraba atamalarının mahşeri vicdanla yaralar açtığını belirten Erdoğan, "Adalet terazisi son derece hassas olan gençlerimiz iyice zıvanadan çıkan bu kayırmacılık vakalarından ciddi anlamda rahatsız oluyor. Gençlerimizin kamu kurumlarına ve yöneticilerine olan güvenlerini sarsan bu skandallara artık bir 'dur' denilmesi gerekiyor. Bir göreve seçilmiş olmak kimseye orayı bir akraba çiftliğine dönüştürme hakkı vermez. Atanarak ve seçilerek gelinen her konumun sahibi milletimizin ta kendisidir. Buralar affınıza sığınarak söylüyorum; birileri için arpalık değil, ülkeye ve millete hizmet vasıtalarıdır. Nepotizm meselesini yakından takip etmeyi sürdüreceğiz. Gerek kamuda tasarruf tedbirlerinin uygulanması gerekse nepotizmin engellenmesi noktasında muhalefetin de sorumluluk almasını bekliyoruz" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, esnaf, çiftçi, memur, işçi, sanayici, tüccar fark etmeksizin herkesin Türkiye Cumhuriyeti'nin vatandaşı olduğunu belirterek, "Bu devlet bizim devletimiz, bu vatan bizim son sığınağımız. Hangi siyasi görüşe, kökene, meşrebe mensup olursak olalım hepimiz Türkiye gemisinin yolcularıyız. Bu gemiyi fırtınalı sulardan selamete çıkarmak ortak görevimizdir. Her kim geminin tabanında delik açmaya yeltenirse, ona engel olmak da yine müşterek menfaatimizedir. Meselelerimiz ortak olduğuna göre çözüme de ortak akılla, ortak iradeyle birlikte varmalıyız. Bu anlayışla çalıştığımız sürece başarı topyekun hepimize ait olacaktır. Başta kamu kurullarımız ve görevlilerimiz olmak üzere herkesi 'Tasarruf Paketi'ni uygulamaya davet ediyorum. Türkiye'nin ekonomide yeni başarı hikayeleri yazmaya devam edeceğine yürekten inanıyorum. Bundan kimsenin şüphesi olmasın" dedi.  
CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, "Bir göreve seçilmiş olmak kimseye orayı bir akraba çiftliğine dönüştürme hakkı vermez. Atanarak ve seçilerek gelinen her konumun sahibi milletimizin ta kendisidir. Buralar affınıza sığınarak söylüyorum; birileri için arpalık değil, ülkeye ve millete hizmet vasıtalarıdır" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin (TOBB) 80'inci Genel Kurulu'nda konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel ekonominin son 5-6 yıldır fırtınalı sulardan geçtiğini aktararak, "Salgının çok öncesinde başlayan belirsizlik iklimi Rusya-Ukrayna savaşı ve diğer bölgesel çatışmalarla daha da kesinleşti. Dünyada son 50-60 yılın zirvelerine çıkan enflasyon atılan tüm adımlara rağmen ekonomiler için endişe unsuru olmayı sürdürüyor. Amerika ve Avrupa Merkez Bankaları enflasyonun ateşinin ne zaman düşeceğine dair halen net bir tarih veremiyor. Türkiye olarak küresel ekonominin genel seyrinden ve bölgemizdeki krizlerden maalesef biz de olumsuz etkileniyoruz. Tabii biz tüm bu dış faktörlerin yanı sıra 6 Şubat'ta ekonomimize maliyeti 104 milyar dolara ulaşan asrın felaketini de yaşamış bir ülkeyiz. 28 Mayıs seçimlerinden hemen sonra ekonomide güçlü bir ekip kurduk. Ardından 'Orta Vadeli Program' ve '12'nci Kalkınma Plan'ıyla gelecek 5 yıla ait yol haritamızı belirledik. Son 11 aydır da bu yol haritasını harfiyen uyguluyoruz. Mali idareler seçimlerinde pek çok eleştiriyi göğüsleme, hatta sandıkta bedel ödeme pahasına kararlı duruşumuzu esnetmedik" dedi.

