Mehmet Şehirli
Köşe Yazarı
Mehmet Şehirli
 

Dostluk Yıllarla Yazılır

Bazı dostluklar vardır; ne zaman, ne de mesafeler onları yıpratabilir. Araya yıllar girse de ilk günkü sıcaklığını korur. İşte benim İbrahim Tatlıses’le dostluğum da böyle bir dostluk. Sosyal medyada, İbrahim Tatlıses’in Ankara’da fizik tedavi ve rehabilitasyon gördüğüne dair haberleri okuyunca hiç düşünmeden yola çıktım. Dostumu görmek, hâlini hatırını sormak ve yanında olduğumu hissettirmek istedim. Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’ne giderek ziyarete geldiğimi söyledim. Görevliler ismimi ve soyadımı aldıktan sonra kısa bir süre beklememi rica ettiler. Beş dakika bile geçmeden beni çağırdılar. İkinci kata çıktığımda, yılların dostuyla yeniden göz göze gelmenin heyecanını yaşadım. O an, hafızam beni bir anda 1979 yılına götürdü… İlk kez İzmir Enternasyonal Fuarı’nda tanışmıştık. "Ayağında Kundura" şarkısıyla büyük bir çıkış yakalamış, Türkiye’nin dört bir yanında adından söz ettiren genç bir sanatçıydı. O gün başlayan tanışıklığımız zamanla sağlam bir dostluğa dönüştü. Yıllar içinde birlikte Avrupa turnelerine çıktık, nice güzel günler yaşadık. Sevinçleri de paylaştık, sıkıntıları da… Bugün geriye dönüp baktığımda, neredeyse yarım asra yaklaşan bir dostluğun hatıraları gözümün önünden bir film şeridi gibi geçiyor. Yaklaşık yarım saat sohbet ettik. Eski günleri andık, ortak anılarımızı gülümseyerek hatırladık. Onu son derece moralli ve güçlü gördüm. Tedavisinin iyi geçtiğini, doktorlarının da memnun olduğunu söyledi. Yaklaşık iki hafta sonra İzmir’e dönmeyi planladığını ifade etti. İbrahim Tatlıses’i uzun yıllardır yakından tanıyan biri olarak şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim: O, dostunun da tanımadığı bir insanın da zor gününde elini uzatmaktan çekinmeyen biridir. Yardım yaparken reklam peşinde koşmaz; çoğu zaman bunu kimse bilmeden, sessizce gerçekleştirir. Yıllar boyunca yaptığı nice iyiliğe bizzat şahit oldum. Belki de bu yüzden gönlü rahattır. Çünkü yaptığı iyiliklerin karşılığını insanlardan değil, Allah’tan bekleyen bir anlayışa sahiptir. Hayatta makamlar, şöhret ve servet gelip geçicidir. Geriye kalan ise insanların gönlünde bıraktığınız izdir. İbrahim Tatlıses’in en büyük zenginliğinin de milyonların sevgisi kadar, dostlarının duası olduğuna inanıyorum. Hastaneden ayrılırken içimde huzur vardı. Dostumu sağlıklı, umutlu ve hayata bağlı görmek beni mutlu etti. Dileğim odur ki, en kısa zamanda sağlığına tamamen kavuşsun, yeniden sahnelerde olsun ve o güçlü sesiyle sevenlerine kavuşsun. Çünkü gerçek dostluk, sadece iyi günlerde omuz omuza olmak değil; zor günlerde de kapıyı çalıp "Geçmiş olsun dostum." diyebilmektir.
Ekleme Tarihi: 15 Temmuz 2026 -Çarşamba

Dostluk Yıllarla Yazılır

Bazı dostluklar vardır; ne zaman, ne de mesafeler onları yıpratabilir. Araya yıllar girse de ilk günkü sıcaklığını korur. İşte benim İbrahim Tatlıses’le dostluğum da böyle bir dostluk.

Sosyal medyada, İbrahim Tatlıses’in Ankara’da fizik tedavi ve rehabilitasyon gördüğüne dair haberleri okuyunca hiç düşünmeden yola çıktım. Dostumu görmek, hâlini hatırını sormak ve yanında olduğumu hissettirmek istedim.

Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’ne giderek ziyarete geldiğimi söyledim. Görevliler ismimi ve soyadımı aldıktan sonra kısa bir süre beklememi rica ettiler. Beş dakika bile geçmeden beni çağırdılar. İkinci kata çıktığımda, yılların dostuyla yeniden göz göze gelmenin heyecanını yaşadım.

O an, hafızam beni bir anda 1979 yılına götürdü…

İlk kez İzmir Enternasyonal Fuarı’nda tanışmıştık. "Ayağında Kundura" şarkısıyla büyük bir çıkış yakalamış, Türkiye’nin dört bir yanında adından söz ettiren genç bir sanatçıydı. O gün başlayan tanışıklığımız zamanla sağlam bir dostluğa dönüştü.

Yıllar içinde birlikte Avrupa turnelerine çıktık, nice güzel günler yaşadık. Sevinçleri de paylaştık, sıkıntıları da… Bugün geriye dönüp baktığımda, neredeyse yarım asra yaklaşan bir dostluğun hatıraları gözümün önünden bir film şeridi gibi geçiyor.

Yaklaşık yarım saat sohbet ettik. Eski günleri andık, ortak anılarımızı gülümseyerek hatırladık. Onu son derece moralli ve güçlü gördüm. Tedavisinin iyi geçtiğini, doktorlarının da memnun olduğunu söyledi. Yaklaşık iki hafta sonra İzmir’e dönmeyi planladığını ifade etti.

İbrahim Tatlıses’i uzun yıllardır yakından tanıyan biri olarak şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim: O, dostunun da tanımadığı bir insanın da zor gününde elini uzatmaktan çekinmeyen biridir. Yardım yaparken reklam peşinde koşmaz; çoğu zaman bunu kimse bilmeden, sessizce gerçekleştirir. Yıllar boyunca yaptığı nice iyiliğe bizzat şahit oldum. Belki de bu yüzden gönlü rahattır. Çünkü yaptığı iyiliklerin karşılığını insanlardan değil, Allah’tan bekleyen bir anlayışa sahiptir.

Hayatta makamlar, şöhret ve servet gelip geçicidir. Geriye kalan ise insanların gönlünde bıraktığınız izdir. İbrahim Tatlıses’in en büyük zenginliğinin de milyonların sevgisi kadar, dostlarının duası olduğuna inanıyorum.

Hastaneden ayrılırken içimde huzur vardı. Dostumu sağlıklı, umutlu ve hayata bağlı görmek beni mutlu etti.

Dileğim odur ki, en kısa zamanda sağlığına tamamen kavuşsun, yeniden sahnelerde olsun ve o güçlü sesiyle sevenlerine kavuşsun.

Çünkü gerçek dostluk, sadece iyi günlerde omuz omuza olmak değil; zor günlerde de kapıyı çalıp "Geçmiş olsun dostum." diyebilmektir.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve sakinca.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.