Bir kulüp düşünün… Her sezon aynı hayalleri kuran, her sezon aynı hayal kırıklığını yaşayan. Her sezon “Bu sene o sene” denilen ama her sezonun sonunda yine aynı cümlelerin kurulduğu bir kulüp: Fenerbahçe.
Fatih Karagümrük deplasmanında alınan 2-0’lık yenilgi aslında sadece bir maçın kaybı değil. Bu, sezonun iflasıdır. Bu, bir yönetim anlayışının, bir teknik aklın ve sahadaki ruhsuzluğun iflasıdır.
Sahaya çıkan kadroya bakıyorsunuz, kenara bakıyorsunuz, kulübeye bakıyorsunuz… Ortada ne bir plan var, ne bir karakter, ne de bir liderlik. Bu takımın bir teknik direktörü var ama ortada bir teknik direktör etkisi yok. Domenico Tedesco’nun Fenerbahçe’ye ne oynattığını, ne planladığını, neyi değiştirdiğini artık kimse anlayamıyor.
Bir takım düşünün ki sezonun kritik haftalarına girilirken hâlâ net bir santrforu yok. Gol yükünü taşıyacak bir forveti yok. Yönetim aylarca taraftara transfer masalları anlattı ama sonuç ortada: sahada bitirici yok, ceza sahasında tehdit yok, rakip kalede korku yok.
Fenerbahçe yönetimi bu sezonu masa başında kaybetti.
Transfer döneminde herkes bağırdı: “Forvet alın.” Taraftar söyledi, yorumcular söyledi, futbol aklı olan herkes söyledi. Ama yönetim izlemekle yetindi. Sonuç? Sahada gol atamayan, üretmeyen, rakip kaleye gidemeyen bir takım.
Karagümrük karşısında görülen manzara ise bir büyük kulüp için utanç verici. Sahada mücadele eden değil, dolaşan bir oyuncu grubu vardı. Formanın ağırlığını hissetmeyen, şampiyonluk baskısını taşıyamayan, sorumluluk almaktan kaçan bir takım.
Bu oyuncuların çoğu büyük maçlarda kayboluyor, kritik anlarda ortadan yok oluyor. Lider yok. Karakter yok. Sahiplenme yok.
Fenerbahçe’nin sorunu sadece teknik direktör değil. Sorun sadece oyuncular da değil.
Sorun, kulübün tepesinden aşağıya kadar yayılan bir yönetim zafiyeti.
Plan yok. Vizyon yok. Futbol aklı yok.
Ve artık acı gerçek ortada: Bu takımın şampiyonluk ihtimali neredeyse bitmiştir.
Fenerbahçe taraftarı yine aynı kaderi yaşayacak gibi görünüyor. Bir kez daha rakibini izlemek zorunda kalacak. Bir kez daha ekran başında ezeli rakibinin şampiyonluk kutlamalarını seyredecek.
Galatasaray şampiyonluğa yürürken, Fenerbahçe yine kendi hatalarının enkazı altında kalıyor.
Bu sadece bir mağlubiyet değil.
Bu, bir sezonun çöküşüdür.
Ve belki de en acısı şu:
Fenerbahçe taraftarı artık yenilgilere değil, umutsuzluğa alışıyor.
Bu taraftara bunları yaşatanların her birine YAZIKLAR OLSUN!