'HEDEFİMİZ 60 MİLYAR DOLAR TURİZM GELİRİNİ YAKALAMAKTIR'

Vaatlerin havada uçuştuğu bu dönemde popülizme meyletmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Daha önce de söyledim; şahsi ikbal için ülkemize ve milletimize ilave yük oluşturacak hiçbir adım atmadık, bundan sonra da atmayacağız. Hükümetimizin 31 Mart seçim sürecinde sergilediği özverili tavrın, değeri inanıyoruz ki gelecekte daha iyi anlaşılacaktır. Bugün bize serzenişte bulunanlar inşallah yarın hayır dua edeceklerdir. İş dünyamızın tüm kesimleriyle geliştirdiğimiz yakın diyaloğun ekonomiye de olumlu yansıdığını görüyoruz. Ekonomik programımızın neticelerini çeşitli alanlarda görmeye başladık. Geçen seneyi yüzde 4,5 gibi tahminlerimizin de üzerinde bir büyümeyle kapattık. Turizmde de hamdolsun iyi gidiyoruz. Turist sayısı yıllık yüzde 11,1 artış ile 57,1 milyonu, turizm geliri ise yüzde 16,9 artışla 54,3 milyar doları buldu. Böylelikle tüm zamanların en iyi turizm performansını elde etti. 2024 yılında hedefimiz; 60 milyon ziyaretçi ve 60 milyar dolar turizm gelirini yakalamaktır. Bu rakamlara ulaşma konusunda ümitvarız. Ekonomimiz istihdam oluşturmaya devam ediyor. Mart ayında istihdam 32,6 milyon kişiye ulaşırken, işsizlik oranı yüzde 8,6 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı son 11 yılın en düşük seviyesine geriledi" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, işgücü piyasasında ihtiyaç duyulan beceri ve yetkinlikleri geliştirecek nitelikli istihdamı artırmaya yönelik politikalara ağırlık vereceklerinin altını çizerek, "Türkiye gelişmekte olan ülkeler arasında güçlü bir hikayeye sahip. Ülkemizin risk birimi giderek düşüyor. Bu düşüş sayesinde iç dünyamızın dış finansmana erişim koşulları da iyileşiyor. Geçen yıl mayıs ayında 97,1 milyar dolar olan rezervlerimiz bugün 127 milyar dolar seviyesine yükseldi. Orta vadeli programımızı güçlendirecek kritik adımlar atıyoruz. Mali disiplini sürdürerek para politikamızın etkinliğini artıracak ve enflasyonla mücadeleye güçlü destek vereceğiz. Programın güçlendirilmesinde 3 temel önceliğimiz var. Kamuda harcama, kontrol ve kesintileriyle tasarrufları artırıyoruz. Bütçedeki yatırım ödeneklerini gıda, tarım, yeşil ve dijital dönüşüm gibi öncelikli alanlara yönlendireceğiz. Ayrıca yapısal reformları hızlandırıyoruz" diye konuştu.

'TASARRUF TEDBİRİNE HERKES UYMAK ZORUNDA'

