deneme bonusu veren siteler bonus veren siteler deneme bonusu veren siteler canlı casino siteleri betist casino siteleri deneme bonusu veren siteler casino siteleri bahis siteleri bonus veren siteler

deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler bonus veren siteler Deneme bonusu veren siteler

Pınar Billur Odabaşı
Köşe Yazarı
Pınar Billur Odabaşı
 

Tribal enfeksiyonlar

Malum kış mevsimindeyiz ve herkes aksırıyor, tıksırıyor; tam hastalık ayları yani… Neyse ki bunun çözümü var; çevremizde kıymetli doktorlar, dolabımızda ateş düşürücüler, bizi sarıp ısıtacak battaniyeler mevcut… Peki ya “tribal enfeksiyonlar”ın bir ilacı var mı? Hadi bugün biraz bunu konuşalım…    Biz toplum olarak nazlanmaya, trip atmaya çok meyilliyiz… Kamyon arkası yazılarına bayılmamız da bu yüzdendir… Üstelik sadece bu dünyada değil; “Ölürsem kabrime gelme istemem” şarkısıyla, göçüp gittikten sonra bile öbür tarafı da içine alacak geniş bir trip yelpazemiz mevcuttur bizim…    Tamam kabul; hayat hep aynı çizgide değil; tabii ki duygusal inişlerimiz çıkışlarımız var… Dolayısıyla incindiğimizde, alındığımızda; bunu karşı tarafın anlamasını bekliyoruz… “Gönül alma” dedikleri o ilk adım gelmeyince de başlıyoruz trip atmaya…    Mesela; özellikle evli oğullarından özel ilgi bekleyen annelerin tribi meşhurdur; iki gün aramadığınızda, üçüncü gün o telefonun ucundaki annenizin sesi hafif hastaymış gibi gelir… Annenizin kan değerleri gayet yerindedir ama “can” değerleri, naz-niyaz belirtileri üst seviyededir…   Ya da kız kıza bir akşam dışarı yemeğe çıkmak istersiniz; güç belâ razı ettiğiniz eşiniz; eve döndüğünüzde bir karış suratla karşılar sizi… Aynı durum; halı saha maçına gitmek için eşlerinden izin alan erkekler için de geçerli elbette… Ne gerek var kaşıkla verip, sapıyla çıkarmaya? Evlilik her daim dip dibe olmak değildir ki; bazen karşı tarafın, kendisi ve sevdikleriyle vakit geçirmesine, nefes almasına olanak sağlamaktır…    İşin tuhaf yanı; artık tripler de dijital dünyaya ayak uydurdu… Önceden omuz silkmek, asık suratla dolanmak, yolculuk sırasında tek kelime etmeden arabanın camından dışarı bakmak, “Bir şeye mi bozuldun?” sorusuna “Yok bir şey!” demek tribin ta kendisiydi…  “Sana bozuldum” demenin vücut bulmuş haliydi… İlişkinin tadı-tuzuydu biraz da…  Şimdi öyle mi peki; küstüğümüz kişiden önce, sosyal medyadaki takipçilerimizin haberi oluyor bir şeylere bozulduğumuzdan… Bazıları cesur davranıp kendi hesaplarından atar gider yaparken; bazıları da “çakma hesap”lara başvuruyor… Kendi listesinden sildiği, engellediği kişiye “Hiç umrumda değilsin” mesajını verirken; içten içe karşı tarafın ne paylaştığını öğrenmek için de merakından çatlıyor bazıları… Ya birkaç saniyeliğine engeli kaldırıp, kaçak göçek izinizi sürüyor ya da sahte hesaplardan bakıyor dedektif gibi ne yapıp ettiğinize…   İşte bu, tribin dijital halidir… Sanırım çakma hesabı olmayan nadir insanlardan biri de ben olduğum için çok korkakça geliyor bana bu tavır…  Yani tribin; kimliksiz ve dijitali hiç çekilmiyor… Bu tıpkı şuna benzer; sevdiğinizin saçını okşarsınız, ipek gibidir, mis gibidir… Birkaç dakika sonra o saç telini yerde, masada, koltukta, banyoda görünce tiksinirsiniz… E aynı saç teli değil mi? Değil işte; çünkü birinde ruh var, diğerinde yok… İşte bu yüzden tribinizde bile ruh olsun lütfen; diğer türlüsünün hiç tadı tuzu yok çünkü…
Ekleme Tarihi: 28 Ocak 2023 - Cumartesi

