Niye Fenerbahçe taraftarı rahat bir maç izleyemiyor? Neden her seferinde ekran başına bu sefer iyi bir Fenerbahçe izleyeceğiz diye oturup sonrasında yine saçma bir maç izleyip saç baş yoluyoruz?
Göztepe’yi yenemiyorsun.
FCSB’yi yenemiyorsun.
Ferencváros’u yenemiyorsun.
Aston Villa’ya diş geçiremiyorsun.
Süper Lig’de Anadolu takımlarını zar zor, uzatma dakikalarında ya da bireysel yetenekle geçiyorsun. Ederson olmasa zaten Anadolu takımlarına da puan bırakacaktın.
Peki soralım artık, yüksek sesle, kimseden çekinmeden:
Kimi yeneceksin Fenerbahçe?
Romanya’da FCSB karşısında oynanan futbol, Avrupa iddiası olan bir kulübün değil; “aman yenilmeyelim” psikolojisine hapsolmuş, ne yaptığını bilmeyen bir takımın futboluydu. Skor 1-1, ama asıl tablo çok daha vahim: oyunsuzluk, plansızlık ve korkaklık.
İlk yarıda Ederson olmasa soyunma odasına geride gideceksin. İkinci yarıda geri çekilip rakibi davet ediyorsun. 1-0 öndeyken oyunu tutamıyorsun, tempo yapamıyorsun, rakibi boğamıyorsun. Çünkü bu takımın bir oyunu yok. Ezberi yok, refleksi yok, karakteri yok.
Bu takım ne oynuyor?
Topa mı sahip olmak istiyor? Hayır.
Geçiş mi kovalıyor? Hayır.
Önde baskı mı yapıyor? Hayır.
Set oyunu mu var? O da yok.
Sahada 11 futbolcu var ama tek bir fikir yok.
Ve bu artık tek maçlık bir sorun değil. Bu bir mantık problemi.
Fenerbahçe bugün futbola “kaybetmeyelim” diye çıkan bir kulüp hâline geldi. Büyük takım refleksi yok. Rakibi küçümseyip ezme kültürü yok. “Biz Fenerbahçeyiz” özgüveni sadece tribünde, sahada değil.
Göztepe karşısında da aynıydı.
Ferencváros maçında da aynıydı.
Aston Villa deplasmanında da aynıydı.
Lig maçlarında da aynı: Bireysel yeteneklere dua, kaosa teslimiyet.
Şimdi önünde muhtemel rakipler kim?
Viktoria Plzen ya da Nottingham Forest.
Soruyorum:
Bu oyunla mı geçeceksin Plzen’i?
Bu mantıkla mı ayakta kalacaksın Forest karşısında?
Cevap acı ama net: Hayır.
Çünkü bu takımı rakipler değil, kendi korkusu eliyor.
Çünkü bu kulüp “şampiyonluk isteyen” değil, “aman rezil olmayalım” diyen bir psikolojiye sıkışmış durumda.
Çünkü Fenerbahçe artık büyük hedeflerin değil, küçük hesapların takımı gibi oynuyor.
Sorun sadece teknik direktör değil.
Sorun sadece oyuncular değil.
Sorun tepeden tırnağa yerleşmiş olan bu vasatlıkla barışık sistem.
Fenerbahçe, Avrupa’da yoluna devam ediyor olabilir. Ama kimse kendini kandırmasın:
Bu oyun değişmezse, bu mantık yıkılmazsa, bir sonraki turda da “kıl payı elendik” manşetlerini okuruz.
Ve o gün yine aynı soruyu sorarız:
Kimi yenecektin Fenerbahçe?
Ama artık cevabını biliyoruz.