Türkiye'nin hem üreterek, büyüyerek, hem de tasarruf ederek kaynaklarını en verimli biçimde kullanmak zorunda olan bir ülke olduğunu belirten Erdoğan "Bizim son dönemde keşfettiklerimiz dışında etrafımızdaki ülkeler gibi öyle çok büyük yeraltı zenginliklerimiz yok. Alın terimizden ve kendi bileğimizin gücünden başka hiçbir şeye umut bağlayamayız. Gelirlerimizi artırmak için çalışmak, daha çok çalışmak, daha fazla üretip ihraç etmek mecburiyetindeyiz. Atalarımız 'işten artmaz, dişten artar' demişlerdir. Talimatım üzerine tasarruf kültürünü ve verimliliği artırmak için ekonomi yönetimimiz kapsamlı bir çalışma yaptı. Biz, tüyü bitmemiş yetimin hakkı olan kamu malının korunmasına son 21 yılda daima ihtimam göstermiş bir hükümetiz. Mali disiplinden taviz vermeyelim. Ortalama bütçe açığını milli gelir oranının yüzde 2,4 seviyesinde tutarak bu hassasiyetimizi ispat ettik. Şimdi bunu bir üst seviyeye taşıyoruz. Kamu kurumlarının milletimize ve iç dünyamıza tasarruf kültüründe de örnek olmasını, rehberlik etmesini hedefliyoruz. Birincisi bu paket ile kamuda verimliliği arttırarak, tasarrufu sağlamayı amaçlıyoruz. İkincisi bu paketle birlikte çok güçlü bir uygulama modelini hayata geçiriyoruz. 3'üncü ve son olarak tedbirler bütün kamuyu kapsıyor. Yani merkezi idareler, yerel yönetimler, kamu iktisadi teşebbüsleri, döner sermayeler ve fonlar bu paket kapsamındadır. Bu çerçevede tasarruf tedbirlerine istisnasız olarak tüm kamu idarelerimiz ve personeli uymak zorundadır. 'Harcanan her kuruşun hesabını soran' bir bakış açısını egemen kılıyoruz. Böylece ülkemizin kaynaklarını çok daha verimli ve öncelikli alanlarda kullanabileceğiz. Tasarruf kültürü yaygınlaştıkça ve toplum tarafından sahiplenildikçe cari açıktaki iyileşme de hız kazanacak. Yerli üreticiler inşallah bundan olumlu etkilenir. Kamuda tasarruf ve verimlilik paketinin sadece 3 yıllık bir hedef olarak görülmemesi gerektiğine inanıyorum. Kamuda tasarruf kültürünü kurumsal bir niteliğe kavuşturarak bu konudaki farkındalığın sürekli yüksek kalmasını sağlayacağız. Son dönemde vatandaşlarımızın tepkisine yol açan israf görüntülerinin de böylece önüne geçmeyi arzu ediyoruz. Kamu malı ve kamu görevi milletin bizlere emanetidir. Görevi layıkıyla yapmamak da kamu malına el uzatmak da emanete ihanet etmek demektir. Kimse bizden kul hakkının yenilmesine sessiz kalmamızı beklemesin" dedi.

'MUHALEFETİN DE SORUMLULUK ALMASINI BEKLİYORUZ'

31 Mart'tan sonra özellikle muhalefet belediyelerinde yaşanan eş, dost, hısım, akraba atamalarının mahşeri vicdanla yaralar açtığını belirten Erdoğan, "Adalet terazisi son derece hassas olan gençlerimiz iyice zıvanadan çıkan bu kayırmacılık vakalarından ciddi anlamda rahatsız oluyor. Gençlerimizin kamu kurumlarına ve yöneticilerine olan güvenlerini sarsan bu skandallara artık bir 'dur' denilmesi gerekiyor. Bir göreve seçilmiş olmak kimseye orayı bir akraba çiftliğine dönüştürme hakkı vermez. Atanarak ve seçilerek gelinen her konumun sahibi milletimizin ta kendisidir. Buralar affınıza sığınarak söylüyorum; birileri için arpalık değil, ülkeye ve millete hizmet vasıtalarıdır. Nepotizm meselesini yakından takip etmeyi sürdüreceğiz. Gerek kamuda tasarruf tedbirlerinin uygulanması gerekse nepotizmin engellenmesi noktasında muhalefetin de sorumluluk almasını bekliyoruz" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, esnaf, çiftçi, memur, işçi, sanayici, tüccar fark etmeksizin herkesin Türkiye Cumhuriyeti'nin vatandaşı olduğunu belirterek, "Bu devlet bizim devletimiz, bu vatan bizim son sığınağımız. Hangi siyasi görüşe, kökene, meşrebe mensup olursak olalım hepimiz Türkiye gemisinin yolcularıyız. Bu gemiyi fırtınalı sulardan selamete çıkarmak ortak görevimizdir. Her kim geminin tabanında delik açmaya yeltenirse, ona engel olmak da yine müşterek menfaatimizedir. Meselelerimiz ortak olduğuna göre çözüme de ortak akılla, ortak iradeyle birlikte varmalıyız. Bu anlayışla çalıştığımız sürece başarı topyekun hepimize ait olacaktır. Başta kamu kurullarımız ve görevlilerimiz olmak üzere herkesi 'Tasarruf Paketi'ni uygulamaya davet ediyorum. Türkiye'nin ekonomide yeni başarı hikayeleri yazmaya devam edeceğine yürekten inanıyorum. Bundan kimsenin şüphesi olmasın" dedi.