Tribal enfeksiyonlar

Malum kış mevsimindeyiz ve herkes aksırıyor, tıksırıyor; tam hastalık ayları yani… Neyse ki bunun çözümü var; çevremizde kıymetli doktorlar, dolabımızda ateş düşürücüler, bizi sarıp ısıtacak battaniyeler mevcut… Peki ya “tribal enfeksiyonlar”ın bir ilacı var mı? Hadi bugün biraz bunu konuşalım… 

 

Biz toplum olarak nazlanmaya, trip atmaya çok meyilliyiz… Kamyon arkası yazılarına bayılmamız da bu yüzdendir… Üstelik sadece bu dünyada değil; “Ölürsem kabrime gelme istemem” şarkısıyla, göçüp gittikten sonra bile öbür tarafı da içine alacak geniş bir trip yelpazemiz mevcuttur bizim… 

 

Tamam kabul; hayat hep aynı çizgide değil; tabii ki duygusal inişlerimiz çıkışlarımız var… Dolayısıyla incindiğimizde, alındığımızda; bunu karşı tarafın anlamasını bekliyoruz… “Gönül alma” dedikleri o ilk adım gelmeyince de başlıyoruz trip atmaya… 

 

Mesela; özellikle evli oğullarından özel ilgi bekleyen annelerin tribi meşhurdur; iki gün aramadığınızda, üçüncü gün o telefonun ucundaki annenizin sesi hafif hastaymış gibi gelir… Annenizin kan değerleri gayet yerindedir ama “can” değerleri, naz-niyaz belirtileri üst seviyededir…

 

Ya da kız kıza bir akşam dışarı yemeğe çıkmak istersiniz; güç belâ razı ettiğiniz eşiniz; eve döndüğünüzde bir karış suratla karşılar sizi… Aynı durum; halı saha maçına gitmek için eşlerinden izin alan erkekler için de geçerli elbette… Ne gerek var kaşıkla verip, sapıyla çıkarmaya? Evlilik her daim dip dibe olmak değildir ki; bazen karşı tarafın, kendisi ve sevdikleriyle vakit geçirmesine, nefes almasına olanak sağlamaktır… 

 

İşin tuhaf yanı; artık tripler de dijital dünyaya ayak uydurdu… Önceden omuz silkmek, asık suratla dolanmak, yolculuk sırasında tek kelime etmeden arabanın camından dışarı bakmak, “Bir şeye mi bozuldun?” sorusuna “Yok bir şey!” demek tribin ta kendisiydi… 

“Sana bozuldum” demenin vücut bulmuş haliydi… İlişkinin tadı-tuzuydu biraz da… 

Şimdi öyle mi peki; küstüğümüz kişiden önce, sosyal medyadaki takipçilerimizin haberi oluyor bir şeylere bozulduğumuzdan… Bazıları cesur davranıp kendi hesaplarından atar gider yaparken; bazıları da “çakma hesap”lara başvuruyor… Kendi listesinden sildiği, engellediği kişiye “Hiç umrumda değilsin” mesajını verirken; içten içe karşı tarafın ne paylaştığını öğrenmek için de merakından çatlıyor bazıları… Ya birkaç saniyeliğine engeli kaldırıp, kaçak göçek izinizi sürüyor ya da sahte hesaplardan bakıyor dedektif gibi ne yapıp ettiğinize…  

İşte bu, tribin dijital halidir… Sanırım çakma hesabı olmayan nadir insanlardan biri de ben olduğum için çok korkakça geliyor bana bu tavır… 

Yani tribin; kimliksiz ve dijitali hiç çekilmiyor… Bu tıpkı şuna benzer; sevdiğinizin saçını okşarsınız, ipek gibidir, mis gibidir… Birkaç dakika sonra o saç telini yerde, masada, koltukta, banyoda görünce tiksinirsiniz… E aynı saç teli değil mi? Değil işte; çünkü birinde ruh var, diğerinde yok… İşte bu yüzden tribinizde bile ruh olsun lütfen; diğer türlüsünün hiç tadı tuzu yok çünkü…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve sakinca.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.